DİSK Basın İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu, Türkiye’de sansürün bir baskı aracı haline getirildiğini, TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş ise dayanışma çağrısı yaparak, ‘Halkın da haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor’ dedi
Basının tüm alanları üzerindeki baskı ve sansür uygulamaları, gazetecilerin çalışma koşullarını ve halkın doğru haber alma hakkını neredeyse ortadan kaldırmış durumda. Basına dönük bu müdahaleler ise toplumun tamamını etkiliyor. Gazeteci Derya Okatan’ın tutuklanması, Mezopotamya Ajansı (MA), Jinnews, Yeni Yaşam Gazetesi, T24, Kısa Dalga haber sitelerine getirilen erişim engelleri ile sanal medya hesaplarının kapatılması, Halk TV’ye kayyım atanıp, yayınının durdurulmasına kadar uzandı.
Basına dönük saldırılara dair Mezopotamya Ajansı’na (MA) değerlendirmelerde bulunan DİSK Basın İş Genel Başkanı Turgut Dedeoğlu ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş halkın doğru haber alma hakkına dönük müdahaleye karşı mücadele çağrısında bulundu.
‘Fon meselesinin üstü kapatılmak isteniyor’
Turgut Dedeoğlu, sansürün Türkiye’de yeni bir şey olmadığını, daha önce Özgür Basın ve Kürt gazetecilere karşı uygulanan siyasi bir tutum olduğunu söyledi. Turgut Dedeoğlu, bu tutumun daha sonraki dönemlerde Türkiye’yi sardığını belirterek şunları ifade etti:
“Bu durum, Türkiye’de yaşayan bütün halkları kapsayan bir sansür politikasına doğru evirildi. Bunun son örneğini Halk TV’nin kapatılmasında gördük. Yani Anayasa, Cafer Mahiroğlu’na karşı yürütülen bu soruşturmanın Halk TV’ye el konulması için bir gerekçe olamayacağını söylüyor. Burada açıkça bir anayasayı ihlal kararı var. Asıl gerekçe ise Türkiye’deki yolsuzluğun, hırsızlığın üstünün kapatılması. İşte fon soruşturmasının üstünün örtülmesi.”
Sansür bir baskı aracı
Son dönemlerde sansürün ve karartmanın daha fazla görüldüğünü kaydeden Turgut Dedeoğlu, sansürün Türkiye’de bir baskı aracı haline getirildiğini şu sözlerle vurguladı:
“Türkiye’deki gazetecilerin, çalışanların ‘terörle mücadele’ gibi, yine Dezenformasyon Yasası gibi pek çok yasayla tutuklandığını, cezaevinde kaldığını, zaten yaşayarak görüyoruz bu ülkede. X de ‘biz yalnızca Türkiye’den erişimi engelledik, dünyanın geri kalanında erişim açık’ diyor. Yani Mezopotamya Ajansı’na veya T24’e VPN kullanarak erişebilirsiniz deniliyor. Bu dijital karartma ve sansür uygulanmamalı.”
Gökhan Durmuş: çok yönlü baskı var
TGS Genel Başkanı Gökhan Durmuş, son yaşanan baskıların “fon krizi” ile ilgili olduğunu belirterek, şu sözleri söyledi:
“Çünkü bu mesele üstüne bir perde çekip kapatabileceğin bir mesele değil. Şu an ülkenin bütçesinin onda ikisinin hortumlandığı bir tablo yaşanıyor. Ama tartışılıp geniş kitleler tarafından da bilinmesi istenmiyor. Bu nedenle iktidar hızlı bir atakla bu meselenin en fazla tartışıldığı haber kanallarındaki gazetecilere yönelik operasyonlara başladı.”
İktidarın medyanın yüzde 90’ını kontrol etmesine rağmen toplumu ikna edemediğini söyleyen Gökhan Durmuş, “Hal böyle olunca yüzde 10’luk diye tarif ettiğimiz muhalif kesim, iktidarın her zaman hedefinde oluyor” dedi.
Gazetecilik savunulmalı
Gökhan Durmuş, gazeteciler arasındaki dayanışmanın geçen yıllara oranla azaldığını ifade ederek şu sözleri ekledi:
“Yarın cumhurbaşkanı bir kararname yayınlayıp tüm basın meslek örgütlerini kapatabilir. Bunun önünde hiçbir engel yok. Çünkü hukuk işlemiyor. Biz gazeteciliği savunmaya devam edeceğiz ama bu tek başımıza başarabileceğimiz bir iş değil. Bu nedenle halkın da haber alma hakkına sahip çıkması gerekiyor. Aksi halde bizim kaybettiğimizden daha çok toplum, gerçeği kaybedecek.”
T24 sansürü AYM’de
T24, internet sitesi ve X hesabına getirilen erişim engelini AYM’ye taşıdı. 118 içerik gerekçe gösterilerek 4 milyonu aşkın içeriğin engellendiği başvuruda, ifade ve basın özgürlüğü dâhil dört temel hakkın ihlal edildiği belirtildi.
HABER MERKEZİ









