• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Ekim 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Hicri İzgören

Benzeştirme ve yozlaştırma 

15 Ekim 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Hicri İzgören, Yazarlar

Türkiye’de kültürün, sanatın ve siyasetin egemenler tarafından güdümlendirildiği, buna karşı duran muhalif unsurların sindirilmeye çalışıldığı bilinen bir gerçektir. Adına popüler kültür ya da kitle kültürü denen benzeştirici ve yozlaştırıcı kültür artık uyuşturma sanayisinin bir kolu haline gelmiş durumda. Buradaki ideolojik işlev, gerçek yaşamdan kopmuş, kendine ve dünyasına yabancılaşmış yığınlar oluşturmak ve onları istediği biçimde yönlendirmek ve yönetmek olmuştur hep.

Şunu en başta söylemekte yarar var: Benzeştirme bazen entegrasyon adı altında baskın bir kültürün veya düşünce kalıbının daha zayıf konumda olan değerleri kendi potasında eritmesidir. Bu da asimilasyonun farklı bir versiyonudur. Bu süreç her zaman kaba bir zorlamayla gerçekleşmez; günümüzde modern dünyanın sunduğu cazip ambalajlar ve medya vasıtasıyla ‘gönüllü bir uyum’ adı altında da karşımıza çıkar.

Eğer benzeştirme dışarıdan gelen bir baskı ya da çekim ise, yozlaştırma bir yapının kendi içinden çürümesidir. Yozlaştırma; bir kültürün, dilin, geleneğin ya da kurumun temel niteliklerini, anlamını ve kalitesini kaybetmesi durumudur.

Benzeştirme ve yozlaştırma, bizi biz yapan değerleri sessizce elimizden alan iki büyük tehdittir. Kendi dilimize, sanatımıza, tarihimize ve insani değerlerimize sahip çıkmak, sadece geçmişe duyulan bir özlem değil; geleceğe bırakabileceğimiz en kıymetli mirastır.

***

Teknolojik gelişme uygarlığın göstergesi, insanlığın başarısıdır. Teknolojik gelişmelere karşı durulmaz. Hedef, gelişmelere sırt çevirmek değil, bu gelişmeleri toplumun yararına kullanma olmalıdır. Sorun, insan ile bu ürettiği araç-gereçler arasındaki ilişkidedir. İnsan yarattığı görsel-işitsel araçlara köle mi olacaktır, yoksa onları kendi emrine alıp daha iyi, daha güzel bir toplum için mi kullanacaktır? Türkiye’deki durum, bu soruya iyimser yanıtlar vermemizi önlüyor.

Kendine sunulanı olduğu gibi kabul etme, eleştirisiz ve tartışmasız bir ortamın düşünmeyen, yargılamayan özneleri haline dönüştürülen insanlarda; dergilerde, reklamlardaki dizilerdeki ünlüler gibi giyinme, onlar gibi bir yaşam sürme sevdasına kapılma hisleri oluşturmaktadır.

Özetle; görsel medya aracılığı ile yaygınlaştırılan bu kültür kullan-at psikolojisini kışkırtmakta, ayrıca kendi gerçeklerinden uzaklaştıran ve uyuşturan bir afyon görevi ve işlevi görmektedir.

Bu salgın hemen tüm toplumlarda bütün sınıf ve katmanlar için geçerli hale gelmiştir. İnsanın anlamını ve işlevini kavrayamadığı bir ortamda yaşıyor olması, onu her gün biraz daha ezip silmekle kalmıyor, toplumsal ilişkileri güç anlaşılır bir duruma da büründürüyor. Yabancılaşma olgusunun üstüne egemenlerin tek tip insan yaratma girişimlerini de eklediğimizde; çağımız insanı düşünmeyen, duymayan, sevmeyen bir robota dönüşüyor.

***

Ciddi değer kayıplarının yaşandığı etik kavramının anlamını yitirdiği bu sistemde tüketim kültürleri kendine geniş bir yaşam alanı buluyor ne yazık ki… Günümüzdeki hakim anlayış, kendi kokuşmuşluğunu sürdürmek için ya değerleri tümden yok ediyor ya da değerlerin taşıdığı anlamın içini boşaltıyor… İnsani duyarlığa yakışan ve aslolan, bize yitirilmeye çalışılan değerlerimize, yüreğimiz, beynimiz ve duruşumuzla sahip çıkmak olacak.

İnsanın kendisine sunulan hazır kalıplardan öteye giderek düşünülebilmesi, görünenin ötesi ve geçebilmesi; önyargılardan, şablonlardan kurtulabilmesine bağlıdır. Böyle bir duruşta, çıkar ve korkulara göre olan-biteni çarpıtmama yeteneğini geliştirmek vazgeçilmez koşuldur. Bu tür bir duyarlılık hem birey olarak kendimizin hem de toplumun yararını gözeten bir yaklaşımdır.

Unuttuğumuz ya da bilmediğimiz bir gerçek var ki, o da her şeyin bize sunanlardan ibaret olmadığı gerçeğidir. Bize sunulanlarla yetinmeyip gerçeği aramak için bir yolculuk başlatsak, görünenin ya da bize sunulanın ne kadar aldatıcı olduğunu hemen anlayacak ve oynanan bu oyunun birer figüranı olmak yerine; soran, sorgulayan ve eyleyen bir özne olacağız. Bu oyunları bozmanın başkaca bir yolu yoktur.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Bakırhan ve Bafıl Talabani Silêmanî’de görüştü

Sonraki Haber

Yeni dönem, yeni anayasa

Sonraki Haber

Yeni dönem, yeni anayasa

SON HABERLER

Amed GES’de, Sêwas RES’te lider!

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Aleviliğin hakikatine müdahale: İnkârdan denetimli asimilasyona (2)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Az para ile gitmek üzerine…

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Yeni dönem, yeni anayasa

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Benzeştirme ve yozlaştırma 

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Bakırhan ve Bafıl Talabani Silêmanî’de görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Gazeteci Oya Lale Arslan hakkında tahliye kararı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır