• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
10 Ekim 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

Uluslararası Deneyimler Konferansı: Şiddete karşı dünya deneyimleri konuşuldu

10 Ekim 2026 Cumartesi - 17:18
Kategori: Kadın, Manşet

‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri – Uluslararası Deneyimler’ başlıklı konferansa katılan farklı ülkelerden katılımcılar, deneyimlerini paylaşarak, dayanışma merkezlerinin önemine dikkat çekti

Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı, İstanbul Beyoğlu’nda bir otelde “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Dayanışma Merkezleri – Uluslararası Deneyimler” başlıklı bir konferans düzenledi. Konferansın ilk oturumu “Dayanışma Merkezleri: Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Nasıl Bir Dönüşüm Yaşanıyor?” ana başlığıyla gerçekleştirildi. İlk oturumda Avrupa Şiddete Karşı Kadınlar Ağı (WAVE) temsilcisi Elena Floriani, Danimarka Danner’den Ditte Specht ve Mor Çatı’dan Leyla Soydiç sunumlar yaparken, moderatörlüğü Mor Çatı Gönüllüsü Elif Ege üstlendi.

İlk sunumu WAVE temsilcisi Elena Floriani gerçekleştirdi. Elena Floriani, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadelede uzman destek hizmetlerinin önemini belirterek, “Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri, kadınların ve kız çocuklarının ihtiyaçlarını merkeze alan feminist hizmetlerdir. Bu hizmetler kesişimsel bir yaklaşım benimseyerek kadınların kendi yaşamlarına ilişkin kararlarını tanır ve şiddet döngüsü boyunca onları güçlendirir” dedi.

1970’lerde feminist aktivistler ilk kadın sığınaklarını açtı

WAVE’nin çalışmalarına da değinen Elena Floriani, ağın savunuculuk, kapasite geliştirme, dayanışma ve araştırma alanlarında faaliyet yürüttüğünü ifade etti. Kadın örgütlerinin tarihsel mücadelesine işaret eden Elena Floriani, “Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri devlet tarafından başlatılmadı. Avrupa ülkelerinde, farklı dönemlerde de olsa, şiddeti özel bir mesele olmaktan çıkarıp siyasi gündeme taşıyan kadınlar oldu. 1970’lerde feminist aktivistler ilk kadın sığınaklarını açtı, kadınların şiddeti açıkça konuşabildiği alanlar yarattı. Araştırmalar, kadın örgütlerinin kadına yönelik şiddetle mücadele politikalarının oluşmasında en önemli itici güç olduğunu gösteriyor. Bu nedenle bu hizmetleri yalnızca hizmet sağlayıcılar olarak değil, değişimin aktörleri olarak ele alıyoruz” diye konuştu.

Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddet

WAVE’nin bu yıl yayımlanan Değişimin Aktörleri (Agents of Change) başlıklı raporunun bulgularını paylaşan Elena Floriani, çalışmada bireysel, toplumsal ve siyasal düzeylerde kadın örgütlerinin rolünün incelendiğini belirtti. Araştırmanın dünya çapında çok boyutlu olduğunu ifade eden Floriani, uzman destek hizmetlerinin kadınların güçlenmesinden kurumlar arası işbirliğine, yasal düzenlemelerden kamuoyunun şiddete ilişkin algısının dönüşümüne kadar geniş bir alanda etkili olduğunu söyledi. Elena Floriani, “Bu çalışma, kadın örgütlerinin kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadeledeki rolünü ortaya koyuyor. Şiddete maruz bırakılan kadınları desteklemek yalnızca sığınakta bir yatak sunmaktan ibaret değil. Kadın örgütleri toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor, diğer kurumlarla işbirliği geliştiriyor, politikaları etkiliyor ve toplumsal değişime öncülük ediyor. Kadınlara özgü bir yaklaşımı olmayan genel hizmetler, uzman destek hizmetlerinin yerini alamaz. Kadına ve kız çocuklarına yönelik şiddetle anlamlı bir mücadele için bu hizmetler vazgeçilmezdir” ifadelerini kullandı.

Uzman destek hizmetleri

Kadın haklarına yönelik tepkilerin, toplumsal cinsiyet karşıtı hareketlerin ve finansman kısıtlamalarının kadın örgütlerinin çalışmalarını zorlaştırdığını dile getiren Elena Floriani, kamu hizmetlerinde toplumsal cinsiyeti gözetmeyen yaklaşımların da feminist çalışmaların kaynaklarını ve görünürlüğünü olumsuz etkileyebileceğini kaydetti. Elena Floriani, “Kadınlara yönelik uzman destek hizmetleri bireysel, toplumsal ve siyasal düzeylerde etkili oluyor. Kadınları destekliyor, toplulukların şiddete karşı verdiği yanıtları güçlendiriyor ve daha geniş bir toplumsal dönüşüme öncülük ediyor. Özellikle kadın haklarına yönelik tepkilerin arttığı, kaynakların kesildiği ve sivil toplumun çalışma alanının daraldığı bu dönemde uzman destek hizmetleri korunmalı, tanınmalı ve güçlendirilmelidir. Bu raporla verdiğimiz temel mesaj, kadınlara yönelik uzman destek hizmetlerine yatırım yapılması, bu hizmetlerin korunması ve güçlendirilmesidir” dedi.

‘Fark yaratabiliriz’

Danimarka’da faaliyet yürüten Danner Kadın Örgütü temsilcisi Ditte Specht, kadına yönelik şiddetle mücadelede bütünlüklü yaklaşılması gerektiğini ifade etti. Danimarka’daki destek çalışmalarına değinen Ditte Specht, “Farklı sektörler, meslek grupları ve girişimler arasında işbirliği kurmalıyız. Farklı mesleklerde ve farklı düzeylerde çalışıyor olabiliriz ancak hepimiz bir fark yaratabiliriz” diye konuştu.

‘Sığınaktan ayrılmakla mücadele sona ermiyor’

Kadınlara sığınaklarında çeşitli destekler sunduklarının altını çizen Ditte Specht, “Kadın sığınaktan ayrıldığında da desteğimiz sona ermiyor; şiddetten uzak bir yaşama giden yol sığınaktan çıkmakla tamamlanmıyor. Hatta gerçek mücadelenin o zaman başladığını söyleyebiliriz” diyerek ortak mücadele vurgusu yaptı.

Dayanışma merkezleri

Ardından söz alan Mor Çatı Gönüllüsü Leyla Soydiç, Mor Çatı olarak ülkede bir hizmet sunucusu rolünü benimsemediklerini kaydetti. Dayanışma merkezlerinin amacının, kadınların şiddetten ve şiddetin uzun yıllara yayılan etkilerinden uzaklaşabilmesi olduğunu dile getiren Leyla Soydiç, “Şiddetin hayatlarımızda uzun yıllar devam eden sosyal, ekonomik ve ruhsal sonuçları oluyor. Dolayısıyla kadınların bu etkilerden de uzaklaşabilmesi için yanlarında olmaya çalışıyoruz” dedi.

‘Siz ne yapmak istiyorsunuz?’

Şiddetin yalnızca bireysel sorunlara indirgenmesinin güç ilişkilerini göz ardı edeceğini ifade eden Leyla Soydiç, “Bazı erkeklerin ruhsal olarak hastalandıkları, çocukluklarında acı çektikleri için şiddet uyguladıkları ve uzmanlar tarafından tedavi edilmeleri gerektiği söyleniyor. Burada erkek şiddeti, patriyarka ve güç ilişkileri tamamen siliniyor. Biz buna ciddi biçimde itiraz ediyoruz. Öte yandan biz kadınlara, ‘Siz ne yapmak istiyorsunuz?’ diye soruyoruz. Her kadının kendi hayatının uzmanı olduğunu hatırlayarak, kendi kararlarını alabilmesi için eşlik ediyoruz. Kadınların hem içsel hem dışsal kaynakları, dirençleri, güçleri ve deneyimleri var. Dayanışma kurarken bunları unutmamak, kadınların yerine karar almamak gerekiyor” diye konuştu.

İkinci oturum

İlk olarak Fransa Ulusal Kadın Dayanışması Federasyonu’ndan Camille Lextray, söz aldı. Fransa’da 1970’li yıllarda feminist hareketin etkisiyle başlayan kadına yönelik şiddetle mücadelede, şiddetin özel değil, toplumsal ve sistematik bir sorun olduğu anlayışıyla şekillendiğini belirten Camille Lextray kadın aktivistlerin, şiddeti teşhir etmenin yanı sıra kadınlar için sığınaklar ve dayanışma alanları oluşturduğunu belirtti. 1980’li yıllarda yerel derneklerin ortak mücadelesiyle kurulan federasyon, bugün Fransa genelinde 80’den fazla derneği bir araya getiriyor. Sığınakların kadınların yaşamlarını yeniden kurabilmeleri için hayati önemde olduğunu belirten Camille Lextray, “Kadınların şiddetten kurtulabilmesi için öncelikle kendilerini güvende hissedebilecekleri bir yere ihtiyaçları var. Sığınaklar, kadınların kendilerini yeniden inşa edebilmeleri için oluşturuldu. Kadınlar bu çalışmaların merkezinde yer alıyor. Kadınlarla erkekleri aynı alanda karşılamak, yaşanan şiddeti eşdeğer gösterebilir ve kadınları riske atabilir. Kadınların güvenli alanlara duyduğu ihtiyacı reddetmek, maruz kaldıkları şiddeti de inkar etmektir. Kadınların birbirleriyle dayanışması iyileşme sürecindeki rolü çok önemli, grup çalışmaları, deneyim paylaşımı ve kadınların yaşamlarını yeniden kurmasını destekliyor” dedi.

‘Kadın kararını kendisi vermeli’

Federasyonun 3919 numaralı ulusal destek hattı, haftanın yedi günü, 24 saat boyunca 200’den fazla dilde kadınlara hizmet verdiğini ifade eden Camille Lextray, hattın temel yaklaşımının kadınları dinlemek, bilgilendirmek ve ihtiyaç duydukları hizmetlere yönlendirmek olduğunu belirtti. Camille Lextray, “Kadının anlattıklarına inanıyor ve onu yargılamadan dinliyoruz. ‘Neden ayrılmadın?’ diye sormuyoruz. Görüşmenin yönünü kadın belirliyor. Kadına ‘Hemen suç duyurusunda bulunmalısın’ demiyoruz. Hangi adımın kendisini riske atabileceğini en iyi kadın biliyor. Bilgi veriyoruz, kararı kendisinin almasını sağlıyoruz. Bir kadının özerkliğini kazanabilmesi için kararları onun yerine başkasının vermemesi gerekir. Geçen yıl destek hattına 108 bin çağrı geldi. Yalnızca telefonla destek sunmak yeterli değil. Sahadaki dayanışma merkezleri ve sığınakların güçlendirilmesi gerekir. Destek hattı, sahadaki hizmetler olmadan tek başına yeterli değil. Kadınların yalnızca şiddeti anlatabilecekleri değil, şiddetten uzaklaşmak için somut destek alabilecekleri alanlara da ihtiyaçları var. Bu hizmetler korunmalı ve yeterli kaynakla desteklenmeli” diye belirtti.

‘Kadınların birbirine ilham verdiği bir yuva’

Ardından Pisa Şiddet Karşıtı Merkezi’nden (Centro Antiviolenza Pisa) Francesca Pidone sunumunu gerçekleştirdi. Francesca Pidone, kadınların şiddetten uzaklaşması ve dayanışmayla güçlenmesinde güvenli alanların önemine dikkat çekti. ‘Kadın Evi’nin fiziksel bir mekandan ibaret olmadığını belirten Francesca Pidone, “Burası kadınların birbirlerine ilham verdiği bir yuva. Farklı diller konuşsak da benzer sorunlarla karşılaşıyoruz. Burası erkek şiddetinden kurtuluşun yanı sıra dayanışmanın ve kadın kardeşliğinin merkezi. Merkezde kadınlara danışmanlık, hukuki yardım, psikolojik destek ve barınma hizmetleri sunulurken, toplumsal cinsiyet eşitliği ve şiddetin önlenmesine yönelik eğitimler de yürütülüyor” ifadelerini kullandı.

‘Kadınlar adına karar verilmemeli’

Kadına yönelik şiddetle mücadelede feminist yaklaşımın ve kadınların karar hakkının esas alınması gerektiğini vurgulayan Francesca Pidone, merkezde çalışan uzmanların da bu doğrultuda eğitim aldığını belirtti. Kadınların deneyimlerinin dinlenmesinin önemine işaret eden Francesca Pidone, “Kadınları yargılamadan dinlemek ve ihtiyaçlarını kendi anlatımlarından hareketle değerlendirmek gerekiyor. Kadınlar adına karar vermemeliyiz, kendi kararlarını alabilmeleri için onları desteklemeli ve yanlarında olmalıyız” dedi. Kamu kurumlarıyla ilişkilerde bağımsızlığı korumaya önem verdiklerini belirten Francesca Pidone, kadınların şiddetten korunmasının yanı sıra kendi yaşamları üzerinde söz sahibi olmalarını ve dayanışma içinde güçlenmelerini hedeflediklerini kaydetti.

Göçmen kadınlarla dayanışma ağı

Lucia Avila Carrillo ise İspanya’nın Valencia kentinde 2009 yılında göçmen kadınlar tarafından kurulan ve bugün de göçmen kadınların öncülüğünde çalışmalarını sürdüren Senin İçin Kadın Derneği (Asociación Por Ti Mujer) hakkında bilgi verdi. Derneğin hukuk ekibinde yer alan ve proje çalışmalarını koordine eden Lucia Avila Carrillo, özellikle göçmen kadınların şiddet karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini belirtti. İlk görüşmelerde kadınların ihtiyaçlarını ve ülkedeki hukuki durumlarını değerlendirdiklerini aktaran Lucia Avila Carrillo, “Kadınlar ilk görüşmede her zaman yaşadıkları şiddeti anlatmayabiliyor. Bu nedenle onları zorlamadan dinliyor, ihtiyaçlarını anlamaya çalışıyoruz. Birçok göçmen kadın ailesini ve yakın çevresini geride bırakıyor; yaşadığı ülkede destek alabileceği kimse bulunmuyor. Dernek olarak kadınların başka kadınlarla bağ kurabilecekleri ve dayanışma ağı oluşturabilecekleri alanlar yaratıyoruz” dedi.

Şiddetle mücadelede kadın dayanışması

Lucia Avila Carrillo, dernek bünyesindeki cinsel şiddet biriminin şiddete maruz kalan kadınlara danışmanlık, psikolojik destek ve hukuki yardım sağladığını, çalışmaların önemli bir parçasını ise toplumsal şiddet konusunda eğitim alan kadınlardan oluşan topluluk destekçileri oluşturduğunu belirtti. Lucia Avila Carrillo “Her kadın aynı desteğe ihtiyaç duymuyor. Bazıları bir avukatla birlikte hareket etmek isterken bazıları yalnızca kendisini dinleyecek, yanında duracak bir kadına ihtiyaç duyuyor. Topluluk destekçilerimiz kadınlara bu dayanışmayı sunuyor. Bazen birlikte bir yere gitmek, bazen konuşmak, bazen de sessizce yanında olmak önemli” ifadelerini kullandı.

Ulusal ve uluslararası ağlar

Kadınların güçlenmesi için dernekler ve kamu kurumları arasında işbirliğinin de önemli olduğunu belirten Lucia Avila Carrillo, yerel, ulusal ve uluslararası ağlarla birlikte çalıştıklarını, istihdam olanaklarına erişim konusunda da kurumlarla iletişim kurduklarını aktardı. Göçmen kadınların haklara erişimini ve ekonomik bağımsızlığını desteklemeyi hedeflediklerini belirten Lucia Avila Carrillo, dayanışmanın şiddet anında destek sunmakla sınırlı kalmaması, kadınların yaşamlarını yeniden kurabilecekleri koşulların oluşturulmasıyla tamamlanması gerektiğine dikkat çekti.

Konferans basına kapalı forum oturumu ile devam ediyor. Forumun ardından konferans sona erecek.

Kaynak: JINNEWS-MA

 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Erzirom’da halk buluşması: En temel mesele özgürlüğümüz ve statümüzdür

Sonraki Haber

Riha’da tutsak yazarların kitapları imzalandı

Sonraki Haber

Riha’da tutsak yazarların kitapları imzalandı

SON HABERLER

Dêrsim’de 10 Ekim anması: 11 yıldır adalet arıyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

 Amed Barosu Genel Kurul toplantısını gerçekleştirdi: Seçim yarın

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Riha’da tutsak yazarların kitapları imzalandı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Uluslararası Deneyimler Konferansı: Şiddete karşı dünya deneyimleri konuşuldu

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Erzirom’da halk buluşması: En temel mesele özgürlüğümüz ve statümüzdür

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Amedspor, galibiyeti uzatmalarda yediği golle kaçırdı

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

PJAK’tan rejim sonrası yaklaşımlarına ilişkin açıklama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır