‘Bir İhtimal Gökyüzü’ sergisi kapsamında düzenlenen söyleşide konuşan Barış Anneleri ve Cumartesi Anneleri, barışın sağlanması ve gözaltında kaybedilenlerin faillerinin yargılanması çağrısı yaptı
Disiplinler arası sanatçı Dilan Cudi Saruhan’ın 22 Eylül-21 Kasım 2026 arası sürecek olan ve Beyoğlu’nda bir tütün deposunda açılan “Bir İhtimal Gökyüzü” sergisi kapsamında söyleşi düzenlendi. Sanatçının, Kürdistan’da uzun yıllara yayılan inkâr, güvenlik ve asimilasyon politikalarına değindiği serginin konu başlıklarının konuşulduğu söyleşide, Cumartesi Anneleri/İnsanlarından Besna Tosun ve İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Sabiha Bozan konuşmacı olarak yer aldı.
Moderatör Berfin Atlı’nın konuşmasıyla başlayan söyleşi, İstanbul Barış Anneleri Meclisi üyesi Sabiha Bozan’ın konuşmasıyla devam etti. Barış Annelerine nasıl katıldığını anlatan Sabiha Bozan, “Barış bizim için ekmek ve su gibi bir şey. Evimizde oturup bir şey yapmasaydık belki bugün hayatta bile olamazdık. Çalışmalarımızı yaparken bunu baz alıyoruz. Birbirimizden güç ve kuvvet alıyoruz” dedi.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın başlattığı ve ardından atılan adımları çok kıymetli bulduklarını ifade eden Sabiha Bozan, “Sayın Öcalan’ın yapmış olduğu eylemler kıymetlidir. Biz de en başından beridir barış için ciddi adımlar atılmasını istiyoruz. Barış için cesaret gereklidir. Annelerin bir an önce adım atması gerekiyor. Asker-polis anneleri de bizimle birlikte olsun bizimle birlikte adım atsın istiyoruz” diye konuştu. Sabiha Bozan, yapılan serginin de barış anlamında çok kıymetli bir çalışma olduğunu dile getirdi.
Kayıp yakınlarının hikayeleri
Ardından konuşan Cumartesi Anneleri/İnsanlarından Besna Tosun, 19 Ekim’in evinin önünden zorla kaçırılan babası Fehmi Tosun’un kaybettirilmesinin 31’inci yıl dönümü olduğunu söyleyerek, şahit olduğu kaçırılma olayını anlattı. İnsan Hakları Derneği (İHD) ve kayıp yakınlarıyla babası aracılığıyla tanıştığını dile getiren Besna Tosun, “Babam defalarca kez gözaltına alındı, işkencelere uğradı ve tutuklandı. O yüzden gözaltına alınması süreçlerine alışkındık. Başıma bir şey gelirse İHD’ye başvurun demişti. Babam kaybedildikten hemen sonra İHD’ye geldik. İHD’ye gittiğimizde gözaltı ve kaybetme gerçeğiyle karşılaştık. Sadece babamızı bulmak için gitmiştik İHD’ye ama bugün bu kurumda yöneticisiyiz. Gözaltında kaybedilen tüm insanlar için mücadele ediyor faillerin yargılanmasını istiyoruz” dedi.
Besna Tosun, eylemin 31 yılı aşkın süre ve 3 kuşak boyunca devam ettiğini belirtti. Besna Tosun, serginin de bu anlamda iyi bir hafıza yenileme çalışması olduğunu dile getirdi.
Söyleşi soru-cevap şeklinde sona erdi.
Kaynak: MA








