İzmir’in merkezindeki Basmane Çukuru, TMSF tarafından 2 Aralık 2026’da 75 milyon dolar tahmini bedelle ihaleye çıkarılıyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi ‘satıcı değiliz’ derken Kültürpark Platformu, Cemil Tugay’ın imzaladığı ‘gizli protokol’ ile kentin ortak varlığının ranta kurban edilmek istendiğini savundu
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), İzmir’in merkezinde yer alan ve kamuoyunda “Basmane Çukuru” olarak bilinen Ege Dünya Ticaret Merkezi alanını satışa çıkardı. EGS Gayrimenkul AŞ ile Güçyapı AŞ’nin borçları nedeniyle haczedilen arazi için 75 milyon dolar tahmini bedel belirlendi. Açık artırma usulüyle yapılacak ihalenin 2 Aralık 2026 tarihinde TMSF’nin İstanbul’daki merkezinde gerçekleştirileceği duyuruldu. Satış sürecinin, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın 10 Eylül 2026’da imzaladığı ve içeriği kamuoyundan gizlenen protokolün ardından başlaması kentte büyük tepki topladı. İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihalenin TMSF tarafından yapıldığını, kendisinin satıcı olmadığını belirtirken Kültürpark Platformu, 90 yıldır İzmir halkına ait olan Basmane Çukuru’nun ranta kurban edilmek üzere olduğunu savundu.
Platform açıklamasında 90 yıldır İzmir halkına ait olan Basmane Çukuru’nun ranta kurban edilmek üzere olduğu vurgulanarak belediye meclis üyelerine seslenildi. Açıklamanın öne çıkan kısımları ise şöyle:
“Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri,
Sizler İzmir halkının temsilcilerisiniz; sermayenin ya da koltuk pazarlıklarının memurları değilsiniz! Sorumluluğunuz, bu kentin ortak varlıklarını can pahasına korumak, gözetmek ve halkın yararına sunmaktır.
Size soruyoruz; Meşruiyetini kaybetmiş olan İzmir Büyükşehir belediye başkanının imzaladığı bizlerden sır gibi saklanan protokol ile İzmirlinin malının TMSF üzerinden satılmasına onay verecek misiniz? ‘Kimin malı kime satılıyor?’ Buna izin vermeyeceğiz.”
“TMSF bir ilan yayınlıyor ve Basmane Çukuru’nu ‘iktisadi bütünlüğü bozulmadan’ kapalı zarf ve açık artırma yoluyla 75 Milyon dolar tahmini bedelle satışa çıkartacağını ilan ediyor. Yetkisiz Cemil Tugay’ın imzaladığı kirli protokole dayanarak ihale açılıyor ve 1 Aralık tarihi belirleniyor.
Bizler tüm kamuoyu bu durumu ihale çağrısı ile öğreniyoruz. Gözlerden sır gibi saklanan bir protokole attığı imza ile TMSF’ye Basmane Çukuru’nu satışa çıkartması için yetki verdiğini, basından öğreniyoruz. Kendisini İzmirliler olarak biz GÖREVİNDEN GERİ ÇAĞIRIYORUZ!”
“Sayın İzmir Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri!
Eğer bu gizli anlaşmayı biliyor ve susuyorsanız, siz de bu ihanete ortaksınız! Ne saklanıyor ve neden çekiniliyor? Biliniz ki, şeffaflık bir lütuf değil, kamusal zorunluluktur.
Bu karanlık sözleşmeyi açıklamakla yükümlüsünüz! Bundan da öte, vermiş olduğunuz kararı yeniden değerlendirmeli, verdiğiniz yetkiyi hemen geri almalısınız. Kimin malı kime satılıyor?
Sizlerden beklenen belediyenin tüm hukuki olanaklarını sonuna kadar seferber edip halkın iradesini savunmaktır. Kasım ayı sonuna kadar bekleyip, mahkemenin, kamu lehine olan Bilirkişi raporları doğrultusunda Basmane arazisinin belediyeye, yani asıl sahibi olan halka iade etmesini beklenmeliydi.
Kesin kazanılacak davalardan feragat etmek açıkça kamu zararı yaratmaktır ve tescilli bir kent suçudur!”
Kentsel alanların içerisinde sermaye talanına uğramamış mekanlar, kentlerde ekolojik krizle mücadelede önemli alanlarken ayrıca biyolojik çeşitliliğin tarumar edildiği kent ekolojisi açısından türlerin sığındığı yaşam alanları oluyor. Bu alanların neoliberal kentsel ekstraktivizm politikalarına kurban edilmesine karşı her kentlinin harekete geçmesi önemli bir yaşam savunusu konusu oluyor.
İstanbul Söğütlüçeşme’deki Terminal İstanbul hakkındaki tepkilerle Basmane Çukuru’nun talan edilmesine yönelik yükselen tepkiler bu açıdan birbiriyle benzerdir. Giderek yok olan yaşanabilir alanlar ve kentlerde artan betonlaşmayla geçirimli yüzeylerin üstünün örtülmesi ayrıca yakın zamanda yaşanan sel afetlerinin temelinde yatan bir başka sorun. Bu yüzden kentlerdeki her parça toprak ve her yeşil alanı savunmak için platformların ve partilerin bu alanların savunusuna daha fazla yönelmesi yaşam savunucuları tarafından önemseniyor.
Terminal Kadıköy’de bir ekran hack’lendi: Bu bina kent suçudur
HABER MERKEZİ









