Doktor Ayşe Özdamar, HPV aşısının ulusal aşı takvimine alınması gerektiğini belirtti
Human Papillomavirus (HPV) aşısı, dünya çapında ulusal aşılama programlarına dahil edilirken, Türkiye’de aşıya erişim hala lüks tüketim maliyetleri arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, HPV virüsü rahim ağzı kanserlerinin yüzde 99’undan sorumludur.
Sağlık Bakanlığı ve Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) verilerine göre, Türkiye’de her yıl ortalama 2 bin 500 ila 3 bin kadına rahim ağzı kanseri teşhisi konulmaktadır.
Türkiye’de uygulanan HPV aşılarının güncel doz fiyatları yüksektir. 9 farklı türe (Tip 6, 11, 16, 18, 31, 33, 45, 52, 58) karşı koruyan yeni nesil Gardasil 9’un resmi satış fiyatı 5 bin 365 TL iken, 4 türe karşı koruyan eski jenerasyon Gardasil’in (4 Valorant / Dörtlü Aşı) fiyatı 3 bin 864 TL. Aşının etki etmesi için de en az 3 doz uygulanmasına ihtiyaç duyulurken, mevcut gelir düzeyi ile bu aşının yapılması oldukça zor.
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyesi ve aynı zamanda Aile hekimi Dr. Ayşe Özdamar, HPV’nin yol açtığı sağlık sorunları ve aşının neden erişilebilir olması gerektiğine dair Mezopotamya Ajansı’na konuştu.
‘Paran kadar sağlığın var’
HPV aşısının ulusal aşı programına alınması gerektiğini belirten Ayşe Özdamar,
“Kadın sağlığı ve doğurganlığı açısından çok önemli bir durum. Çünkü kadınları HPV aşısı, rahim ağzı kanserinden de koruyor. Rahim ağzı kanseri, kadınlara özgü Türkiye’de en sık görülen 4’üncü kanser türü. Ne yazık ki maddi olarak aşıya erişebilecek ve bu tıbbi bilgiye sahip kesimin yararlanabildiği bir aşı. Sağlığı erişimde bir sınıfsal farklılığı gözlemliyoruz. Bu ülkede paran kadar sağlığın var ne yazık ki.”
İZMİR








