Eğitim Sen İstanbul şubeleri, Başakşehir’de bir öğrencinin yaşamını yitirdiği, 8 öğrencinin yaralandığı saldırıyı protesto etti. Açıklamada, ‘Okullarımızın daha fazla polisle değil daha fazla öğretmenle, psikolojik danışmanla, sosyal hizmet uzmanıyla, sanatla, sporla, bilimle ve demokratik bir okul iklimiyle güçlendirilmesi gerekiyor’ denildi
Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) İstanbul şubeleri, İstanbul Başakşehir’de bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu’nda 8 öğrencinin yaralandığı ve bir öğrencinin yaşamını yitirdiği saldırıyı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde açıklama yaparak protesto etti.
Basın metnini kitle adına Eğitim Sen 8 No’lu Genel Başkanı Selma Yılmaz okurken, Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak ise okullara dönük konuşma yaptı.
Kemal Irmak, okulların açılmasından bu yana üç haftada altı saldırı yaşandığını belirterek saldırıların sistematik olduğunu söyledi. Irmak, ‘Olay sistemden kaynaklı ve bunu görmeyen anlamayan bir Milli Eğitim Bakanı ile karşı karşıyayız. ‘Bizim sorumluluğumuz da değil’ diyorlar peki kim yapıyor bunca saldırıyı neden önüne geçilmiyor. Nereye kadar kaçacaksınız?’ dedi
‘Toplumsal koşulları konuşmak zorundayız’
Ardından açıklamayı yapan Selma Yılmaz ise şöyle devam etti:
“2026 boyunca yapılan uyarıları yeniden hatırlatalım. Temmuz ayında yayımlanan ‘Okulda Şiddet ve Güvenli Eğitim Raporu’ da yoksulluk, sınav baskısı, kalabalık sınıflar, dijital şiddet içerikleri, toplumsal kutuplaşma ve öğretmenlik mesleğinin değersizleştirilmesi gibi etkenlere dikkat çekmiştik. Dikkate alınmadı. Bakanlık 2024’te ‘Okullarda Şiddetin Önlenmesi’ genelgesi yayımladı, Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile eğitim çalışanlarına karşı bazı suçlarda cezalar yüzde 50 arttırıldı. Bunlar somut adımlar olmakla birlikte, yaşanan yeni saldırılar önleyici sosyal, pedagojik ve psikolojik politikaların da güçlendirilmediğinin net ifadesi. Bir çocuğumuzu daha kaybettikten sonra yalnızca ‘okul güvenliği’ konuşamayız. Artık çocuklarımızı şiddete sürükleyen toplumsal koşulları konuşmak zorundayız. Çocukların öfkesi neden bu kadar büyüyor? Okullarda yeterli sayıda psikolojik danışman, sosyal hizmet uzmanı ve destek personeli var mı? Şiddet ortaya çıktıktan sonra cezaları artırmak kadar, şiddet ortaya çıkmadan önce çocuğa ulaşacak kamusal mekanizmaları neden kurmuyoruz. Okuldaki şiddeti toplumdaki şiddetten ayıramazsınız. Yoksulluğun, eşitsizliğin, geleceksizliğin, kutuplaştırıcı dilin ve şiddetin sıradanlaştırılmasının çocukların dünyasına hiç yansımadığını düşünemeyiz. Okul ve çocuklar toplumdan yalıtılmış bir ada değildir.”
Demokratik okul iklimi vurgusu
Selma Yılmaz, okullardaki şiddetin yalnızca güvenlik önlemleriyle önlenemeyeceğini belirterek daha fazla öğretmen, psikolojik danışman ve sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç olduğunu söyledi. Selma Yılmaz, “Okullarımızın daha fazla polisle değil daha fazla öğretmenle, psikolojik danışmanla, sosyal hizmet uzmanıyla, sanatla, sporla, bilimle ve demokratik bir okul iklimiyle güçlendirilmesi gerekiyor. Çocukların birbirlerini rakip değil arkadaş olarak gördüğü, farklılıkların tehdit değil zenginlik kabul edildiği, öğretmenin değersizleştirilmediği bir eğitim ortamına ihtiyacımız var. Güvenli okul, yalnızca kapısında güvenlik görevlisi bulunan okul değildir. Güvenli okul hiçbir çocuğun kendisini yalnız, değersiz ve çaresiz hissetmediği, hiçbir öğretmenin can güvenliği kaygısıyla derse girmediği okuldur. Bunun için günü kurtaran tedbirlerden çok daha fazlasına ihtiyacımız var” diye konuştu.
Kaynak: MA









