• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Siyaset bilimci Pınar Dinç: Barış konuşulurken ekoloji de merkeze alınmalı

16 Ekim 2026 Cuma - 10:37
Kategori: Editörün Seçtikleri, Ekoloji

Savaşın doğada yarattığı tahribatı değerlendiren siyaset bilimci Pınar Dinç, ‘Nasıl bir barış istendiği tartışılırken ekolojinin de merkezde bulunması gerekiyor’ dedi 

Kürdistan coğrafyasında yıllardır savaş politikalarının bir aracı olarak yürütülen ekolojik yıkım, doğayla birlikte yaşam alanlarını da hedef aldı. ‘Barış ve Demokratik Toplum’ süreci, ekolojik mücadelenin barışın inşasındaki rolünü ve doğanın savunulmasının demokratik bir toplumun temel koşullarından biri olduğunu yeniden gündeme taşıyor.

‘Kadınlar Yan Yana Geliyor Geleceği Konuşuyor’ konferansının katılımcıları arasında yer alan İsveç’teki Lund Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları ve Siyaset Bilimi Bölümü Öğretim Üyesi Pınar Dinç, ekolojinin kadın mücadelesi, emek, demokrasi ve barışla ilişkisine dair JINNEWS’e konuştu.

‘Barış tartışılırken ekoloji nerede durmalı?

Nasıl bir barış istendiği tartışılırken ekolojinin de merkezde bulunması gerektiğini kaydeden Pınar Dinç, şöyle konuştu:

“Ekoloji, ‘Hadi barış olsun, barıştan sonra çevre meselesine de bakarız’ diyebileceğimiz teknik bir mesele değil. Tam tersine, ‘Nasıl bir barış istiyoruz biz? Bu barışta taleplerimiz nelerdir?’ sorularını tartışırken ekoloji bu işin tam da merkezinde olması gereken bir şey.”

Çatışmaların doğaya etkisi

Çatışmaların en ağır maliyetini insanların ödediğini ancak doğanın da bu yıkımın bir parçası olduğunu belirten Pınar Dinç, köy boşaltmalarının yalnızca insanların evlerinden edilmesi anlamına gelmediğini, tarım alanlarının, hayvanların, ormanların ve su kaynaklarının da zarar gördüğünü ifade etti.

“Burada yaşanan acı sadece insanlarla alakalı bir şey değil. Onların tabiatlarıyla, çevreleriyle ve bunlarla kurdukları ilişkiyle de alakalı. Aslında bütün bir ekosistem kaybediliyor” diyen Pınar Dinç, ekolojik tahribatın etkilerinin bölge sınırlarını aşabildiğine dikkat çekti. Pınar Dinç, “Sadece silahların susması, ekolojik bir barış anlamına gelmiyor” dedi.

Karar alma süreçleri

Çatışmasızlık sürecinde enerji ve ticaret koridorları gibi projelerin gündeme gelebileceğini belirten Pınar Dinç, kalkınma söyleminin ekolojik maliyetleri görünmez kılmaması gerektiğini vurguladı.

Doğal varlıklarla ilgili kararların nasıl alınacağına ve bu kararlardan kimlerin yararlanacağına dikkat çeken Pınar Dinç, bölgede yaşayan halkların karar alma mekanizmalarında doğrudan yer alması gerektiğini söyledi.

Pınar Dinç, şunları söyledi:

“Büyük bir kalkınmacı söylem ön plana çıkacak. Kalkınmadan, enerji koridorlarından, ticaret koridorlarından bahsediliyor. Elbette çatışmasızlık sürecinde bu tarz şeyler olabilir. Ama bunlara ilişkin kararların nasıl alınacağı, burada doğanın ve ekolojik dengenin nasıl gözetileceği çok çok önemli meseleler.”

‘Ekolojik yıkımı önlemek için tüm topluma sorumluluk düşüyor’ 

Ekolojik yıkıma yönelik eleştirilerin güvenlikçi söylemlerle bastırılabildiğini belirten Pınar Dinç, şu ifadeleri kullandı:

“Buna karşı herhangi bir şey söylediğiniz zaman ‘Sen çözüme karşısın’ deniliyor. Hemen terörist olarak yaftalanıyorsunuz. ‘Kalkınmacılık karşıtısın, insanların, gençlerin iş bulmasını istemiyorsun’ gibi söylemlerle karşılaşıyorsunuz.”

Pınar Dinç, ekolojik yıkımın önlenmesi için DEM Parti’ye, ekoloji örgütlerine, sivil topluma ve bölgede yaşayan halka sorumluluk düştüğünü belirtti.

‘Kürdistan’da ekolojik yıkım görünmez kılınıyor’

Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan çevresel tahribatın toplumsal tepki yarattığını ancak Kürdistan’da benzer yıkımların aynı karşılığı bulmadığını söyleyen Pınar Dinç, Cudi, Gabar ve Dêsim’de yaşananların kamuoyunda yeterince gündemleşmediğine dikkat çekti.

Pınar Dinç, şu ifadeleri kullandı:

“Kazdağları’nda, Akbelen’de tamamen neoliberal bir motivasyon var. Daha fazla enerji, daha fazla para. Tam neoliberal bir mantık orada işliyor. Kürdistan’da ise genel olarak bütün o Kürdistan coğrafyasında, özellikle çatışmaların olduğu bölgelerde, o neoliberal açgözlülüğün içine bir de demografik mühendislik meselesi giriyor.”

Kürdistan’da doğaya yönelik tahribatın yalnızca ekonomik çıkarlarla açıklanamayacağını belirten Pınar Dinç, şöyle konuştu:

“Bir güvenlikçi bakış açısı, bir demografik yeniden mühendislik, oranın sadece doğasına değil, insanına da, kültürüne de, diline de yönelik bir talan ve tahrip bence söz konusu oluyor.”

Konferansa davet  

Son olarak kadın konferansına çağrı yapan Pınar Dinç, “Nasıl ki çevre meselesi tek başına değerlendirilecek bir konu değilse çevre meselesi, emek meselesi, patriyarka, demokrasi, barış; bütün bunların aslında iç içe geçişlerini de konuşmak istiyoruz” sözlerini kullandı.

Pınar Dinç, buluşmanın karşılıklı öğrenmeye ve ortak düşünce üretmeye alan açacağını belirterek herkesi konferansa katılmaya davet etti.

HABER MERKEZİ 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

İran rejimi PJAK’ın mevzilerine saldırdı

Sonraki Haber

Kayyım kapattı, kadınlar açtı: Vejîn Dayanışma Merkezi’nde dayanışma büyüyor

Sonraki Haber

Kayyım kapattı, kadınlar açtı: Vejîn Dayanışma Merkezi’nde dayanışma büyüyor

SON HABERLER

Dünya Gıda Günü’nde gıdaya erişimin önündeki engeller: Savaş, pahalılık ve yardım kesintileri

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

PAJK’tan konferansa mesaj: Jineoloji toplumsallığı örgütlemelidir

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

Gazeteci Bahadır Özgür adliyeye sevk edildi

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

Azadiya Welat gazetesi çalışanının katledilmesi ‘hukuka uygun’ bulundu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

1001 İmzacılar: AİHM kararları ve ‘umut hakkı’ uygulanmalı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

Kürdistan’da ‘av turizmi’ adı altında eko-kırım suçu işleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

Basına sansür artıyor: Baskı ve engellemelere karşı gazeteciler dayanışma içinde olmalı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır