Avrupa’da faaliyet yürüten Türkiyeli ve Kürdistanlı 25 siyasi ve toplumsal kurum, Köln’de düzenlenen toplantının ardından yayınladıkları sonuç metniyle birleşik mücadele çağrısında bulundu. Kurumlar, faşizme, emperyalist savaş politikalarına ve Kürt sorununun çözümünün önündeki engellere karşı ortak irade beyan etti
Avrupa’da barış, demokrasi, eşitlik ve emek mücadelesini ortaklaştırmak amacıyla 17 Ekim’de Almanya’nın Köln kentinde bir araya gelen 25 kurum, yürütülen tartışmaların ardından sonuç bildirgesini kamuoyuna açıkladı. Geçmişteki ABDEM, HDK-Avrupa ve ADGB tecrübelerinin ışığında kurumların kendi özgün yapılarını koruyarak sürdürülebilir bir koordinasyon kuracakları açıklandı.
Savaş politikalarına karşı enternasyonal dayanışma
Yayınlanan sonuç metninde, dünya genelinde tırmanan sağ-faşist tırmanış ile emperyalist çatışmaların faturasının halklara ödetildiği vurgulandı. Militarizm, ırkçılık, cinsiyetçilik ve göçmen düşmanlığının birbirini beslediğini belirten kurumlar, Hindistan’dan Rojava’ya uzanan direniş deneyimlerinin enternasyonal bir hatta birleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Türkiye’deki iç siyasal gelişmelere ve baskı politikalarına da değinilen deklarasyonda, AKP-MHP iktidarının muhalefeti susturmaya ve otoriter rejimini kalıcılaştırmaya çalıştığı ifade edildi. Alevilerin ve Kürtlerin eşit yurttaşlık ve kolektif hak taleplerinin yok sayıldığı belirtilen açıklamada, saldırıların küresel sermaye politikalarının bir parçası olduğu kaydedildi.
Kürt sorununda demokratik çözüm vurgusu
Kürt sorununun demokratik çözümünün toplantının ana gündem maddelerinden biri olduğu aktarıldı. Açıklamada; Abdullah Öcalan ve PKK’nin siyasi ve demokratik mücadeleyi esas alma kararlılığına rağmen iktidar ve devletin somut adımlar atmaktan kaçındığı ifade edildi.
Ortak mücadeleyi büyütme çağrısı:
“Köln’de attığımız ilk adımın, Avrupa’da ve Türkiye’de yürütülen demokratik mücadelelerle ve dünyanın farklı bölgelerindeki direniş odaklarıyla buluşmasını hedefliyoruz. Bu mücadele zemininin, farklı coğrafyalardaki halkların ve toplumsal dinamiklerin birbirini güçlendirdiği enternasyonal bir dayanışma hattının parçası olması gerektiğine inanıyoruz.
Barışa, demokrasiye, temel hak ve özgürlüklere birlikte sahip çıkmak; yükselen faşizme, ırkçılığa, cinsiyetçiliğe, göçmen düşmanlığına, emperyalist saldırganlığa ve antidemokratik baskılara karşı ortak mücadeleyi büyütmek zorundayız. Farklı mücadele programlarımız ve örgütlenme tarzlarımız olsa da eşit, özgür ve adil bir ülke ve dünya yaratmak için sürdürdüğümüz mücadelelerde geniş bir ortak paydamız var.
Bu ortak paydayı birlikte kurumsallaştırmak, kalıcılaştırmak ve büyütmek için Avrupa’daki bütün Türkiyeli, Kürdistanlı ve göçmen ilerici, devrimci ve demokratik kurumları ve kişileri kuruluş sürecimize katılmaya çağırıyoruz.”
20 Kurum Kurucu Bileşen Oldu
Sonuç metnine göre oluşturulacak ortak mücadele zemininin kurucu bileşeni olma iradesini beyan eden kurumlar:
- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK)
- Avrupa Kürt Demokratik Toplum Kongresi (KCDK-E)
- Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP Avrupa)
- Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AVEG-KON)
- Avrupa Demokratik Haklar Konfederasyonu (ADHK)
- Mor Kızıl Kolektif
- Avrupa Göçmen Emekçiler Birliği (AGEB)
- Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu (ATİK)
- Avrupa Devrimci Demokratik Komün İnisiyatifi (ADDKİ)
- Enternasyonal Mücadele Kolektifi
- Yeşil Sol Parti Avrupa
- Sosyalist Kadınlar Birliği (SKB Avrupa)
- Avrupa Devrimci Komün Meclisleri (ADKM)
- Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF)
- Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TJK-E)
- Avrupa Özgürlük ve Barış Forumu (EFFP)
- Avrupa Sürgünler Meclisi (ASM)
- Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA)
- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (YJAD)
- Yeni Kadın ve Türkiye İnsan Hakları Derneği (TÜDAY)
İşçilerin Birliği Halkların Kardeşliği Platformu (BİR-KAR), Avrupa Emek-Özgürlük Cephesi, Antiemperyalist Lig (AIL) ve Roter Bund ise sürece şimdilik gözlemci olarak katılacaklarını, çalışmaları aktif biçimde takip edeceklerini bildirdi.
Kaynak: ANF









