• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bego’nun öyküsü-Ragıp Zarakolu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kıyımların, her ne diyorsanız adına, soykırım, dilkırım, etnikkırım, solkırım, kıyımların en ağır yükünü taşıyanlar çocuklardır, kadınlardır.

Dersim kıyımının bir başka özelliği de, yetimlerin kaderinin kıyımcılar tarafından belirlenmiş olmasıdır.

Arjantin’de sayıları 30 bini bulan cunta kayıplarının, çocuklarına da askeriye tarafından el konulmuş, bunlar evlat  edinilmişlerdi.

1915 kıyımında da, sağ kalan kimi genç kızlar ailelerini katledenlerce el konulup, yaşam boyu bu acıyı içlerinde taşımaya mahkum edilmişlerdi. Gül Çiçek Günel, bunların dramını, “Kara Kefen” adlı kitabında başarıyla yansıtmıştır.

12 Eylül cuntasının başı olan General Kenan Evren’in eşinin de Dersim yetimlerinden olduğu söylenir. Belki de 12 Eylül darbesinden sonra felç geçirmesinin psikolojik nedenlerinden biri de buydu.

Dersimli Bego’nun öyküsü, Dersim dramını çok etkiletici bir biçimde yansıtıyor. Yorgo Andreadis’in Pontoslu çocukların dramını yansıttığı, “Tamama”, “Tolika”, “Temel Garip” gibi.

Ayşe Nur annesi Lamia Hanım’dan, Kayseri’ye atanmış genç bir İngilizce öğretmeni olarak trenle giderken, Dersim sürgünleri ile yolunun kesişmesinin hikayesini dinlemişti. Kolej mezunu İstanbullu genç bir kadın, Dersim sürgünlerinin öyküsünü dinlemiş, onların sıcaklığına, paylaşımcılığına hayran kalmıştı.

Dersim dramını poetik olarak en iyi yansıtanlardan biri de Emirali Yağan. “Beyaz Dağda Bir Gün” elimden düşmemişti yeni çıktığında. Ermenistan’ın en büyük kadın ozanlarından biri olan Silva Gabudikian’ın şiirlerini Raffi Hermon Araks Türkçe’ye tercüme ettiğinde, şiirsel editörlüğünü ona emanet etmiştim.

O da yolu Mamak toplama kampından geçenlerden. Oradaki vahşetin travmasını şiirle aşmayı başaranlardan. 1989’da çıkan “Urmiye Mavisi”ni çok sevmiştim. Bazıları bestelendi zaten.  Şimdinin ulusalcı kimi yazarları o zaman karalamıştı, vahşete şiirle direnenleri. Onların Pia Yayın Kolektifi’ni oluşturup, güzel yayınlara imza atmaları da utandırmadı onları.

“Acaba kaç bebek, kaç çocuk kıyılanların bedenleri arasından yükseldi yaşama?” diye soruyor insan kendi kendine. Mardin’de ölüler arasında ağlayan bir bebeğin sesinin, misyoner bir rahibenin işitip sahiplenmesi gibi. O ses duyulmasa, oğlu Tomas Çerme ile asla buluşamayacaktım.

Bego da o çocuklardan biri, yitik parmakları ile. Bir yanları ile de o ana kilitlenip hiç büyümediler.

Emirali Yağan, Bego’nun kızı Rose Polat Agum tarafından kitaplaştırılan tanıklığını şöyle değerlendiriyor:

“İnsanın ömrü, içine doğduğu tarihin, varlık gösterdiği yerin tabiatıyla biçimlenir. Bego Polat’ın Dersim 1938 kırımının ön yıllarını başlangıç alan, sonraki yüzyıla uzanan doksan yıllık hayat hikâyesi, çatık bir tarihin el çekmediği sarsık yerin biçimlediği bir hikâye.

Rose Agum’un bu ilk kitabı, babası Bego Polat’ın Dersim 1937-38 kırımı sırasında ve sonrasında yaşadıklarını konu alıyor. Yetmiş yıllık sessizliğin sonrasında, son on yılda, döneme tanıklık edenlerin anlatımlarına dayalı pek çok kitap ve dokümanter çalışma ortaya çıktı. Bego’nun kitabı benzerlerinden farkını alt başlığındaki “Sonrası” vurgusuyla açığa vuruyor ve bir boşluğu dolduruyor. Elbet 1938’in sonrasında neler yaşandığına ilişkin dile gelmiş, kayda alınmış, kaleme dökülmüş, kitaplara, belgesellere konu olmuş çalışmalar da var. Öyleyse bu kitabın bir boşluğu doldurduğu iddiasını temellendiren ayrımı nedir? Ayrıca “boşluk” yerine konulanla doldurulabilir bir şey midir? Hele de bir topluluğu yediden yetmişe kırıp geçiren, varlığının olanca dayanaklarını tarumar eden, bir daha kendisi olamayacağı türden bir yıkıma uğratan ve geride bıraktığı boşluğa külünü bırakan kötücül bir tarihin yarattığı bir boşluksa bu… İşte böylesi bir tarihin ortaya çıkardığı boşlukta çığlığını gezdiren bekes bir çocuktur Bego. Zaman geçmiş, doksanına varmıştır ama hâlâ aynı göğün altında uzandığı tutamağı kavrayamayan eksik bir eldir…”

 

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Erdoğan rejimi, AKP-MHP-Ergenekon/Gladio ekseninde, faşizm istikametinde seyretmekte olan bir “Kutsal İttifak”tır. Erdoğan, iktidarının ilk on yılında takip ettiği muhafazakâr-liberal söylemi...

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bu yazıyı yazdığım sırada Çerçeve Yasa’nın metni henüz açıklanmamıştı ve açıklandıktan sonra partilerin, özellikle Yeni Parti’nin nasıl bir tutum alacağı...

Temmuz ayı enflasyonu artarken, ücretlerdeki erime sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Temmuz ayı enflasyonu açıklandı. Artık bir klasik haline dönüşen bir gerçek var: TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan aylık ve...

Sonraki Haber

Hasankeyf boğulurken-Güner Yanlıç

SON HABERLER

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İşyerleri çoğaldı, denetim azaldı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Esenler’de halk buluşması: Tarihi günlerden geçiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

DEM Parti: Adana Avrupa’nın çöp limanı haline geldi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır