Kadın örgütlerinin, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde bir komisyon oluşturmayı konuştuklarını belirten TJA üyesi Sebahat Tuncel, ‘Süreci izlemek için değil, barışa götürmek için mücadele ediyoruz ‘ dedi
Çerçeve yasa, “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” adıyla 10 Ağustos’ta Meclis’te kabul edildi. Yasa kapsamında Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun altında Adli ve Hukuki İşler Koordinasyon Alt Komisyonu, İzleme ve Tespit Alt Komisyonu, Sosyal Uyum ve Bütünleşme Alt Komisyonu, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu kurulacak. Ancak komisyonlarda, kadınların yer alıp almayacağına dair bilgi bulunmuyor. Kadın örgütlerinin ise İzleme ve Tespit Alt Komisyonu’nda yer alarak, sürece dahil olma talepleri sürüyor.
Tevgera Jinên Azad (TJA) üyesi Sebahat Tuncel, konuyu Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirdi.
‘Yasa bir an önce uygulanmalı’
Müzakerelere geçiş aşamasında bir yasanın çıkmış olmasının yasanın uygulandığı anlamına gelmediğini belirten Sebahat Tuncel, “Bir an önce bu yasa uygulanmalı. Kadınlar olarak da bizim talebimiz budur. Türkiye’de barıştan, özgürlükten, demokrasiden yana olan kadınlar, hem yasanın uygulanmasını hem de demokratik barış için gerekli adımların atılmasını talep ediyor. Kadınlar bu süreci hem takip ediyor hem de devletin somut adım atması konusunda çalışmalar yürütüyor” dedi.
Kadın mücadelesi sürecin parçası
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin başından beri Kürt siyasi hareketinin, Kürt halkının önderliğinde bu süreçte kadınların mutlaka yer alması konusunda bir iradesi ve bir kararlılığı olduğunu vurgulayan Sebahat Tuncel, “Doğal olarak kadın özgürlük mücadelesi aynı zamanda barış mücadelesinin bir parçası olarak görmek gerekir. Aynı zamanda kadınlar olarak yaşadığımız sorunlara örneğin şiddet, ayrımcılık, ötekileştirme, yoksulluk gibi pek çok soruna karşı da mücadele vermek zorunda kalıyoruz. Barış meselesini sadece bu müzakere sürecinde var etmek değil, örgütlenerek barışı bu mücadelenin bir parçası olarak ele alıyoruz” diye anlattı.
Bu düzen değişmeli
Barışın toplumsallaşmasında kadınların rolü ve etkisine dair konuşan Sebahat Tuncel, şunları söyledi: “Barış siyasetinde kadınlar olarak en önde olmakla bunun temel öznesi olmak bu açıdan çok daha önemli. Barış, toplumsal bir konu da ama herkes daha çok silahların bırakılmasına odaklanıyor. İktidar sadece gündemi buna kilitliyor. Çünkü mevcut düzenin devam etmesini istiyor. Oysa biz kadınlar, ezilenler, Kürt halkı olarak bu siyasal düzenin sorun yarattığını, kadınların, Kürtlerin, Alevilerin, ötekilerin hayatını çok olumsuz etkilediğini ve bunun değişmesi gerektiğini söyleyerek mücadele ediyoruz.”
Geniş bir yelpazede komisyon
En son gündeme gelen ‘kadın izleme kurulu’na dair konuşan Sebahat Tuncel, “Bu sürecin nasıl olacağı henüz çok da belli değil, bu süreçte de olan aksaklıklar ve yaşanan eksiklikler açısından özgün bir çalışmaya ihtiyaç olduğu ortada. Biz kadın hareketi olarak da üçüncü göze ihtiyaç olduğunu söylüyoruz. Barışa İhtiyacım Var Kadın İnisiyatifi’nin de böyle bir çalışması var. Hak mücadelesi veren kadınların da içerisinde yer alacağı geniş bir yelpaze kapsayacak bir kadın izleme kurulunu oluşturması konusunda bir yaklaşım var. Henüz bu çalışma somutlaşmış bir şeye dönüşmedi. Bilgiler netleşince mutlaka kamuyla paylaşılacak. Tevgêra Jinên Azad olarak da biz bu çalışmayı önemli buluyoruz” değerlendirmesi yaptı.
Kadınlar süreçte etkin yer almalı
Kadınların izleme kurlunda yer almasının onları nasıl etkileyeceğini de değerlendiren Sebahat Tuncel, “Kadınların yer almadığı müzakerelerde kadınlar lehine kararlar çıkmıyor. Uygulamalar da kadınların aleyhine uygulamalara dönüşüyor. Bu açıdan kadınlar bu sürece hazırlıklı olarak girmek istiyor. Resmi bir komisyonda ziyade meşru bir komisyon olacak! Mekanizmanın kurduğu bir izleme kurulduğundan ziyade sivil toplumun, kadın hareketinin ve kadın örgütlerinin akademideki kadınların siyaset içerisinde yer alacağı bir iş olacak. Yine kurulmasını öngürdüğümüz kurul, cezaevindeki kişilerin de bu siyasete, toplumsal yaşama katılım önündeki engelleri tespit edip bunun giderilmesi konusunda bir çalışma yönetecek. Bütün bunlar şimdi bir hazırlık aşamasında somutlaşmış değil. Kadınlar olarak süreci izlemek değil, yaşanacak engelleri ve olumsuzlukları gidererek engelleri kaldırmak ve barışa götürmek için mücadele ediyoruz” diye konuştu.
Sorunların kaynağı ‘cins çelişkisi’
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın Barış ve Demokratik Toplum manifestosunun, kadın özgürlüğü üzerine inşa edilmiş bir manifesto olduğuna işaret eden Sebahat Tuncel, “Esas çelişkinin aslında cins çelişkisi olduğunu diğer bütün çelişkilerin kaynağını buradan aldığını ifade ediyordu. Bu yeni toplumsal düzenin ne olacağı açısından kadın üzerinden var edilecek devrimsel bir durum. Binlerce yıl erkek egemen sistemin tamamen kökten değişmesi ve özgürlükçü bir yaşamın kurulması anlamına gelir” dedi.
KADIN SERVİSİ









