Kadir İnanır’ın vefatının ardından vasiyetine dair başlayan tartışmalara dair, Jülide Kural açıklama yaptı. Jülide Kural, ‘Asıl mesele bir miras tartışması değildir. Asıl mesele, yaşamı boyunca kendi emeğiyle var olmuş bağımsız bir kadını, bir erkeğin servetine konmuş edilgen ve niteliksiz bir kişilik olarak göstermeye çalışmaktır’ dedi
Sinemanın usta oyuncusu Kadir İnanır, zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede 27 Haziran’da 77 yaşında hayatını kaybetti.
Kadir İnanır’ın, ölümünden 4 yıl önce doktor raporu ve tanıklarla noter huzurunda hazırlattığı vasiyetinde, tüm maddi ve manevi mirası ile telif haklarını bıraktığı hayat arkadaşı sanatçı Jülide Kural, T24’e yaptığı açıklamayla mirasla ilgili iddialara ilk kez açıklık getirdi.
‘Ah Kadir, sen gideli dünya fena… Çok fena!’
Jülide Kural, yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Bugüne kadar sessiz kalmayı tercih ettiğim gerçek dışı iddialar ve kişilik haklarıma yönelik sistematik saldırılar karşısında artık bazı gerçekleri açıklama gereği duyuyorum. Öncelikle, Kadir İnanır’ın büyük bir servete sahip olduğu iddiası doğru değildir. Mal varlığı, birlikte yaşadığımız evimizden, eski üç otomobilden ve bankadaki bir miktar birikiminden ibarettir. Kurbağa koleksiyonu ise maddi değil, manevi değeri olan küçük eşyalardan oluşmaktadır. Sözü edilen 25 Rolex saat ve benzeri iddialar tamamen uydurmadır.
Asıl mesele bir miras tartışması değildir. Asıl mesele, yaşamı boyunca kendi emeğiyle var olmuş bağımsız bir kadını, bir erkeğin servetine konmuş edilgen ve niteliksiz bir kişilik olarak göstermeye çalışmaktır. Bu, yalnızca şahsıma yönelik bir itibarsızlaştırma girişimi değil, kadınların emeğini ve özgür iradesini yok sayan zihniyetin de açık bir yansımasıdır.
Oysa ben yaşamım boyunca emeğiyle var olmuş, ekonomik bağımsızlığını ve özgürlüğünü korumuş bir kadınım. Evlenmeye sıcak bakmayan bendim çünkü Kadir’le birlikteliğimizin gücü hukuki bir statüden değil, sevgimizden, güvenimizden ve ortak hayat irademizden geliyordu. Kadir İnanır, yaşamı boyunca ilkelerinden ödün vermeyen, inandığı değerleri kararlılıkla savunan, sözünün ve kararlarının arkasında duran, iradesini hiçbir koşulda başkalarına teslim etmeyen bir insandı. 2015 yılında birlikte yaşadığımız evi, 2022 yılında ise tüm mal varlığını ve isim haklarını bana vasiyet etmiştir. Son vasiyetnamesi, aynı gün alınan devlet hastanesi raporuyla, noter ve iki tanık huzurunda düzenlenmiştir.
Yaşamı boyunca kimsenin iradesine teslim olmayan Kadir İnanır’ın, ölümünden sonra da özgür iradesine saygı gösterilmelidir. Yıllarca maddi ve manevi destek verdiği bazı kişilerin, Kadir’in sağlık sorunlanı nedeniyle bu yardımları sonlandırmasını kabullenememeleri ve bugün gerçek dışı iddialarla ortaya çıkmaları düşündürücüdür. Hayatımızda yıllarca bulunmayan insanların, onun hastalığı ve ölümünün ardından söz sahibi olmaya çalışmalarını kabul etmiyorum.
Kadir’i kaybettikten sonra yaşadığım büyük acının, hatta ayakta kalabilmek için yaptığım kısa bir sağlık merkezi ziyaretinin bile tartışma konusu yapılması, şahsıma yönelik ağır bir psikolojik şiddetin açık göstergesidir. Bu tutum, aynı zamanda gelinen noktanın insani ve ahlaki yoksunluk boyutunu da gözler önüne sermektedir. Kimsenin benim emeğimi, kişiliğimi, bağımsız kadın kimliğimi ve Kadir’le kurduğumuz hayatı kendi çıkarlarına uygun bir hikâyeye dönüştürme hakkı yoktur.
Ben yalnızca kendi onurumu değil, yirmi yılı aşkın bir sevginin, emeğin ve ortak yaşamın hakikatini savunuyorum.
Bundan sonraki süreçte, şahsıma yönelik gerçek dışı beyanlar ve kişilik haklarımı ihlal eden tüm girişimler karşısında gerekli hukuki süreçler, avukatım Bişar Alinak tarafından başlatılacaktır. Kamuoyunun bilgisine sunarım Kadir’le birbirimize verdiğimiz bir söz vardı: ‘Her ne olursa olsun mutlaka ayağa kalkacağız. Bütün onurlu insanlar gibi.’ Bugün de o söze sadık kalmaya çalışıyorum. Ah Kadir, sen gideli dünya fena…
Çok fena! Saygılarımla,
Jülide Kural”
Ne olmuştu?
Usta sanatçı Kadir İnanır’ın 2015’te hazırlattığı vasiyeti iptal ederek 2022 yılında Beyoğlu 48. Noteri’nde doktor raporu ve beraberinde iki tanıkla birlikte hazırlattığı vasiyetnameye göre usta sanatçı üç otomobilini, gayrimenkullerdeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki ve yatırım hesaplarındaki tüm parasını ve faizlerini, koleksiyonları gibi maddi-manevi değeri olan tüm eşyalarını, sanat eserlerini, tüm alacak haklarını ve tüm telif haklarını, uzun yıllar hayat arkadaşı olan sanatçı Jülide Kural’a bıraktı.
İnanır, son vasiyetnamesinde, ölümünden sonra Kural’ın hayatta olmaması durumunda tüm mirasını Türkiye İnsan Hakları Vakfı, Nesin Vakfı ve İnsan Hakları Derneği’ne bırakılmasını istediğini bildirdi.
Sanatçı, aynı zamanda hayatının belgesel yapılmasına ve adına kurulacak dernek, vakıf, park veya sanat merkezi gibi her türlü girişime de izni hakkı ile telif haklarını da Jülide Kural’a miras bıraktı.
Ancak Kadir İnanır’ın yeğeni Levent İnanır, dayısının sağlık sorunları nedeniyle irade problemi yaşadığını ve vasiyeti bilinçli şekilde imzaladığını düşünmediğini öne sürerek hukuki yollara başvuracaklarını açıkladı. Sanatçının bir diğer yeğeni Gül Bakar ise Kadir İnanır’ın kararına saygı duyduğunu belirterek Jülide Kural’ın sanatçıya gösterdiği özenin, sevginin ve fedakârlığın tanığı olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ









