Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam eden 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi görüşmelerinde söz alan DEM Partili milletvekilleri, bütçenin ayrıcalıklı kesimlere hizmet ettiğini belirtti
Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu’nda 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifi ile 2025 Yılı Kesin Hesap Kanunu Teklifi görüşmeleri sürerken, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) üyeleri bütçenin halkın gerçekçi ihtiyaçlarını karşılamadığını ifade etti. Komisyonda söz alan DEM Parti Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi Saruhan Oluç ile Erzirom Milletvekili Meral Danış Beştaş, bütçenin ayrıcalıklı kesimler gözetilerek hazırlandığını kaydetti.
‘Kesin hesap komisyonu kurulmalı’
Geçen yıl da gündeme getirdikleri “kesin hesap komisyonu” önerisini yineleyen Saruhan Oluç, bu komisyonun bir önceki dönemin kamu kaynakları kullanımını denetlemesi açısından kritik olduğunu belirtti. Denetim eksiklerinin giderilmesi ve şeffaflığın sağlanması gerektiğini vurgulayan Saruhan Oluç, şöyle konuştu:
“Kayıtlara girmesi için tekrar söylüyorum: Kesin hesap komisyonunun kurulması hem denetim anlayışımızdaki ciddiyeti ortaya koyar hem Meclis’in kamuoyu nezdindeki ciddiyetini arttırır ve desteği arttırır. Sonuçta bir önceki sene yapılmış olan bütçenin ve oradaki kamu kaynaklarının kullanımının nasıl olduğuna dair ciddi denetim eksikleri varsa yanlışların değerlendirilmesi bir kesin hesap komisyonunda önem taşımaktadır.”
‘Sunumda yoksulluk kelimesi geçmiyor’
Bütçeyi bir sofraya benzeten Meral Danış Beştaş, iktidarın topluma bakışının bütçe tercihlerinde açıkça görüldüğünü söyledi. Vatandaşların ekonomik kriz ve geçim sıkıntısıyla baş başa bırakıldığını ifade eden Beştaş, hazırlanan resmi belgelere ilişkin şu çarpıcı değerlendirmeyi yaptı:
“Bir yurttaş ekonomiyi şöyle özetledi: ‘Bizi mercimekle kandırmayın. Üç tarafı denizlerle çevrili bu ülkede balık yemek istiyoruz.’ Ancak bakıyoruz, 86 sayfalık sunum kitapçığında yoksulluk kelimesi hiç geçmiyor. Yanlışlıkla bile yazılmamış. Nasıl olmuş bilmiyorum, demokrasi buharlaşmış, sosyal devlet unutulmuş, hukuk iki kez geçiyor. Biri uluslararası hukuk, diğeri fon yasasında medet umulan hukuk.”
Savunma ve iç güvenlik harcamalarına ayrılan 3 trilyon 454 milyar liralık tutarın Eğitim ve Sağlık bakanlıklarının bütçelerini geride bıraktığını belirten Beştaş, 18 milyon yurttaşın sosyal yardımlara muhtaç olmasının bir övünç değil utanç vesikası olduğunu kaydetti. Konuşmasında Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de değinen Beştaş, bütçenin temel önceliğinin savaşa değil toplumsal barışa ve demokratikleşmeye yatırım yapmak olması gerektiğini vurguladı.
‘Bütçe insan onuru meselesi’
Bütçe görüşmelerinde konuşan Ayşegül Doğan, ülkedeki yoksulluğa işarete ederek “Bizim ekmek, adalet, barış bütçesi ile ilgili kampanyamızda hemen her yerde insanlar nelerden ne kadar yoksun kaldıklarını ifade ediyorlar ve bu bu yılla sınırlı değil. Senelerdir bu kampanyayı yürütüyoruz. Gördüğümüz çıplak bir sefalet hali. Demek istediğim bütçe meselesi aynı zamanda bir insan onuru ve insan hakkı meselesi bizim açımızdan” dedi.
‘Bu bütçede yoksullar, kadınlar ve gençler yok’
Yoksulluğun yalnızca ekonomik göstergelerle açıklanamayacağını söyleyen Ayşegül Doğan, şunları kaydetti:
“Yoksulluk ülkemizin çıplak birebir hepimizin sorumlu hissetmemiz gereken en temel sorunlarından biri. Bu bütçede yoksullar yok. Bu bütçede kadınlar yok. Bu bütçede gençler yok. Onlar için yine bir geleceksizlik vaadi var. Bu bütçe ne yazık ki sermayeden yana. Ne yazık ki sermayeyi güçlendirmekten yana bir bütçe.”
Ayşegül Doğan, Ortadoğu’daki gelişmelerin ve Türkiye’deki barış arayışının halktan yana bir bütçe hazırlanması için önemli bir zemin oluşturduğunu belirtti.
‘Bize barışın bereketini eken bir bütçe lazım’
Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nin bütçeye yansıtılmamasını eleştiren Ayşegül Doğan şunları söyledi:
“Kayda geçsin diye yineliyoruz. Bize bu toprakları barışın bereketini eken bir bütçe lazım. 2027 bütçesi toplumsal yaşamın hiçbir alanına dokunmuyor ki. Normalde bütçeler didik didik irdelenir. Demokratik ülkelerde bütçelerin yapılma nedeni, bütçe hakkının tarihsel olarak ve kavramsal olarak ilk ortaya çıkış nedeni de budur. Biz halkın bütçesini burada görmüyoruz ve DEM Parti olarak diyoruz ki yine bu halkın bütçesi olana kadar bu konudaki hesap vermezliği, aldırmazlığı, umursamazlığı sorgulamaya ve buna karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Çünkü şunu gayet iyi biliyoruz, barış ekmekten, adalet ve demokrasi de yoksulluktan ayrılabilir konular değildir. Bunlar iç içe ele alınmalıdır.”
Kaynak: MA / JINNEWS









