• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Eylül 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Çok dil, çok insan, çok kültür-Kuvvet Lordoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
2 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Kendimizi en iyi ifade etmeye ana dilimizi kullanarak başlarız. Bu ana dili en yakınlarımızdan duyar ve onlara aynı şekilde ifade ederiz. Daha sonra öğrenilen dillerin ana dil yerine geç(e)mediği için genel olarak rüyaların hangi dille görüldüğüne dair sorular sorarak öğrenmeye çalışırız, bilirsiniz.

Dünya Anadil Günü nedeni ile TBMM’de yapılan milletvekillerinin ana dilleri ile yaptığı konuşma kayıtlara X dili olarak geçti. Böylece dünya dil ailesine yeni bir dil katılmış oldu.!! Oysa durum çok da trajikti aslında. 21 Şubat 1952’de Bengal dilinin yasaklanması nedeni ile yerine geçecek olan Urduca dilinin zorunlu dil olarak kullanılması ısrarı sonrasında gösteri yapan öğrencilere ateş açılması ve çok sayıda öğrencinin ölmesi, bu tarihte söz konusu oldu.

Birleşmiş Milletler 21 Şubatı da bu nedenle Dünya Ana Dili Günü ilan edilmiştir. Görüleceği gibi ana dilinizi kullanmak için sadece istek göstermek yeterli olmuyor. Bazen ana dilini kullanmak için ölümü göze alanlar var. Bu nedenle Birleşmiş Milletler, 2019’u, yok olan ve kaybolmakta olan yerli dillerin senesi olarak tanımladı. Bildiğiniz gibi hepsi yazı ailesine dökülmese de dünyada konuşulan dillerin dışında çok sayıda dil bulunmaktadır. Bunların sayısının 7-8 bin civarında olduğu sanılıyor.

Türkiye’de ise şu anda konuşulan dil sayısı 28 civarında. Zenginliğimiz görüyor musunuz.??? Bu dilleri konuşanların sayısı ise nüfusa bağlı olarak değişmekle birlikte Türkçe’den sonra en fazla konuşulan dil Kürtçe olmaktadır. Bu dili anadil olarak konuşanların sayısını 11.5 milyon kişi olarak saptayan bir araştırma var ( Konda 2007 araştırması). Elbette on yıl içinde bu sayı da değişmiştir. Meclis’te X dilini konuşan millet vekillerine yapılan itiraz çok anlamlıdır. “Bunlar dil denmez ağızdır ağız…” denmiştir. Tıpkı 1980’li yıllarda Kürtçenin karda yürüyen insanların çıkardığı “kart kurt” seslerinden türediği gibi bir şey demek istenen aslında… Dil bir kültür unsurudur. O dille sadece derdinizi anlatmazsınız, aynı zamanda o dilin zenginliği ölçüsünde şiir söylersiniz, müzik yaparsınız, yemek tarif edersiniz. Eğitim alıp, eğitim verirsiniz. O dil sizin nirengi noktanızdır. Hareket edeceğiniz yeri ona göre belirlersiniz.

Ağız dolusu kahkaha üretirsiniz, fıkralar anlatırsınız. Ama o fıkraların bir tanesi bile başka bir dile çevrilince insanları gülümsetemezsiniz. Devletin resmi kanalları arasında Kürtçe TV var daha ne istiyorsunuz diye sorarlar adama… Ama şu sorunun cevabını vermek kolay değil. Tamamen folklor için sabahtan akşama müzik yayını yapmak yerine, bölge insanlarının ana dilini, yazısını öğretmek eğitimini vermek ve bu eğitim dilinde kendi kültürünü yaşatmak çok mu zor? Bunları göstermelik TV kanalları yerine ilk eğitimden başlatmak neden parçalanmak olsun ki. Elbette o ülkenin resmi dilini çocuklarımız öğrenecek.

Çift dilli programların ne kadar kolaylıkla öğrenildiğinin bilgisine sahibiz. Aslında ülkeleri, bölgeleri parçalayan diller değil de dayatmalar olduğu açık. Kendi ana dilini kullanmaktan uzaklaştırma sonucunda ana dillerini konuşan insan sayısı giderek azalıyor. Benzer gelişmelerin sürmesi halinde yaşayan dillerin azalacağını dilbilimciler öngörüyorlar.

Çocuğuna kendi ana dilinde isim vermesinin yarattığı güçlüklerin aşılmadığı bir toplum içindeyiz. Almanya’da yaşayan üçüncü ve dördüncü kuşağın konuştuğu dilin ne Türkçe ne Almanca olmadığının farkında mısınız..? Türkiye’ye gelen Suriyeli göçmen ailelerin çocuklarının ve torunlarının aynı gelişme içinde kalacaklarını tahmin etmek zor değil. Türkçe ve Arapça karışımı yeni bir dil kendi aralarında ortaya çıkacak . Bizleri bir arada yaşatan unsur dillerin farklılığından ziyade onlar vasıtası ile bir arada yaşama iradesi olduğunun farkında olunması dileğimdir. İyi hafta sonları …

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kopyala yapıştır hukuk

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Birçok hapishaneden gelen bilgiler keyfiliğin genel bir yönetme usulü olmaya devam ettiğini ve hukuk olarak sunulan şeyin kopyala yapıştır yoluyla...

Süreç ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Barış ve demokratik toplum sürecini, engellemek isteyenlerin olduğu bilinmektedir. Adı geçen çevreler, her fırsatta, çeşitli itirazlar geliştirerek sürecin ilerlemesine, mâni...

Toplum, sermaye ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
26 Eylül 2026

Kapitalizmin temeli varsayılan liberal iktisadın “Bireysel çıkarlar, toplumsal çıkarı sağlar” miti ironiktir. İroniktir çünkü -sosyalizm ve komünizmde belki geçerli olabilecek-...

Yaşanmıyor, yaşatıyor

Yazar: Yeni Yaşam
26 Eylül 2026

Sıradanlaşan hengâme, günlük hayatın ezberi oldu. Binlerce yılın toplamı gelip bir kaosa sığındı. Dünya neden döndüğüne şaşırmanın uçurumuna geldi bir...

THY yönetimi kaza tohumları ekiyor

Yazar: Yeni Yaşam
26 Eylül 2026

Toprağa düşen tohumlar uygun ortam, ısı ve nem oluşuncaya kadar uyurlar. Ne zaman olumsuz koşullar bir araya denk gelirse, toprak...

Yavaş’ın istifası, muhalefeti zayıflatma ve seçim hesabı

Yazar: Yeni Yaşam
26 Eylül 2026

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın 23 Eylül 2026’da CHP’den istifa edip yoluna bağımsız devam edeceğini açıklaması, yalnızca bir parti...

Sonraki Haber

Bego’nun öyküsü-Ragıp Zarakolu

SON HABERLER

Rojin için Dersim’den çağrı: Şüpheli kadın ölümleri aydınlatılsın

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için anma düzenlendi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

İntihar girişiminde bulunan Halime Çiçek yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Amed kitap fuarı 2’nci gününde sürdü

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Rojava Üniversitesi’nden açıklama: Eğitim hakkını güvence altına almaya çağırıyoruz

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Daltonlar davasından tutukluydu: Zafer Boyun hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Kayıp ve kimlik paneli: Ölüye saygı barışın en temel özelliğidir

Yazar: Yeni Yaşam
27 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır