‘Kadınlar yan yana geleceği konuşuyor’ şiarıyla Ankara’da düzenlenecek konferans için çağrı yapan kadınlar, ‘Barışın ancak kadınlar eliyle kurulabileceğini’ belirtti
Kalıcı barışın ve demokrasinin inşasında kadınların rolünü konuşma, erkek-devlet şiddetine karşı toplumsal bir mücadele hattını oluşturmaya dair 31 Ekim-1 Kasım tarihleri arasında Ankara’da “Kadınlar yan yana geleceği konuşuyor” şiarıyla bir konferans gerçekleştirilecek. İstanbul Beyoğlu’nda 21 Eylül’de düzenlenen çağrıyla çok sayıda gazeteci, akademisyen ve hak savunucusu kadın konferansa katılım çağrısında bulundu.
Konferansa katılım çağrısında bulunan kadınlar, konferansa dair değerlendirmelerde bulundu.
İnsan hakları savunucusu Ayşe Berktay, Ankara’da yapacakları konferansın amacına değinerek şunları söyledi:
“Konferansın amacı, kadınlardan başlayarak bütün toplumun içinde bulunduğumuz süreçte demokratikleşme konusunda, demokratik bir ülke ve demokratik bir cumhuriyet konusunda ne yapabileceğini, ne yapması gerektiğini tartışacağız. Genel olarak ifade edecek olursak da nasıl bir hayat istiyoruzu tartışacağız. Kendimiz ve diğer kadınlar için nasıl bir ülkede yaşamak istiyoruz, nasıl bir dünyada yaşamak istiyoruz. Kürt sorununun çözümünde kadınların rolünün ne olacağı, önceden reçetesi yazılabilecek bir şey değil. Biz bu sorunun çözümünde toplumu sürükleyecek, toplumsallığı ve bu sorunun barışçıl, demokratik ve eşitlikçi bir çözüme ulaşması için mücadele edeceğiz. Çünkü biz olmazsak bu işin sonunun nereye varacağı karışık olur.”
‘Ataerkil anlayışla Kürt sorunu çözülemez’
Devlet eli ve ataerkil bir anlayışla Kürt sorunun çözülmeyeceğini aktaran siyasetçi Gülseren Onanç, ortak mücadele vurgusu yaparak, şöyle konuştu:
“Bu birlikteliğin bir parçası olmak, en azından Türkiye’nin geleceği için bana umut verdi. O yüzden buradayım. Özünde bir demokrasi sorunu ve Kürt sorunu var. Bu sorun, devlet eliyle otoriter ve ataerkil bir devlet anlayışıyla çözülemez. Bunu çok uzun zamandır biz kadınlar biliyorduk. Dolayısıyla demokrasi perspektifinden dayanışmayı ören, Türkiye’deki sosyal dayanışmayı ve sosyal birlikteliği önemseyen, buna destek vermek isteyen kadınların çok önemli bir rol oynayacağını düşünüyorum. Çünkü biz kadınlar yıllardır hak mücadelesi veren gruplarız. Kendi eşitlik mücadelemizi verirken aynı zamanda bir dayanışma kası da geliştirdik. Barış dilimizi geliştirdik, kapsayıcılığımızı geliştirdik. Bu nedenle Türkiye’de Kürt sorununun çözümünde de kadınların çok temel bir oyuncu olacağına inanıyorum. Hatta şunu söyleyebilirim: Kadınların katılımı ve katkısı olmazsa kesinlikle bu süreç gerçekleşemez. Gerçek bir barış Türkiye’de kurulamaz, oluşturulamaz. Ancak barış kadınlar eliyle kurulabilir. Eşitlik, bizim yıllardır hem kimliğimizden hem de etnik kimliğimizden dolayı en öne çıkan hak mücadelelerimizden biri. İfade özgürlüğü, her türlü demokratik hak, insan haklarını kapsayan bütün haklar bizim temelde talep ettiklerimiz. Bugünkü toplantımız ve daha sonraki konferansımız, karşılıklı konuşmayı başlatacak bir süreç olacak. Bu sadece bir sürecin başlangıcı. Daha sonra ortaklıklarımız üzerine yoğunlaşırsak, aslında bu güzel coğrafyada kadınların bilgeliğini yeniden sahiplenebilirsek, süreç buna evirilmiş ve buna katkı sunmuş olur. Tekrar ortaklıklarımızı keşfetmek ve erkek egemen, bize dayatılan zihniyete ve otoriterliğe karşı direnmek açısından kadın dayanışması çok önemli bir yol açacaktır. Süreç yavaş yavaş açılacak ve genişleyecek. Böylelikle topluma güven veren bir süreç olacağını düşünüyorum.”
‘Bir parçası olmaktan onur duyuyoruz’
Kadınların barış sürecine büyük katkı ve destek sunduğunu söyleyen internet yayıncısı Zeynep Ocak, şunları kaydetti:
“Burada bulunma sebebim buradaki bütün kadınlar gibi belki de bu ülkenin en kanlı sorunlarından birinin bitişine yönelik bir katkı sunmaktır. Bir feminist olarak Kürt mücadelesini destekleyen, Kürt halkının eşitliğine ve özgürlüğüne inanan biri olarak bunun feminist mücadeleyle ayrıştığını düşünmüyorum. Bu ikisi iç içe kavramlar. Bu sebeple bunun içine dahil olmak istedim. Bir parçası olmaktan da onur duyuyorum. ‘Jîn, Jiyan, Azadî’.”
Buluşmaya davet
Bütün kadınları Ankara’daki konferansa davet eden Kardeş Türküler solisti Selda Öztürk, şöyle belirtti:
“Konferans, bu yeni süreçte kadınların daha örgütlü, yan yana ve birlikte kendi sorunlarıyla ve Türkiye’nin sorunlarıyla nasıl bir çözüm üretebileceğinin sorularına odaklanacak. Bir barış sürecinin içerisindeyiz. Bunun nereye everileceği ve kadınların burada nasıl konumlanacağı, hedeflerinin neler olacağı gibi konuları detaylı bir şekilde konuşacağımız bir buluşma olacak. Kadınların rolü, başından beri aktif bir şekilde konumlanmak şeklinde zaten süreçteydi. Bundan sonra da öyle olacaktır. Bütün kadınları bu buluşmaya davet etmek istiyorum. Çünkü kadınların her şeyi kendi bakış açılarıyla tekrar yorumlamaya ve tartışmaya ihtiyacı var.”
Haber: Helin Özgün / MA









