• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Ekim 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Hareket Yönetimi: Tüm silahlı güçlerimizi çektik, Rêber Apo’nun özgürlüğünün önünde hiçbir engel kalmamıştır

8 Ekim 2026 Perşembe - 11:39
Kategori: Güncel, Manşet

Türkiye sınırları içinde risk yaratmayan güçleri ile Metina’daki 4 tünel ve Mevziyi de boşalttıklarını açıklayan Hareket Yönetimi, ‘Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmamıştır’ dedi

Hareket Yönetimi, “Rêber Apo’nun Devlet Bahçeli’ye 23 Ekim 2024 günü çatışmalı durumu siyasi ve hukuki zemine çekme gücüm var, diyerek cevap vermesiyle başlayan barış ve demokratik toplum süreci üzerinden iki yıl geçti. Rêber Apo bu 2 yıl içinde büyük çaba göstererek süreci bugünlere getirdi” dedi.

Hareket Yönetimi açıklamasında, “Rêber Apo’nun 27 Şubat 2025 çağrısıyla birlikte Hareketimiz çatışmasızlık ilan etti. 5-7 Mayıs arasında yaptığı 12. Kongresiyle PKK’yi feshetti ve Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırdı. Barış ve demokratik toplum sürecini tüm boyutlarıyla Rêber Apo’nun yürütmesi gerektiğini de bu kongrede karar altına aldı. Böylece Rêber Apo’nun 1993’te başlattığı Kürt sorununun demokratik siyasal çözüm iradesine bağlılık bir kez daha ortaya konuldu.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, 30 arkadaşıyla birlikte 11 Temmuz 2025 günü Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma iradesinin sembolü olarak silahlarını yaktılar. Böylece yaptığımız stratejik değişiklik somut olarak ortaya konulmuştur.

Silahlı mücadeleyi sonlandırma kararımız sonrası peyderpey Türkiye sınırları içinden çektiğimiz gerillalar da 26 Ekim 2025’te KCK Yürütme Konseyi üyesi Sabri Ok arkadaşımızla birlikte silahlı mücadeleyi sonlandırıp demokratik siyasal mücadele kararlığını kamuoyuna açıklamışlardı. Rêber Apo ve Özgürlük Hareketimiz defalarca yaptığı açıklamalarla demokratikleşme temelinde Kürt sorununun çözümünün tercih edildiğini kesin bir biçimde dile getirmiştir. Kürt halkı, Türkiye ve dünya kamuoyu Hareketimizin bu tutumunu doğru bulmuş ve desteklemişlerdir. Rêber Apo ve PKK’nin tutumunun Türkiye ve Ortadoğu için yeni bir dönem başlatacağını vurgulamışlardır. Türkiye’de 2 yıldır hiçbir silahlı çatışma olmuyor, tek bir Türk ve Kürt genci yaşamını yitirmiyor. Bu durum başlı başına barış ve demokratik toplum sürecinin değerini göstermektedir” denildi.

Rêber Apo büyük çaba göstermiştir

Açıklamada şunlar belirtildi:

“Sadece Kürtler değil, Türkiye’de demokratikleşmeyi arzulayan herkes bu sürecin hedeflediği sonuca ulaşmasında tüm Türkiye halklarının kazanacağına inanmıştır. Çünkü 100 yıldır çözülmeyen Kürt sorununun tüm sorunların kaynağı olduğunu yaşayarak görmüşlerdir. Karşılıklı on binlerce insan kaybı olmuştur. Yürütülen savaşa trilyonlarca dolar harcanmıştır. Türk devletinin sadece iç politikada değil, dış politikada da zayıf karnı olmuştur. En kötüsü de bin yıla yakın komşu olarak yan yana yaşayan Kürt halkı ile Türk halkı arasında yaratılan kopukluktur. Yüz yıllarca hiçbir dönemde görülmeyen bir kopukluk ve karşıtlık Kürtlerle Türk devleti arasında yaşanmıştır. Barış ve demokratik toplum süreci bu karşıtlığı ve silahlı çatışmayı sonlandırarak, demokratik entegrasyonla Türkiye’nin Kürtlerle yaşadığı çok yönlü kopukluğu gidermeyi amaçlamaktadır.

Rêber Apo bu çözümü sadece politik bir tercih olarak gündeme koymamıştır. Demokratik Toplum Manifestosu ve demokratik cumhuriyet ve demokratik entegrasyon bildirgesiyle ideolojik ve teorik temellerini de ortaya koymuştur. Bu doğrultuda süreci ilerletmek için güçlü bir irade ile büyük çaba göstermiştir. Özgürlük Hareketimiz de Önderliğimizin yürüttüğü bu sürecin gerekleri doğrultusunda hareket etmiştir.

Rêber Apo’nun iradesi ve Hareketimizin attığı adımların yarattığı siyasi ve toplumsal ortamda mecliste Kürt sorununun demokratik çözümü konusunda bir komisyon oluşturuldu. Siyasi partilerin çoğunluğunun üye verdiği bu komisyon bir çok toplumsal kesim ve ilgili kişilerle görüştü. Rêber Apo’yla da görüşen komisyon bir rapor hazırladı. Ciddi eksiklik ve hataları olsa da oluşturulan meclis komisyonu Kürt sorunuyla ilgili bir rapor hazırladı. Bu raporda Kürt sorununun silahlı yöntemlerle çözülemeyeceği de belli düzeyde ortaya konulmuş, sorunun demokratikleşme ile çözülebileceği de ifade edilmişti. Bu açıdan ilk etapta siyasi iradenin atabileceği bazı adımlar da sıralanmıştı. Ancak siyasi irade bu adımları atmadığı gibi demokratikleşme konusunda da hiçbir girişimde bulunmamıştır.

Rêber Apo demokratikleşme temelinde Kürt sorununun çözümü için kök yasa olarak ifade ettiği bir çerçeve yasanın çıkmasını çok önemli görmüştür. Devletle yaptığı tüm görüşmelerde bunun önemi üzerinde durmuştur. Bu çerçeve yasanın çıkmasından sonra özgürlük yasalarının çıkması gerektiğini belirtmiş, bu konunun önemini her fırsatta vurgulamıştır.

Ancak hazırlanan çerçeve yasa Rêber Apo’nun belirttiği kapsamda çıkmamıştır. Özgürlük Hareketimiz de çerçeve yasa konusunda düşünce ve önerilerini hem bizimle devlet arasında irtibat kuranlara iletmiş hem de açık kaynaklarda dile getirmiştir. Bunlar da esas olarak dikkate alınmamıştır. Rêber Apo, kendisinin barış ve siyasallaşma koordinatörü olarak özgür çalışır koşullarda rolünü oynamasının sağlanması açısından bu yasayı bin adımın ilk adımı olarak ele almıştır. Özgürlük Hareketimiz de yasanın çıkmasının mevcut siyasi koşullarda içeriğinden bağımsız önemli olduğundan hareketle ret eden bir tutum göstermemiştir. Ancak yasanın ciddi biçimde sorunlu olduğunu da vurgulamıştır. Çünkü yasa Önderliğimizi ve Özgürlük Hareketi yönetimimizi dışta tutarak daha baştan kendisini anlamsız ve uygulanması zor bir duruma düşürmüştür. Öyle ki, Kürt sorununun çözümünde temel bir platform olacak meclisin iradesine ipotek koyan bir yasa olarak tarihteki yerini almıştır.

Güçlerimizi çektik

Bu yasadan sonra da AKP iktidarı hiçbir adım atmamıştır. Devlet yetkilileri yasanın hazırlanması sürecinde Önderliğimizin gazeteciler başta olmak üzere birçok kesimle görüşebileceği taahhüdünde bulunmalarına rağmen bu konuda da adımlar atılmamıştır. İmralı-DEM heyetinin bir görüşmesi dışında Rêber Apo üzerinde tecrit sürdürülmüştür. Özgürlük Hareketimiz buna rağmen AKP iktidarının artık hiçbir bahanede bulunmaması ve sürece yetersiz yaklaşımına gerekçe yapmaması için Türkiye içinde herhangi bir çatışma riski yaratmayan güçlerimizi de birkaç gün önce tümden geri çekmiş bulunmaktadır. Ayrıca sınırdan uzakta olsa da Türkiye devletinin bir tehdit olarak görmemesi açısından Zap’ın batısında bulunan Metina’daki 4 savaş tünelini ve mevzilerini de aynı günlerde boşalttık. Özcesi Türkiye sınırları içindeki ve Türkiye dışında sınıra yakın olduğu söylenebilecek tüm silahlı güçlerimizi çekmiş bulunuyoruz. Böylece Türkiye’ye karşı silahlı mücadeleyi sonlandırma ve demokratik siyasal mücadele stratejimizin gerekleri tümüyle yerine getirilmiştir.

Türk devleti artık Türkiye için hiçbir biçimde bir silahlı tehdit durumundan söz edemez. Özgürlük Hareketi olarak bu tür sorunların çözümünde dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek adımlar attık. Attığımız bu adımların değeri ve anlamı bilinmez, Önderliğimizin özgürlüğü öncelikli olmak üzere özgürlük yasaları konusunda adımlar atılmazsa bu, Türk devletinin yüzyıllık inkar ve imha politikalarını sürdürmesi anlamına gelir.

Rêber Apo’nun özgürlüğü konusunda hiçbir engel kalmamıştır

Rêber Apo’ya yaklaşım ve Rêber Apo’nun özgür yaşar ve çalışmasının hiçbir kısıtlama olmadan gerçekleşmesi AKP iktidarının sürece yaklaşımının ne olduğunun ifadesi olacaktır. Bu konuda gecikmeden adım atılmazsa halkımız ve Özgürlük Hareketimiz içinde sürece karşı duyulan kuşkular doğrulanmış olacak, bu da her bakımdan tutumlara yansıyacaktır. Örgüt yapımız en başta da Rêber Apo’ya yaklaşım temelinde sürece yaklaşmaktadır. Çünkü Rêber Apo’ya yaklaşımı Kürt halkına ve Kürt sorununun çözümüne yaklaşım olarak görmektedir.

Rêber Apo’nun özgürlüğü ve özgürlük yasaları konusunda adım atmanın önünde hiçbir engel ve gerekçe kalmamıştır. Türk devleti biz 100 yıllık bir sorunu eskisi gibi silahlı yolla değil, demokratikleşme temelinde çözmek istiyoruz diyorsa o zaman barış ve demokratik toplum sürecinin ilerlemesi için gereken adımları gecikmeden atmalıdır. Türkiye’nin 100 yıllık sorunu güncel iç politikalara ve seçime endekslenmeyecek kadar önemlidir. Herhangi bir partinin değil, tüm Türkiye halklarının ve siyasi güçlerinin sorunudur. Eğer AKP iktidarı bu süreci zamana yayarak Kürt Özgürlük Hareketini zayıflatır ve bu konudaki politikayı eskisi gibi sürdürürüm diyorsa bu, Türkiye tarihinin en büyük yanılgısı olur. Rêber Apo ve Hareketimizin tüm Türkiye, hatta Ortadoğu halklarının çıkarına olacak politikalarını boşa çıkarmak olur. Böylece Türkiye halklarına büyük bir kötülük yapılmış olur. Biz böyle bir durumun ortaya çıkmaması için üzerimize düşenleri büyük bir sorumlulukla yapmaya çalıştık. Rêber Apo ve Hareketimizin bu yaklaşımının doğru anlaşılmaması, hatta bir zayıflık olarak görülmesi yüzeysel ve basit bir politik yaklaşımdan başka bir anlam taşımaz.

Biz iktidara bu yaklaşımı bırakması yönünde çağrımızı yaparken, Türkiye halklarını, tüm demokrasi güçlerini ve Türkiye’nin tüm yurtseverlerini Rêber Apo’nun öncülük ettiği barış ve demokratik toplum süreci için sorumluluk almaya çağırıyoruz. Çünkü bu sorun bir partinin ve iktidarın sorunu değildir. Tüm Türkiye halklarının özgür yaşam ve demokratik geleceği sorunudur. Barış ve demokratik toplum sürecini sadece AKP ile Özgürlük Hareketimiz arasındaki bir sorun olarak ele almak gerçeği görmemek olur. Türkiye halklarının şikayet ettiği ve çözümünü istediği tüm sorunlar Kürt sorunun çözümsüzlüğünden kaynaklanmaktadır. Bu açıdan Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu sürece aktif biçimde müdahil olmalıdır. Tüm toplumsal güçler ve bir bütün olarak Türkiye halkları açısından tarihi bir fırsat sunan barış ve demokratik toplum sürecinin önündeki engelleri kaldıran ve başarıya ulaşmasını sağlayan bir politik duruş ve mücadele içinde olmak tarihsel bir sorumluluk ve görev haline gelmiştir.”

Kaynak: ANF

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dorşîn’de ‘orman gençleştirme’ yok, ormansızlaştırma var

Sonraki Haber

Girne’de batan gemide 1 kişinin daha cansız bedeni bulundu

Sonraki Haber

Girne'de batan gemide 1 kişinin daha cansız bedeni bulundu

SON HABERLER

Asgari ücret yüzde 28, yüksek ücretler yüzde 40’a varan oranlarda eridi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Amedspor maçı öncesi ırkçı paylaşım

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Uyuşturucuya karşı kadın buluşması: Mücadele ve cesaret bulaşıcı olmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Gar Katliamı’nın üzerinden 11 yıl geçti: Barışın yolu yüzleşmeden geçer

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Duran Kalkan: Türkiye böyle bir dönemeçte ya demokratikleşecek, ya demokratikleşecek

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

MGK: Gazatecilerin tutsaklığı devam ediyor, sansür genişledi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Gever’de zırhlı araçtan açılan ateşte 4 kişi katledilmişti: Aileler 10 yıldır adalet bekliyor

Yazar: Yeni Yaşam
8 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır