Arnavutluk’ta 4 aydır süren kitlesel eylemler, öğrencilerin katılımıyla büyüdü. Üç gündür süren olaylarda kamu binaları ve banka şubeleri ateşe verilirken, protestolar başka kentlere de yayıldı
Arnavutluk’ta binlerce öğrenci, 13 Ekim Salı günü başkent Tiran’da sokaklara dökülerek eylemler düzenledi. Eğitim Bakanlığı önünde başlayan gösteriler, polisle çatışmaların yaşandığı kitlesel eylemlere dönüştü. Eylemciler barikatlar kurdu, taş attı ve bazı binaları ateşe verdi. Eylemlerde polis de göz yaşartıcı gaz ve tazyikli suyla halka müdahalede bulundu.
Reuters’ın aktardığına göre, eylem yapan öğrenciler eğitim masraflarının düşürülmesini, üniversitelerdeki koşulların iyileştirilmesini, öğrencilere daha fazla maddi destek sağlanmasını ve mezuniyet sonrasında iş olanaklarının artırılmasını talep ediyor. Reform ve ekonomik talepli eylemler bunun ardından kısa sürede halkın yolsuzlukla yüzleştiği ve Başbakan Edi Rama’nın hükümetinin istifasına yönelik eylemlere evrildi. Başbakan ise AB’ye katılım sürecinde olan ülkedeki görevinden istifa etmeyeceğini, öğrencilerin taleplerini “dinlemeye hazır olduğunu” söyledi. Dijital medyada yayılan sokak direnişlerinin görüntüleri ise, Başbakanın dinleyip dinlememesinin çok umursanmadığını, hükümet düşene ve sermaye işgali durana kadar devam edecek bir iradenin sokağa yansıdığını düşündürüyor.
Tiran’da başlayan eylemler Elbasan, İşkodra, Dıraç, Kukës ve Avlonya gibi kentlere de yayıldı.
Polislerin eylemcilere dönük saldırısı ardından çatışmalarda yaralananlar oldu. Avrupa Birliği’nin Arnavutluk delegasyonu, şiddetin tırmanmasından duyduğu kaygıyı dile getirerek hem göstericilere hem de polislere gerilimi düşürme çağrısı yaptı.
4 aydır eylemler sürüyor
4 aydır süren çeşitli eylemlere öğrencilerin de katılması halk hareketliliğinin seyrini değiştirdi.
30 Mayıs’ta, Arnavutluk’un güney kıyısında planlanan lüks turizm ve gayrimenkul projelerine karşı toplumsal itirazların yükselmesiyle eylemler başlamıştı. Koruma altındaki doğal alanları tehdit ettiği gerekçesiyle eleştirilen projeler, zamanla hükümetin ekonomi ve yatırım politikalarına yönelik daha geniş bir tepkinin odağına oturdu.
Flamingoların yaşam alanlarına yönelik tehdit nedeniyle “Flamingo Devrimi” adını alan hareketi yürüten eylemciler, “Arnavutluk satılık değil” sloganıyla doğal alanların büyük yatırım projelerine açılmasına, yolsuzluğa ve kamu kaynaklarının kullanımına itiraz ediyor.
Tepkinin merkezindeki projelerden biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks turizm yatırımı. Güney kıyısındaki projeler, doğal alanların korunması ve arazi işlemleri konusunda hukuki tartışmalara yol açtı.
Tiran’da Trump’ın damadına isyan: Arnavutluk satılık değildir
HABER MERKEZİ









