Çocuklarının yanında eşi katledilen Kudret Fendik, ‘Çok acı çektik. Başımıza her şey geldi. Bugüne kadar 9 kez göç etmek zorunda kaldım. Bu zulmü eşim hak etmemişti. Bize bu zulmü yapanların cezalandırılmasını istiyorum’ diyerek, her şeye rağmen barış istediklerini söyledi
Kürt sorununun çözümüme kapı aralayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni destekleyenlerin başında 1990’lı yıllardan günümüze ağır hak ihlallerine maruz kalan aileler geliyor. Köy yakmaları, göç, yargısız infaz, gözaltı ve tutuklama gibi birçok ihlali yaşayan ailelerin sürece dair ilk sözleri ise “barış olsun, artık başkaları benzer acılar yaşamasın” oluyor. Aileler bir yandan silahların susması ve kalıcı barışın sağlanmasını desteklerken, diğer yandan yaşadıkları mağduriyetler ve ihlallere karşı yüzleşme talep ediyor.
Köyü yakılan, farklı tarihlerde çıkan çatışmalarda birçok yakınını kaybeden ve eşi gözlerinin önünde katledilen Kudret Fendik de benzer acıların yaşanmaması için sürecin hedefine ulaşmasını isteyenlerden. 9 çocuklu Fendik ailesi, Colemêrg’in Gever ilçesine bağlı Güngör Mahallesi’nde yaşıyor. 1990’lı yıllarda Oremar bölgesindeki köyleri yakıldıktan sonra Gever’e yerleşen aile, farklı tarihlerde çıkan çatışmalarda birçok yakınlarını kaybetti.
Ailenin evine 16 Temmuz 2017 yılında “ihbar” üzerine baskın düzenlendi. Özel hareket polisleri, baba Necmettin Fendik’i katletti. Baba Fendik’in katledilmesine dair sadece bir polis hakkında “taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan dava açıldı. 9 çocuğu olan Kudret Fendik’in adalet mücadelesi başladı.
Polis A.F.K., dava sürecinde sürekli Necmettin Fendik’in elinde silah olduğunu savundu. Ancak olaya dair emniyetin gönderdiği yazıda herhangi bir silaha rastlanmadığı belirtildi. Yargılama süreci devam ederken, olay günü evdeki 40 bin TL’nin çalındığı ortaya çıktı. Fendik’in eşi Kudret Fendik’i çağıran savcılık, önce 7 bin, ardından ise 15 bin ve son olarak 20 bin TL para teklifinde bulundu.
Sanık polis 2 yıl 8 ay ceza aldı
Fendik ailesinin avukatları, duruşmalarda sık sık polisin tutuklanması yönünde talepte bulundu. Ancak bu talep hep reddedildi. Necmettin Fendik’in ölümüne ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, emniyetin ihbar mesajını teyit etmeden hareket ettiği, Fendik’in elinde silah bulunmadığı, “hazirum” olarak gösterilen tanığın aramaya katılmadığı ve etkin bir soruşturma yapılmadığı kaydedildi. 29 Kasım 2024’te sanık polise 1 yıl 8 ay hapis cezası verildi, ceza da ertelendi.
‘Çocuklarımı dövdüler, balkondan attılar’
Olay günü yaşananları anlatan Kudret Fendik, “Gece yarısı baskın yaptılar. 6 çocuğumla evdeydim. Perdeyi araladığımda asker ve polislerin evimizi sardığını, silahları eve doğrulttuğunu gördüm. Eşimi uyandırdım, kapıyı açmaya gittim. Kapıya vardığımda koçbaşı ile kapıya vuruyorlardı, 3 kere anahtarı kapıya koydum, ancak her seferinde anahtar aşağıya düştü. O sırada kapının camını kırmışlardı. Arkamı döndüğümde eşim eliyle omzunu tuttu ve ayaklarımın önüne düştü. Kapıyı açana kadar maskeli biri elini boğazıma koyup, duvara yasladı, ‘Bunu neden yapıyorsunuz’ dediğimde ‘Biz sizi öldürmeseydik, siz bizi öldürecektiniz’ dediler. Çocuklarımı dövdüler, balkondan attılar. Eşimin yarasına bir bez bağlamamıza dahi izin vermediler” dedi.
‘Eşimin yanına silah koydular’
Olayın üstünün örtülmesi için kendilerine “silah komplosu” kurulduğunu söyleyen Kudret Fendik, “Evden çıkan silah da tuzaktı. Onlarındı. Araçlarından yeşil bir poşet çıkardılar, içinden çıkardıkları silahı eşimin yanına koyup, ‘silahı var’ dediler. Parmak izi çıkmadı. Dosyamızı kapatmak için komplo kurdular” dedi.
‘Bizim başımıza gelen kimsenin başına gelmesin’
Tek taleplerinin adalet olduğunu söyleyen Kudret Fendik, “Dosyanın kapanmasına izin vermeyeceğiz. Onlar masum bir insanı katlettiler. 9 çocuk babasıydı. Biz de ne asker ne polisin ölmesini istemiyoruz. Hangi müslüman insan ölümünü kabul eder ki? Bizim başımıza gelenler başka kimsenin başına gelmesin” diye kaydetti.
‘Çocuklarım yaşananları unutamıyor’
Çocuklarının sık sık “Babam ne yapmıştı” diye sorduklarını dile getiren Kudret Fendik, “Ben de tüm yaşananları anlatıyorum. Olaydan sonra çocukların psikolojisi bozuldu. Büyük oğlum gece yarıları kalkıyordu, ‘O gün yaşananların sesleri hala kulağımda’ diyordu. Gözleriyle gördüler, unutamıyorlar. Adalet istiyoruz. Kimliğimizin kabul edilmesini istiyoruz. Barış istiyoruz. Annelerin ağlamasın istiyoruz” ifadelerini kullandı.
‘Adalet gelmeden barış olmaz’
“Adalet gelmeden barış olmaz” diyen Kudret Fendik, şunları söyledi:
“Barış nasıl olacak? Çok zor. 9 yıl Mexmûr Kampı’nda kaldım. Göç etmek zorunda kaldım. Çok acı çektik. Başımıza her şey geldi. Bugüne kadar 9 kez göç etmek zorunda kaldım. Bu zulmü eşim hak etmemişti. Bize bu zulmü yapanların cezalandırılmasını istiyorum. Aynı zamanda barış istiyorum.”
Haber: Azad Altay-Berivan Altan \ MA









