Demokrasi İçin Birlik ve İstanbul Kent Konseyi’nin çağrısıyla düzenlenen ‘Vahşi Madenciliğe Karşı Türkiye Konferansı’, Türkiye’nin farklı bölgelerinde madencilik ve ekoloji mücadelesi yürüten yurttaşları, hukukçuları ve bilim insanlarını Yenikapı’da bir araya getirdi
Demokrasi İçin Birlik ve İstanbul Kent Konseyi’nin çağrıcılığında; çok sayıda sivil toplum kuruluşu, çevre platformu ve inisiyatifin katılımıyla organize edilen “Vahşi Madenciliğe Karşı Türkiye Konferansı”, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü İstanbul Yenikapı’daki Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde gerçekleştiriliyor. Etkinliğe İliç, Sekü, Arslanköy, Perşembe Yaylası, Zonguldak, Varto ve Hozat başta olmak üzere Türkiye’nin pek çok bölgesinden doğa ve yaşam alanlarını savunan yurttaşların katılımı öngörülüyor.

Madencilik ve HES politikalarına eleştiri
Konferans öncesinde yayımlanan basın açıklamasında; hidroelektrik santraller (HES) ve artan madencilik faaliyetlerinin doğa, su kaynakları ve kırsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekildi. Yıllar içinde yapılan mevzuat değişiklikleriyle madencilik ruhsatlarının ve izin alanlarının genişletildiği belirtilen açıklamada, “acele kamulaştırma” uygulamalarının ormanlar, zeytinlikler ve tarım arazileri üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğu ifade edildi.
Organizatörler, madencilik faaliyetlerinin çevresel zararların yanı sıra zeytincilik, fındık ve çay üretimi gibi geleneksel tarımsal üretim süreçlerini de olumsuz etkilediğini ve kırsal bölgelerde nüfus kaybını tetiklediğini dile getirdi.
‘Yerel mücadeleler ortak hafızaya dönüşmeli’
Hukuki girişimlerden saha eylemlerine kadar yürütülen yerel mücadelelerin kalıcı sonuçlar üretebilmesi için ortak bir zeminin gerekliliğine vurgu yapılan açıklamada, yargı kararlarının uygulanmaması ve süreçte karşılaşılan kolluk müdahaleleri gibi sorunlara dikkat çekildi.
Konferans bünyesinde düzenlenecek panelde hukukçular, akademisyenler ve yaşam savunucuları sunumlar gerçekleştirecek. Ardından organize edilecek forum bölümünde ise yerel ve bölgesel mücadelelerin ortak hafızasının oluşturulması ve Türkiye genelinde kalıcı bir dayanışma ağının kurulması imkânları masaya yatırılacak.
Pek çok çevre derneği ve platformun destek verdiği organizasyon, yerel ekoloji hareketleri arasında sürdürülebilir bir koordinasyon oluşturulması açısından bir başlangıç olarak tanımlanıyor.
İki günde 23 bin 943 futbol sahası büyüklüğünde alan maden şirketlerine satıldı
HABER MERKEZİ









