• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
15 Ekim 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Yeni dönem, yeni anayasa

15 Ekim 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Editörün Seçtikleri, Forum

Daha geniş bir pencereden bakarsak, Türkiye son birkaç asrı emperyalizmin sultası altında geçirdi. Osmanlı yarı sömürge olarak yıkıldı, Cumhuriyet Türkiyesi de kendini emperyalist vesayetten kurtaramadı. Önümüzdeki dönem ise ülkemize bağımsız bir güç haline gelme fırsatı sunuyor

Hasan Basri Karabey 

Barış sürecinin başarıya ulaşması yeni bir anayasaya duyulan ihtiyacı acilleştirdi.

Yeni anayasa bir yönüyle Cumhuriyet’in özgürlükçü bir demokrasi olarak yeniden kuruluşunun belgesi, bir yandan da bin yıllık kardeşliği sağlam ve kalıcı bir zemine kavuşturan bir “birlik sözleşmesi” olacak. Türkiye’nin önünde bir fırsatlar dönemi açılıyor. İç barışın sağlanması istikrarlı bir demokratik sistemin kurulması ile tamamlanırsa ülkemiz hem hızlı bir kalkınma dönemine girecek hem de bölgesindeki en büyük demokratik güç haline gelecek. Bu dönemin layıkıyla değerlendirilmesi bütün bölgenin, Türklük dünyasının ve İslam aleminin kaderini ilgilendiriyor. Bu sebeple meseleye gündelik siyasetin ötesinde bir vizyonla yaklaşmalıyız. Yeni anayasanın ivedilikle yazılması yeni döneme hazırlığın en mühim adımıdır. Türkiye ve bölge Körfez Savaşı’ndan bu yana bir kaos döneminden geçti. Tam bugünlerde ABD’nin Irak’tan çekilmesi bu karanlık dönemin kapanış sembolü oluyor. Ortadoğu’yu yeniden dizayn etmek isteyen emperyalizm ve siyonizm hedeflerine tam olarak ulaşamadı ama onların başarısız olması sorunların çözüldüğü anlamına da gelmiyor. Geride bir enkaz bıraktılar. Sadece Irak’ta 1,5 milyon insan hayatını kaybetti.

Kaos dönemi  belirsizlikler eşliğinde şimdilik kapanıyor ve fakat özellikle İsrail yarım kalan planlarını tamamlamak için fırsat kollayacaktır. Bahar havası arzu ettiğimiz kadar uzun sürmeyebilir. Türkiye bu dönem boyunca ağır darbeler aldı ve uçurumun kenarına kadar geldi. Halklarımızın sağduyusu sayesinde savaşın fırtınasından barışın sakin sularına gelebildik. Daha geniş bir pencereden bakarsak, Türkiye son birkaç asrı emperyalizmin sultası altında geçirdi. Osmanlı yarı sömürge olarak yıkıldı, Cumhuriyet Türkiyesi de kendini emperyalist vesayetten kurtaramadı.

Önümüzdeki dönem ise ülkemize bağımsız bir güç haline gelme fırsatı sunuyor. Bu son beş asrın en büyük fırsatıdır. Değerlendirilebilirse Türkler ve Kürtler birlikte büyük kazanabiliriz ve beka sorunu ortadan kalkar. Yeni anayasa bu kadar önemlidir. Özgürlükçü demokratik bir “toplum sözleşmesi”ne sahip olabilirsek ortak vatanımızda sağlam bir toplumsal bütünlük kurabiliriz. Vatan topraktan ibaret değildir, parçası olduğumuz toplum, ait olduğumuz kültür, sahip olduğumuz haklar ve özgürlüklerdir.

Eğer bir ülkede özgürlükçü ve çoğulcu bir anayasal demokratik düzen varsa, sosyal devlet mevcutsa ve liyakat geçerliyse yurttaşlar ülkeleriyle sağlıklı ve sahici duygusal bağlar kurabilirler toplumun ortak faydasını şahsi çıkarlardan öncelikli görebilirler. “Anayasal yurtseverlik” tam olarak budur. Bugün Türkiye’de çoğulcu ve demokratik yurtseverlik değil, ilkel milliyetçilik ve din istismarcılığı geçer akçe. Gençler mafya bozuntularına özeniyor, rüşvet ve kayırma olağan görülüyor. Bu yapı dolandırıcılar ve hainler üretiyor. Dolayısıyla demokratik bir anayasal düzenin inşası ivedi bir yurtseverlik görevi haline geliyor.

İlk adım: Kurucu egemen Meclis

Yeni bir anayasa hazırlamak kurucu Meclis’in görevidir. 1961 Anayasası hazırlanırken 27 Mayıs darbecileri bir “kurucu Meclis” oluşturdular ama bu darbecilerden ve atanmışlardan müteşekkil Meclis olmayan bir Meclis’ti. 12 Eylül darbecileri de aynı yolu takip etti. Bu kez yeni anayasa nispi temsille seçilmiş kurucu Meclis tarafından yazılmalıdır.

Kurucu Meclis gerekli mi?

Mevcut TBMM “kurulu Meclis”tir. Anayasa değişikliği yapabilir ama yeni bir anayasa yazmak için kurucu meclis seçimi gerekir. Kurulu Meclis anayasa yazma ölçeğinde kapsamlı değişiklikler yapmayı deneyebilir. Lakin defalarca denendiği üzere bu yöntem darbe ürünü sorunlu bir anayasaya yama yapmaktan ileri gidemiyor. Diğer yandan anayasa hazırlık süreçlerinin kendisi toplumlar için bir demokrasi okuludur. En başından itibaren katılımcı demokratik mekanizmaların işletilmesi ve kurucu Meclis’in toplumun çoğulcu yapısını yansıtacak şekilde oluşturulması anayasanın meşruiyeti artırır, toplumun haklarını ve sorumluluklarını özümsemesine imkan sağlar. Kurucu Meclis aynı zamanda bilinçli bir demokratik tercihtir.

Egemen Meclis

Kurucu Meclis doğası gereği bir “egemen Meclis”tir. Meclis yürütme görevini de üstlenerek bir bütün olarak hükümet gibi çalışır. Bakanlar tek tek seçilir, Meclis’e karşı sorumludur ve istendiğinde görevden alınır. Milli Mücadele’yi yöneten Birinci TBMM kurucu egemen Meclis’ti. Fransız Devrimi’nin “Konvansiyon Meclisi” de iyi bilinen bir kurucu egemen Meclis örneğidir. Meclis hükümeti yönetimi anayasa hazırlık sürecinin bir yönetim boşluğu doğurmasının da önüne geçer.

Tıkanıklığı kurucu meclis açar 

İktidar dahil hemen herkes yeni anayasa ihtiyacından söz ediyor ama kurucu meclis seçeneği henüz gündeme gelmiş değil. Oysa mümkün olan en kısa sürede kurucu meclis seçimlerine gitmek iktidar dahil herkesin işine yarayacak bir çözüm olabilir.

Hükümet ortakları doğal olarak başkanlık sisteminin arkasında duruyor. Öte yandan hem MHP cenahında hem de AKP’nin içinde sistemin ciddi bir revizyona ihtiyaç duyduğu da dile getiriliyor. Daha da önemlisi halkın sisteme olan rızasının olağanüstü derecede azalmış olması. Başkanlık rejimine yönelik başından beri kuşkular vardı. Erdoğan’ın başarısız yönetimi bunları ayyuka çıkardı. Verili koşullarda Erdoğan’ın seçim kazanması neredeyse imkansız. Ekonomik kriz iktidarının altını oymaya başlayınca Erdoğan sopa zoruyla otoriter rejim kurma seçeneğine yöneldi ama çözüm süreciyle birlikte bu tehlikeli seçenek de boşa düştü. Saray ve çevresindeki oligarşik yapılanma hâlâ umutsuzca yargıyı sopa gibi kullanıyor olsa da AKP içinde yaklaşan hezimetin Erdoğan’la birlikte AKP’yi de silip süpüreceğini görenler var. İktidar destekli fon dolandırıcılığı yozlaşmanın tuzu biberi oldu. Erdoğan’ın seçimi kaybederse sahip olduğu olağanüstü yetkiler de el değiştirecek. Çözüme karşı bir ismin kazanması sürecin akamete uğratılması riskini taşıyor. Devlet de bu riski görüyor. Kurucu Meclis seçeneği tam bu noktada önem kazanıyor. Bu seçenek Türkiye’ye yumuşak geçiş imkanı sunuyor. Seçilecek olan kurucu Meclis’in başkanlık sistemini ve parlamenter sistemi savunanları eşit oranda temsil ettiğini varsayalım. Hangi eğilim kazanırsa kazansın çıkan sonuç şimdiki sistemden de eski sistemden de farklı, her ikisinin zayıf yönlerinin de giderildiği yeni bir sistem olacaktır. TBMM çerçeve yasada son derece başarılı bir sınav verdi. Yasanın rekor oyla kabul edilmesi uzlaşma kültürü olduğunu gösterdi. Türkiye’nin iki asırlık meclis deneyimi var. Milli Mücadele TBMM  tarafından yönetildi ve Cumhuriyet Meclis tarafından kuruldu. Ayrıca barış sürecinin başarıya ulaşması genel olarak son derece olumlu bir iklim yarattı. Kurucu Meclis bu koşullar altında hem mutabakat zemini güçlü bir anayasa hazırlayabilir hem de Meclis hükümeti başarılı bir şekilde çalışabilir. Böylece Türkiye önümüzdeki yüzyılları belirleyecek çok güçlü bir yeni başlangıç yapabilir.

Bahçeli’nin görevi henüz bitmedi 

MHP lideri Bahçeli çözüm sürecinin başlamasında ve sonuca ulaşmasında “devlet aklı” ile siyaset arasında köprü kurarak tarihi bir rol üstlendi Türk – Kürt kardeşliğine yaptığı vurgular da meseleye geniş bir vizyonla yaklaştığını gösteriyor. Sayın Bahçeli’nin misyonu henüz sona ermedi. Çözüm sürecinin yeni bir anayasa ile sağlam bir zemine oturması gerekiyor. Bunun yolu ise en kısa sürede kurucu Meclis seçimlerine gitmektir. Kurucu Meclis seçiminin gündeme alınması mevcut siyasi tıkanıklığın aşılmasının da yoludur. Bahçeli’nin desteklediği Erdoğan başkan ya da başbakan olarak siyasi kariyerine devam edebilir. Sayın Bahçeli yeni anayasa ve kurucu egemen Meclis seçeneğini önerirse muhalefetin desteğini olduğu kadar AKP içinde hatırı sayılır bir kesimin de desteğini alacaktır. Darbecilerin atanmış kurullarının yazdığı anayasalara mahkum değiliz. Demokratik bir kurucu Meclis seçerek bir anayasa yazabiliriz. Türkiye’nin bunu yapabilecek birikimi var. Yeni anayasayı seçimlerden sonrasına bırakmanın ve darbe anayasasına yama tutturmaya çalışmanın anlamı yok. Yeni döneme güçlü ve tertemiz bir başlangıç yapalım. Sandığı milletin önüne koymaktan korkmayalım.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Benzeştirme ve yozlaştırma 

Sonraki Haber

Az para ile gitmek üzerine…

Sonraki Haber

Az para ile gitmek üzerine…

SON HABERLER

Amed GES’de, Sêwas RES’te lider!

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Aleviliğin hakikatine müdahale: İnkârdan denetimli asimilasyona (2)

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Az para ile gitmek üzerine…

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Yeni dönem, yeni anayasa

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Benzeştirme ve yozlaştırma 

Yazar: Yeni Yaşam
15 Ekim 2026

Bakırhan ve Bafıl Talabani Silêmanî’de görüştü

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Gazeteci Oya Lale Arslan hakkında tahliye kararı

Yazar: Yeni Yaşam
14 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır