• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
8 Temmuz 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

‘Kuzuların Sessizliği’-Zafer Yörük

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Hayatımı ölüm çizgisine koymak, yapabileceğim tek şey olmanın ötesinde, yapılması doğru olandır.” Bobby Sands’in bu sözleri, “teröristlerle pazarlık yapılmaz” sloganının mucidi “Demir Lady” Margaret Thatcher’ı dize getirmişti. 1981 yılında, IRA mahpuslarının açlık grevi “siyasi” statüsünün kazanılmasıyla sonuçlandı; Bobby Sands ve dokuz yoldaşının canı pahasına. Sands’in cezaevindeyken İngiltere Parlamentosu’na milletvekili seçilmesi ile İrlanda Özgürlük Hareketi için siyasal zeminde mücadelenin, bununla birlikte de Kuzey İrlanda sorununa siyasal çözümün yolu açılmış oluyordu.

Açlık grevleri, Türkiye siyasal tarihinin yabancı olduğu vakalar değil. Faşizmin ve hak ihlallerinin hiç eksik olmadığı bir düzenin, özellikle hapishanelerde dönemsel olarak açlık grevi ve ölüm orucu dalgalarını doğurması istisna olmaktan çıkarak kural haline gelmiş bir ülke burası. Dışarıdan bakıldığında ayrıntı gibi görünen ama hapishane koşulları için büyük önemi olan kazanımları ve insani kayıpları ile tekerrür eden bir kaide.

Bugün Türkiye hapishanelerinde 313 kişi açlık grevinde. Bunların bir kısmını ÇHD’li avukatlar oluşturuyor. 24 Ocak Tehlikedeki Hukukçular Günü’nde başlayan 17 tutuklu avukatın açlık grevi, 18 Mart 2019 tarihinde yapılacak duruşmaya kadar sürecek. ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı’nın, babasının mezarı başında kelepçeli görüntüsü basında yer bulmuştu. Kozağaçlı, arkadaşları adına şu açıklamayı yaptı: “Sesimizin duyulduğunu bildikten sonra açlığa katlanmak kolay.”

Açlık grevindekilerin büyük bölümünü ise çoğunluğu HDP’li siyasetçiler olmak üzere Kürt hareketi mahpusları oluşturuyor. Durumu ağırlaştığında tahliye edilen milletvekili Leyla Güven açlık grevinde yüzüncü güne ulaştı; ölümün eşiğinde. “Öcalan’a uygulanan tecrit son bulsun” talebi ile Güven’le başlayıp yayılarak büyüyen bu eylem dalgasının böyle bir siyasal iktidar karşısında yol açabileceği sonuçları tahmin etmek mümkün değil. Ama Auschtwitz mağduru Elie Wiesel’in şu saptamasını hiçbir zaman unutmamak gerekiyor: “Tarafsızlık baskı uygulayanın tarafında olmak demektir.”

313 insan hayatlarını ortaya koymuş durumda; Meclis kürsüsünde olması gerekirken hapsedilmiş bir milletvekili ölüm eşiğinde. Toplumun çoğunluğu ise “patlıcan komplosu” ile iktidardan düşürülme tehlikesi içinde olduğunu iddia eden bir zatı izlemekle meşgul.

Neden böyle? sorusunun yanıtını belki de ünlü “Kuzuların Sessizliği” filminde seri katil Hannibal Lecter ile Clarice Starling arasında geçen şu diyalogda bulabiliriz:

Hannibal: On yaşındaydın ve bir çiftlikte kuzenlerinin yanında yaşamaya gittin. Peki sonra?

Clarice: (gözleri yaşarır) Sonra, bir sabah oradan kaçtım.
H: Neden kaçtın? Ne zaman?
C: Erkendi, daha hava karanlıktı.
H: Sonra, seni bir şey uykudan uyandırdı
değil mi?
C: Tuhaf bir ses duydum… bir çeşit çığlık.
Çocuk sesi gibi.
H: Ne yaptın?
C: Aşağı indim, dışarı çıktım. Ağıldan içeri
bakmaya korkuyordum ama baktım.
H: Ne gördün Clarice?
C: Kuzular. Kuzular çığlık atıyordu.
H: Kuzuları kesiyorlar mıydı?
C: Ve onlar da çığlık atıyordu.
H: Ve sen kaçtın?
C: Hayır. Önce onları kurtarmaya çalıştım… Ağılın kapısını açtım. Fakat dışarı çıkmadılar.  Şaşkın biçimde orada öylece duruyorlardı.

“Kuzuların Sessizliği” ve hareketsizliği kesilmekte olan kuzunun çığlığından daha çıldırtıcıdır. Suskun kuzular sıralarını beklemekte ve birer birer, çığlıklar atarak öldürülmektedirler. Oysa on yaşındaki bir kız çocuğu ağılın kapısını açmış, onlara kurtuluşun yolunu göstermektedir…

“Tecride son” talebidir aralanan o kapı… Dışarıya adım atmak, yani dayanışmak ve o çığlığı çoğaltmak ya da sus pus sıramızı beklemek bizim kararımız olacak.

Gün gelip devran döndüğünde ise geriye bir gerçeklik mutlaka kalacaktır. Martin Luther King’in sözleriyle: “Sonuçta, düşmanlarımızın sözlerini hatırlamasak da dostlarımızın sessizliğini unutmayacağız.”

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

NATO Türkiye halklarına karşı kullanılıyor

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

Türkiye’nin NATO içinde kalması ve bu yönlü angajmanlara girmesi esas olarak içerideki muhalifleri bastırmada destek almak içindir. Bu yönüyle NATO,...

Küba Devrimi ve Barbudos’lar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Temmuz 2026

20. yüzyılın en sarsıcı ve en özgün devrimlerinden biri olan Küba Devrimi en başta ezber bozuculuğuyla dikkat çekmiş, Ortodoks yaklaşımların...

Çerçeve yasa ve bizi bekleyen tehlike

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

PKK’nin kendini lağvetmesi ve sembolik olarak silahları yakması, 2.Çözüm Süreci’nin sıçrama noktasıydı. O günden beri ZP ve İYİP gibi ultra...

Siz hepiniz…

Yazar: Yeni Yaşam
6 Temmuz 2026

Olağanüstü bir milliyetçi kışkırtma eşliğinde ABD’ye gönderilen “Türkler” bir milli hezimetle kısa sürede gerisin geri döndüklerinde, bunun bedeli hakkında bazı...

Kürtlerin yerinde kim olsa çatlardı

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Kürt sorununun en yaygın ve yoğun olarak tartışıldığı bir dönem yaşanıyor. Bundan önceki süreçlerde Kuzey Kürdistan için çözümler tartışılıyordu, bugün...

Mizah halkı güldürür, diktatörü ürkütür

Yazar: Yeni Yaşam
5 Temmuz 2026

Deniz Göktaş Erdoğan’a hakaret ettiği için tutuklandı. Hakaret nedir? Hakaret öfkeyle yapılır. Kişiye kızarsın, kızgınlıkla küfredersin. Yani kişilik hakkına girmiş...

Sonraki Haber

‘O aydınlatır bu hapishane hücresini’-TARİHİN BELLEĞİ

SON HABERLER

İran: ABD saldırılarında 8 asker yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

NATO gözaltıları: Avukatlar serbest, 200’e yakın kişi gözaltında

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

IOM: Amerika göç yollarında en az bin 449 kadın yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Hacı Aslan, 34 yıl sonra tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

NATO gözaltıları: ÇHD’li avukat Ezgi Önalan tutukladı

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Gever kadın kenti ilan edildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Şair Ahmet Telli entübe edildi

Yazar: Yeni Yaşam
8 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır