• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
23 Ekim 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

İstanbul Barosu’nda demokratik değişime devam…

23 Ekim 2026 Cuma - 11:22
Kategori: Editörün Seçtikleri, Savunmanın Sözü, Yazarlar

İstanbul Barosu’nun geleceğini belirleyecek olan vatan ve millet söylemlerinin yüksekliği değil; ortak kaynakların nasıl yönetildiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil edildiği ve avukatların hayatında hangi somut değişikliklerin yaratıldığıdır

*Veysi Eski

Sonu çift haneli senelerde tüm barolarda genel kurul ve seçim heyecanı yaşanır. Bu yıl da ekim ayının ilk haftasından itibaren barolar genel kurullarını toplayıp hem iki yıllık yönetimlerinin yapmış olduğu faaliyetleri değerlendirdiler hem de yeni yönetimlerini seçtiler. Geçtiğimiz hafta sonu İzmir ve Bursa baroları genel kurullarını tamamladılar. Son olarak 24-25 Ekim 2026 tarihlerinde İstanbul Barosu Genel Kurulu’nu yapacak. Baro seçimlerinde ülkenin kutuplaşan siyasal gündemi ve hukukun fena hâlde siyasetle hemhâl olmasından kaynaklı olarak siyaset, mesleki sorunlardan daha çok seçim gruplarının gündemini oluşturmaktadır. Avukatların sorunlarının nasıl çözüleceğine dair çözüm önerilerini konuşmak yerine kuru bir hamaset ile adeta savaşa gider gibi genel kurula hazırlanan adaylar yüzünden sanki bir baro genel kuruluna değil de Sakarya Meydan Muharebesi’ne gidiliyormuş gibi bir hava yaratılmaya başlanmıştır.

Oysa ki barolar avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak, meslek etiğini ve disiplinini denetlemek, stajyer avukatların eğitimini sağlamak gibi mesleki görevlerin yanı sıra hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunmak, yargı sisteminin savunma ayağını temsil etmek gibi kamusal işlevleri de yerine getiren meslek kuruluşlarıdır.

İzmir’den İstanbul’a: Tekçi ve ırkçı söylemlere karşı demokratik baro

İzmir Barosu seçimlerinde Cumhuriyetçi Grubun 101 oy farkla kazanması, milliyetçi ve ulusalcı söylemlerle siyaset yapan çevreler açısından bir motivasyon kaynağı olarak yorumlanabilir. Ancak İzmirli avukatların tamamını aynı siyasi çizgide değerlendirmek doğru değildir. Asıl mesele, seçim sürecinde kendisine alan bulan dışlayıcı ve tekçi söylemlerin İstanbul’da da güç kazanma ihtimalidir.

İstanbul, farklı kimliklerin, inançların ve düşüncelerin bir arada yaşadığı bir kenttir. Barosu da bu çoğulculuğu yansıtmalı, her avukatın eşit temsilini güvence altına almalı ve insan haklarını siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin savunmalıdır. Cumhuriyet ve laiklik gibi değerler demokrasi, eşitlik, özgürlük ve insan haklarıyla birlikte savunulmalıdır. İstanbul Barosu’nun sınavı, hangi gruptan gelirse gelsin ırkçılığa, ayrımcılığa ve insan onurunu zedeleyen söylemlere karşı hukukun evrensel ilkelerini savunmaktır.

Demokratik değişim mi, eski yönetim anlayışının devamı mı?

İstanbul Barosu seçimlerinde Değişim İçin Avukatlar grubunun adayı mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu; Cumhuriyetçi Güç Birliği’nin adayı eski baro başkanı Prof. Dr. Ümit Kocasakal; Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ile Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketi’nin ortak adayı Hasan Kılıç ve Avukat Hakları Grubu’nun adayı Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu yarışacak.

İbrahim Kaboğlu dışında kalan adayların Önce İlke geleneği içinde geçmişte başkanlık, yönetim kurulu üyeliği veya delegasyon görevlerinde bulunmuş olmaları, İstanbul Barosu’nun yaklaşık 22 yıllık yönetim döneminin nasıl değerlendirilmesi gerektiği sorusunu gündeme getiriyor. Aynı gelenek içinde yer almış kadroların farklı grup isimleriyle yarışması, geçmiş yönetim anlayışından ne ölçüde ayrıldıklarını açıklama sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Genç avukatların ekonomik sorunları, mesleki dayanışma, baro kaynaklarının yönetimi ve meslektaşların karar süreçlerine katılımı bakımından geçmiş dönemin hesabı verilmelidir.

Vatan, millet söylemi ve Balmumcu Gece Kulübü

Balmumcu’daki sosyal tesis meselesi, avukatların ortak kullanımına sunulması gereken bir taşınmazın nasıl yönetildiği konusunda önemli sorular doğurmuştur. Türkiye Barolar Birliği tarafından 2012 yılında satın alınarak İstanbul Barosu’na mesleki, sosyal ve kültürel faaliyetler amacıyla tahsis edilen taşınmaz, 2019 yılında aylık 20.000 TL kira bedeliyle beş yıllığına kiralandı. Sözleşmede kafeterya ve restoran-bar olarak kullanım öngörülmesine rağmen tesisin gece kulübü olarak işletildiği, İstanbul Barosu’nun 19 Aralık 2025 tarihli bilgilendirmesinde de belirtildi. Mesele, avukatların ortak kullanımına tahsis edilmiş bir yerin neden yıllarca amacına uygun biçimde hizmet veremediği ve işlemlerin ne ölçüde şeffaf olduğudur. Bu eleştirileri kesinleşmiş bir yargı kararıyla saptanmış usulsüzlükler gibi sunmak doğru olmaz; ancak geçmiş yönetimlerin açıklanmaya muhtaç kararlar hakkında yanıt vermesi gerekir.

Vatan, millet, Cumhuriyet ve meslek sevgisi üzerinden yürütülen seçim söylemlerinin inandırıcılığı, ortak kaynakların nasıl yönetildiğiyle de ölçülür. Yıllarca aynı gelenek içinde görev yapan kadroların daha sonra ayrışıp birbirlerini eleştirmesi şu soruyu doğuruyor: Sorun yönetim anlayışında mıydı, kadrolar arasında mıydı, yoksa yönetimin paylaşılmasına ilişkin anlaşmazlıklarda mı? Bu sorular yanıtlanmadan ortaya aday olarak çıkmakta etik bir tartışmanın yapılması kaçınılmazdır.

Çağlayan’da ‘arama değil, tarama’ denilen gün

Ümit Kocasakal’ın başkanlık döneminde Çağlayan Adliyesi’nde avukatların aranması meselesi de hatırlanmalıdır. 2015 yılında, savcı Mehmet Selim Kiraz’ın öldürülmesinin ardından adliyeye girişlerdeki güvenlik uygulamaları tartışılırken, Kocasakal, “Bu arama değil, taramadır” diyerek X-ray cihazlarından geçiş uygulamasını savundu ve başsavcılıkla mutabakata varıldığını açıkladı.

İnsan hakları ve toplumsal davalarda baronun tutumu

Bir baronun demokratik niteliğinde hak ihlalleri karşısında nasıl tutum aldığı ve mağdurların adalete erişimindeki rolü belirleyicidir. Değişim İçin Avukatlar’ın önceki yönetim dönemleriyle karşılaştırıldığında insan hakları ve toplumsal davalar alanında daha yoğun bir faaliyet yürüttüğünü söyleyebiliriz. Cerattepe’deki çevre mücadelesinden Dilovası’ndaki iş cinayetleri dosyasına, Hatay ve Kahramanmaraş’ta deprem mağdurlarından Kartalkaya faciasına, Mart 2025 toplumsal olaylarından Yenidoğan Çetesi davalarına kadar İstanbul Barosu, hak arayanların yanında yer aldı. Rojava’da yaşamını yitiren gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin hakkında İstanbul Barosu’nun 21 Aralık 2024’te yaptığı açıklamayla etkili soruşturma talep etmesi de yönetimin insan hakları konusundaki tutumunun önemli örneklerinden biridir. Bu açıklama nedeniyle yönetim kurulu üyeleri hakkında açılan davada bütün baro yöneticilerinin oy birliğiyle beraatine karar verdi. Bu süreç, baroların yaşam hakkını ve etkili soruşturma talebini kararlılıkla savunmasının önemini gösterdi. Gazetecilerin kimlikleri veya çatışma bölgelerindeki faaliyetleri, yaşam haklarının korunması talebini değersizleştiremez. Temel ölçüt; yaşam hakkını, adil yargılanma hakkını, ifade özgürlüğünü ve insan onurunu siyasi görüş ayrımı gözetmeksizin korumaktır.

Baro bir grubun değil, bütün avukatların kurumudur

İstanbul Barosu seçimlerinde asıl tartışma, hangi grubun daha yüksek sesle konuştuğundan çok, hangi yönetim anlayışının farklı düşüncelere sahip avukatları eşit biçimde temsil edebildiğidir. Dışlayıcı ve tekçi bir yaklaşım, hangi siyasi söylemle sunulursa sunulsun, çoğulcu bir meslek örgütünün ihtiyaçlarıyla bağdaşmaz. İstanbul Barosu’nun geleceğini belirleyecek olan vatan ve millet söylemlerinin yüksekliği değil; ortak kaynakların nasıl yönetildiği, farklı görüşlerin ne kadar temsil edildiği ve avukatların hayatında hangi somut değişikliklerin yaratıldığıdır. Çünkü baro bir savaş alanı değil, ortak meslek örgütüdür. Demokratikleşme; kararların şeffaflaştığı, eleştirinin özgürleştiği ve her avukatın kendisini kurumun eşit bir parçası olarak görebildiği bir yapının kurulmasıdır. Değişim İçin Avukatlar’ın attığı adımların kurumsallaşması için yeni dönemde de yönetimde olmaları elzemdir.

Sonuç olarak avukatlar bu hafta sonu yapılacak İstanbul Barosu Genel Kurulu’nda geleceğin Demokratik Toplumunun demokratik hukukunun mücadelesini yürütecek bir yönetim anlayışı ile hamasi arkaik milliyetçi ve şaibeli bir yönetim anlayışı arasında karar verecekler. İstanbul Barosu avukatlarının iyiye ve güzele meyledeceğine tüm kalbimle inanıyorum.

*Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi, avukat

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Maden ocağında grizu patlaması: 2 ölü, 5 yaralı

Sonraki Haber

Hasta tutsak Yıldırım’ın avukatı: Tahliye edilmemesi ‘keyfi ve siyasi’dir

Sonraki Haber

Hasta tutsak Yıldırım’ın avukatı: Tahliye edilmemesi ‘keyfi ve siyasi’dir

SON HABERLER

Zamana Yazılan Kadınlar

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Zîlan Vadisi’nde ekolojik tahribat büyüyor: 6,5 kilometrelik kanyon çamura gömüldü

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Hesen Mihemed: Suriye’de Kürtçe’nin Anayasal güvenceye kavuşturulması için mücadele sürecek

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Necmettin Fendik dosyasında fail özel harekat polisine verilen ceza bozuldu

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Hasta tutsak Yıldırım’ın avukatı: Tahliye edilmemesi ‘keyfi ve siyasi’dir

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

İstanbul Barosu’nda demokratik değişime devam…

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Maden ocağında grizu patlaması: 2 ölü, 5 yaralı

Yazar: Yeni Yaşam
23 Ekim 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır