‘Kadın Adalet ve Hafıza Nöbeti’nin 2’nci haftasında katledilen 9 kadının hikayesi okunarak, ‘Biz burada yalnızca kadınların ölümlerini saymak için değil, bu ölümleri mümkün kılan düzeni değiştirmek, kadınların yaşamlarını, sözlerini ve hakikatlerini savunmak için bulunuyoruz’ denildi
Amed Şiddetle Mücadele Ağı’nın kadın katliamlarına karşı başlattığı “Kadın, Adalet ve Hafıza Nöbeti” 2’nci haftasında sürdü. Diyarbakır Adliyesi önünde gerçekleştirilen nöbette, “Kadınlar adalet ve hafıza nöbeti tutuyor” pankartı ile katledilen kadınların fotoğrafları taşındı. Çok sayıda siyasi parti ile sivil toplum örgütü temsilcisinin katıldığı nöbette basın metnini ağ adına Rosa Kadın Derneği’nden Ruşen Yakut okudu.
Katledilen kadınların hikayeleri
Ruşen Yakut katledilen kadınların hikayelerini okudu.
Füsun Yuluğkural
“Füsun Yuluğkural 58 yaşındaydı. Kocaeli’nin İzmit ilçesinde yaşıyordu. 9 Ekim 2026 tarihinde boşandığı Erdoğan Büyükkurt tarafından ateşli silahla katledildi. Füsun’un yaşamı, boşanmanın ardından da kadınların erkek şiddetinden korunamadığını bir kez daha gösteriyor. Bir erkek, bir kadının yaşamı, iradesi ve geleceği üzerinde hak sahibi değildir. Boşanma, mal paylaşımı ya da herhangi bir anlaşmazlık, erkek şiddetinin gerekçesi olamaz. Bugün Füsun’un adını anıyor, ölümüne ilişkin adli sürecin bütün yönleriyle aydınlatılmasını, geçmişte yaşanmış olabilecek şiddetin araştırılmasını ve sorumluların hesap vermesini talep ediyoruz. Füsun’u unutmayacağız. Onun adını, kendi yaşamını belirleme hakkından vazgeçmeyen kadınların ortak hafızasında yaşatacağız.”
Gözde Çelik
Gözde Çelik 30 yaşındaydı. Aydın’da yaşıyordu. 9 Ekim 2026 tarihinde yakınları kendisinden haber alamayınca yaşadığı eve gitti. Eve giren yakınları Gözde’yi banyoda hareketsiz halde buldu. Ölüm nedeninin otopsi sonucunda belirlenmesi bekleniyor. Gözde’nin ölümü şüpheli. Bir kadının yaşamını yitirmiş halde bulunmasıyla başlayan süreç, hakikatin ortaya çıkarılmasıyla tamamlanmalıdır. Ölümün nasıl gerçekleştiği, hangi koşulların buna yol açtığı ve varsa sorumluluklar bütün yönleriyle araştırılmalıdır. Şüpheli kadın ölümlerinde adalet talebimiz açıktır. Hiçbir ihtimal peşinen dışlanmamalı, hiçbir soru yanıtsız bırakılmamalı, hiçbir dosya hakikat açığa çıkarılmadan kapatılmamalıdır.
Emel Bozkuş
Emel Bozkuş 40 yaşındaydı. Aydın’ın İncirliova ilçesinde yaşıyordu. Emel, birlikte yaşadığı Salih S. tarafından ateşli silahla vuruldu. Kadınların birlikte yaşadıkları erkeklerle kurdukları ilişkiler, erkeklere kadınların hayatı üzerinde söz sahibi olma hakkı vermez. Hiçbir yakınlık, hiçbir ilişki, hiçbir gerekçe şiddeti meşrulaştıramaz. Şiddeti önleyen, kadınları koruyan ve sorumluları hesap verebilir kılan mekanizmalar etkin biçimde işletilmelidir. Emel için adalet istiyoruz.
Fadime Akbal
Fadime Akbal 47 yaşındaydı. Adnan Menderes Üniversitesi Diş Hekimliği Hastanesi personeliydi. Fadime, işe gitmek üzere evinden çıktığı sırada boşandığı erkek Kamil Köse tarafından tabancayla vuruldu. Kadınların ayrılma ve kendi yaşamlarını kurma iradesini hedef alan erkek şiddetini kabul etmiyoruz. Fadime’nin ölümüne ilişkin maddi gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını, geçmiş şiddet ve tehdit iddiaları varsa bunların araştırılmasını, kadınların yaşamını korumaya yönelik mekanizmaların nasıl işlediğinin incelenmesini talep ediyoruz. Failin ölümü, hakikat arayışının sonu olamaz. Fadime’nin adını unutmayacağız. Onu, özgürce yaşama hakkı elinden alınan kadınların ortak hafızasında yaşatacağız.
Gülşah Oktay
Gülşah Oktay Trabzon’da yaşıyordu. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre Gülşah, yeni boşandığı erkek Aydın Yediparmak tarafından silahlı saldırıya uğradı. Kadınların ayrılma, boşanma ve kendi hayatlarını kurma hakkını hedef alan erkek şiddetine karşı susmayacağız. Gülşah’ın ölümüne ilişkin adli sürecin etkin biçimde yürütülmesini ve varsa önceki şiddet öyküsünün araştırılmasını talep ediyoruz. Gülşah’ı, kendi yaşamını özgürce kurma hakkı elinden alınan kadınlardan biri olarak hatırlıyoruz.
Sakine Y.
Sakine Y. Gaziantep’in Şahinbey ilçesinde yaşıyordu. 2 Ekim 2026 tarihinde Sakine Y., evli olduğu erkek Murat Y. ve altı yaşındaki oğullarıyla birlikte yaşadıkları evin ikinci katındaki pencereden düştü. Hastaneye kaldırılan Sakine, yapılan müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Sakine’nin ölümü şüpheli. Olayın nasıl gerçekleştiği, hangi koşullarda yaşandığı ve sorumluluk bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmalıdır. Bir kadının ölümü, soru işaretleriyle birlikte geride bırakılamaz. Şüpheli kadın ölümlerinde hakikatin açığa çıkarılması için etkili ve bağımsız soruşturmalar yürütülmesini, hiçbir ihtimalin peşinen dışlanmamasını talep ediyoruz. Sakine’nin ölümünün aydınlatılmasını, soruşturmanın bütün yönleriyle sürdürülmesini istiyoruz. Sakine’yi unutmayacağız.
Fikriye Cin
Fikriye Cin 45 yaşındaydı. Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesinde yaşıyordu. Fikriye, evinde şüpheli biçimde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Kamuoyuna yansıyan haberlerde Fikriye’nin ‘intihara sürüklendiği’ iddiasına da yer verildi. Fikriye’nin ölümüne ilişkin bütün soruların yanıtlanmasını istiyoruz. İntihara sürüklenme iddiası da dahil olmak üzere tüm ihtimaller, bilimsel bulgularla ve etkili bir soruşturmayla değerlendirilmelidir. Bir kadının ölümü, yalnızca bulunduğu koşullarla açıklanamaz. Yaşamını yitirmesine yol açmış olabilecek baskılar, tehditler ve şiddet iddiaları varsa bunlar da araştırılmalıdır.
Canan Bebek
Canan Bebek henüz 24 yaşındaydı. Canan, 11 Ekim gecesi Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı kırsal Eskiköy Mahallesi’nde bulunduğu bir evde silahlı saldırıda katledildi. 24 yaşında hayalleri yarım bırakılan Canan’ın hangi koşullarda ve hangi gerekçeyle hedef alındığı, saldırının arkasındaki gerçekler ve sorumlular ivedilikle açığa çıkarılmalıdır. Canan’ın ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin ve titiz biçimde yürütülmesini, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması için hiçbir ihtimalin göz ardı edilmemesini istiyoruz.
Mercan Kaplan
Zihinsel engelli Mercan Kaplan, 5 Eylül 2025’te kayboldu; bir gün sonra Eğil yakınlarındaki sulama kanalında yaşamını yitirmiş halde bulundu. Soruşturma, olay günü yanında bulunan erkeğin “kaza” beyanı ile yürütüldü. Mercan’ın bedeninde ve kıyafetlerinde birden fazla erkeğe ait biyolojik bulgular tespit edildi. Ancak bu tespitten 11 ay sonra şüpheliden DNA örneği alındı. Mercan’ın engel durumu, adli tıp bulguları ve dosyadaki çelişkiler karşısında, cinsel saldırı ve öldürme ihtimallerinin araştırılmaması kabul edilemez. Hakikat ortaya çıkarılmalı, tüm şüphelerin üzerine eksiksiz biçimde gidilmelidir.
‘Kadınların yaşamlarını savunmak için bulunuyoruz’
Farklı hikâyeler ama hepsinin, hepimizin ortak ve vazgeçilmez hakkı ve talebi aynı diyen Ruşen Yakut, “Buradan bir kez daha söylüyoruz: Kadınların yaşamı pazarlık konusu değildir. Şiddet kader değildir. Cezasızlık kabul edilemez. Unutmak bir seçenek değildir. Biz burada yalnızca kadınların ölümlerini saymak için değil; bu ölümleri mümkün kılan düzeni değiştirmek, kadınların yaşamlarını, sözlerini ve hakikatlerini savunmak için bulunuyoruz. Her salı, aynı yerde, aynı sözle: Adalet için, hakikat için, hafıza için” diye konuştu.
Kaynak: JINNEWS









