İstanbul’daki sağanak yağıştan etkilenen yurttaşlar, ne sel esnasında ne sonrasında yeterli çalışma yapılmadığını belirtti
İstanbul’da 14 Ekim’de akşam saatlerinde başlayan sağanak yağış hayatı durma noktasına getirdi. Sağanak yağışın yol açtığı selde, biri kadın, biri çocuk olmak üzere şu ana kadar 4 kişi yaşamını yitirdi, kayıp sayısı ise henüz netleşmedi.
Yağış nedeniyle İstanbul genelinde eğitime ara verilirken, pek çok bölgede tahliye ve temizleme çalışmaları uzun halen devam ediyor. İstanbul Valiliği’nin verilerine göre; 808’i konut, 280’i işyeri ve 76’sı araç olmak üzere toplam bin 277 su baskını, 15 heyelan olayı ile 47 ayrı yerde mahsur kalma olayı bildirildi. AFAD verilerine göre; 2 bin 518 bildirim kaydedildi.
Selin en fazla vurduğu Ayazağa Mahallesi, Atatürk Meydanı’nda bulunan esnaflar ve yurttaşlar sağanak yağış ardından iş yerlerinde ve evlerinde mahsur kaldıklarını aktardı. Ayazağa Deresi kenarında bulunan mahallede sağanak yağış ardından derenin taşmasıyla sel oluştu. Sel sebebiyle meydan ve meydana yakın bulunan iş yerlerini su bastı.

‘4’üncü katta maruz kaldık, yüzerek çıktık’
Özel bir işyerinde çalışan işçilerden Fevzi Gürlek, birlikte çalıştıkları işçilerle beraber iş yerinin bulunduğu depo alanında mahsur kaldıklarını dile getirdi. Çalıştıkları yere yakın bulunan istinat duvarının çökmesi ardından su baskınlarının yaşandığını söyleyen Fevzi Gürlek, “Biz iş yerimizde 4’üncü katta mahsur kaldık. Yardım için herkesi aradık. Ama kimse gelemedi. Burası mezarlığın yanına kadar kapalıydı. Su boyumuzu aşıyordu. İleri taraf daha felaket bir haldeydi. Bizi kurtarmaya helikopter gelse zor kurtulurduk. Buradan yüzerek çıkıp kurtulduk” diye konuştu.
‘Klinikteki hayvanları zor kurtardık’
Veteriner hekim olan ve kliniği kullanılamaz hale gelen Neslihan Seçici, “Buraya yeni taşınacaktım. Henüz taşınma sırasındaydım. Dün yaşananlar ardından klinikteki hayvanları çok zorlu koşullarda buradan kurtardık. Bütün eşyalarım bu şekilde gitti. Her iki kliniğimde de aynı hasar var” dedi.
‘Dükkanımda yüksek oranda hasar var’
Bir başka esnaf Tunç Ketleç de selin vurduğu iş yerinde suyun bir metreye yakın ulaştığını belirtti. Selin yaşandığı gece iş yerinde çalışan 10’a yakın işçinin içeride mahsur kaldığını ifade eden Tunç Ketleç, “Bir anda baskın olunca canlarını zor kurtardılar. Yani adeta yüzerek kaçmak zorunda kaldılar. Tek temennim can kaybı olmaması. Dükkanımda yüksek oranda hasar var ve zarar ettik. Yetkililerden destek bekliyoruz başka yapabilecek hiçbir şeyimiz yok” diye belirtti.
‘Can pazarı yaşanıyordu’
Yağmur sularının yükselmesiyle iş yerlerinde mahsur kaldıklarını ve camları kırarak çıktıklarını ifade eden esnaf Kaan Cıvak ise “Zar zor hayvanlarımızı kurtardık. Gece 1’e kadar buradaydık. Sonra arabalarda kalan insanları kurtardık. Can pazarı yaşanıyordu. Arabalarda çocuklar kaldı. Arama kurtarma ekiplerinden, belediyeden de kimse gelmedi. Defalarca kez aradık. İtfaiyeyi, AFAD’ı yani aklınıza gelecek her yeri aradık. Ama kimse gelmedi” diye konuştu.
‘Gelen ekipler de kurtarma çalışması yapamadı’
Sel anına tanıklık ettiklerini ifade eden Nusret Kanat da sadece ölenlerin değil, birkaç insanın elektrik akımı sebebiyle yaralandığını duyduklarını aktardı. Kurtarma ekiplerinin 23.00’da geldiklerini belirten Nusret Kanat, gelen ekiplerin de kurtarma çalışmasını yapamadıklarını dile getirdi.
‘Yağmur yağışı dindikten sonra da çözüm üretilmedi’
Yaşanan kazaların ihmal olduğunu vurgulayan Recep Çadırcıbaşı, özellikle belediyenin “yetersiz” kaldığını söyledi. Rercep Çadırcıbaşı, “İnsanlar boylarına kadar suların içerisinde kaldı. Belediye çok geç geldi. Belediye yeni geldi. O da vali geldikten sonra oldu. Evler halen su dolu. İnsanlar belediye başkanına çok ciddi tepkiler gösteriyor. Herhangi bir yardım gelmedi. İkindi vakti yağmur yağışı dindikten sonra anında herhangi bir çözüm kaynağı üretemediler. Vatandaşa hizmet konusunda çok yetersiz kalındı. Saatler öncesinde sarı-turuncu uyarı yapıldı” diye konuştu.
Kaynak: MA









