• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çok dil, çok insan, çok kültür-Kuvvet Lordoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kendimizi en iyi ifade etmeye ana dilimizi kullanarak başlarız. Bu ana dili en yakınlarımızdan duyar ve onlara aynı şekilde ifade ederiz. Daha sonra öğrenilen dillerin ana dil yerine geç(e)mediği için genel olarak rüyaların hangi dille görüldüğüne dair sorular sorarak öğrenmeye çalışırız, bilirsiniz.

Dünya Anadil Günü nedeni ile TBMM’de yapılan milletvekillerinin ana dilleri ile yaptığı konuşma kayıtlara X dili olarak geçti. Böylece dünya dil ailesine yeni bir dil katılmış oldu.!! Oysa durum çok da trajikti aslında. 21 Şubat 1952’de Bengal dilinin yasaklanması nedeni ile yerine geçecek olan Urduca dilinin zorunlu dil olarak kullanılması ısrarı sonrasında gösteri yapan öğrencilere ateş açılması ve çok sayıda öğrencinin ölmesi, bu tarihte söz konusu oldu.

Birleşmiş Milletler 21 Şubatı da bu nedenle Dünya Ana Dili Günü ilan edilmiştir. Görüleceği gibi ana dilinizi kullanmak için sadece istek göstermek yeterli olmuyor. Bazen ana dilini kullanmak için ölümü göze alanlar var. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, 2019’u, yok olan ve kaybolmakta olan yerli dillerin senesi olarak tanımladı. Bildiğiniz gibi hepsi yazı ailesine dökülmese de dünyada konuşulan dillerin dışında çok sayıda dil bulunmaktadır. Bunların sayısının 7-8 bin civarında olduğu sanılıyor.

Türkiye’de ise şu anda konuşulan dil sayısı 28 civarında. Zenginliğimiz görüyor musunuz.??? Bu dilleri konuşanların sayısı ise nüfusa bağlı olarak değişmekle birlikte Türkçe’den sonra en fazla konuşulan dil Kürtçe olmaktadır. Bu dili anadil olarak konuşanların sayısını 11.5 milyon kişi olarak saptayan bir araştırma var ( Konda 2007 araştırması). Elbette on yıl içinde bu sayı da değişmiştir. Meclis’te X dilini konuşan millet vekillerine yapılan itiraz çok anlamlıdır. “Bunlar dil denmez ağızdır ağız…” denmiştir. Tıpkı 1980’li yıllarda Kürtçenin karda yürüyen insanların çıkardığı “kart kurt” seslerinden türediği gibi bir şey demek istenen aslında… Dil bir kültür unsurudur. O dille sadece derdinizi anlatmazsınız, aynı zamanda o dilin zenginliği ölçüsünde şiir söylersiniz, müzik yaparsınız, yemek tarif edersiniz. Eğitim alıp, eğitim verirsiniz. O dil sizin nirengi noktanızdır. Hareket edeceğiniz yeri ona göre belirlersiniz.

Ağız dolusu kahkaha üretirsiniz, fıkralar anlatırsınız. Ama o fıkraların bir tanesi bile başka bir dile çevrilince insanları gülümsetemezsiniz. Devletin resmi kanalları arasında Kürtçe TV var daha ne istiyorsunuz diye sorarlar adama… Ama şu sorunun cevabını vermek kolay değil. Tamamen folklor için sabahtan akşama müzik yayını yapmak yerine, bölge insanlarının ana dilini, yazısını öğretmek eğitimini vermek ve bu eğitim dilinde kendi kültürünü yaşatmak çok mu zor? Bunları göstermelik TV kanalları yerine ilk eğitimden başlatmak neden parçalanmak olsun ki. Elbette o ülkenin resmi dilini çocuklarımız öğrenecek.

Çift dilli programların ne kadar kolaylıkla öğrenildiğinin bilgisine sahibiz. Aslında ülkeleri, bölgeleri parçalayan diller değil de dayatmalar olduğu açık. Kendi ana dilini kullanmaktan uzaklaştırma sonucunda ana dillerini konuşan insan sayısı giderek azalıyor. Benzer gelişmelerin sürmesi halinde yaşayan dillerin azalacağını dilbilimciler öngörüyorlar.

Çocuğuna kendi ana dilinde isim vermesinin yarattığı güçlüklerin aşılmadığı bir toplum içindeyiz. Almanya’da yaşayan üçüncü ve dördüncü kuşağın konuştuğu dilin ne Türkçe ne Almanca olmadığının farkında mısınız..? Türkiye’ye gelen Suriyeli göçmen ailelerin çocuklarının ve torunlarının aynı gelişme içinde kalacaklarını tahmin etmek zor değil. Türkçe ve Arapça karışımı yeni bir dil kendi aralarında ortaya çıkacak . Bizleri bir arada yaşatan unsur dillerin farklılığından ziyade onlar vasıtası ile bir arada yaşama iradesi olduğunun farkında olunması dileğimdir. İyi hafta sonları …

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Erdoğan rejimi, AKP-MHP-Ergenekon/Gladio ekseninde, faşizm istikametinde seyretmekte olan bir “Kutsal İttifak”tır. Erdoğan, iktidarının ilk on yılında takip ettiği muhafazakâr-liberal söylemi...

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bu yazıyı yazdığım sırada Çerçeve Yasa’nın metni henüz açıklanmamıştı ve açıklandıktan sonra partilerin, özellikle Yeni Parti’nin nasıl bir tutum alacağı...

Temmuz ayı enflasyonu artarken, ücretlerdeki erime sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Temmuz ayı enflasyonu açıklandı. Artık bir klasik haline dönüşen bir gerçek var: TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan aylık ve...

Sonraki Haber

Bego’nun öyküsü-Ragıp Zarakolu

SON HABERLER

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

İşyerleri çoğaldı, denetim azaldı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Esenler’de halk buluşması: Tarihi günlerden geçiyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

DEM Parti: Adana Avrupa’nın çöp limanı haline geldi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır