• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Eylül 2026 Pazar
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Kayganlık ve kilitlenme-M. Ender Öndeş

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
5 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tamam, ille de eski günlerdeki gibi olsun demiyorum. Eski zamanlarda, yani 1960’larda, 70’lerde, hatta 80’lerde daha başka bir dünya vardı, her şey daha stabil ve daha kolay anlaşılabilir haldeydi. Dünyadaki kamplar ve ilişkiler az çok belliydi. Memlekette de sınıfsal/sosyal ve siyasal aidiyetler pek karmaşık sayılmazdı. Öyle bir mecrada akarken, devrimci hareketler ve tek tek devrimci bireyler de güncel olana/yakında olana değil de uzağa, stratejik olana daha çok gözlerini dikerler, daha makro düzeyde düşünürlerdi. Şimdi geriye döndüğümüzde, beğenelim beğenmeyelim, herkesin gelecekle ilgili belli bir stratejik kurgusu ve o doğrultuda ‘kilitlendiği’ çalışma hedefleri vardı. Bu arada, kaçınılmaz olarak gündelik yaşamdaki şeylere dönük refleksler zayıf olurdu, hatta oralara fazla takılmak oyalayıcı/saptırıcı bulunurdu. E, zaten elimizde her mevzuya anında tepki vermemizi sağlayan teknolojik iletişim aygıtları da yoktu.

Kötü yanları yok muydu bunun? Evet, vardı tabii ki; fazla uzağa bakarken burnumuzun dibinde olanları kaçırma, yaşamın içinde anında refleks gösterememe gibi zayıflıkları yaratıyordu ama öte yandan uzağa bakarak belirli bir hedefler silsilesiyle çalışmak da kendi başına kötü bir şey değildi. O uzun vadeli stratejik planın kendi içinde birinci aşama-ikinci aşama, şehir-kır, vb. gibi alt planlara ayrılması belki şimdi kimilerine kaba görünebilir ama o iş öyle değil; bütün bunları ortaya koyan insanlar, yaşamın teoriye harfiyen riayet etmeyeceğini bilecek kadar akıllı insanlardı. Sorun şu ki, politik hayatta ön belirlemeler olmaksızın da yürüyemezsiniz; insanları, ilişkileri, araçları nereye doğru yönlendireceğiniz konusunda bir fikriniz, bir planınız olmalıdır.

Şimdi, kaygan günlerdeyiz. Her şey gitgide daha fazla kayganlaşıyor, parçalanıyor…

Evet, iletişim araçlarının yarattığı imkânların da katkısıyla gitgide daha fazla günlük olayda anında tutum alabiliyoruz, şurada şiddete uğrayan bir kadın hızla desteklenebiliyor, başka bir yerde bir iktidar sözcüsünün bir lafına tepki üretilebiliyor, vb… Bu iyi bir şey. Bundan kaçamayız, kaçmamalıyız da. Böylece o kadın kendini yalnız hissetmiyor, o sözcü ağzının payını alıyor, elbette bunları ‘makro planımızın’ sonuna erteleyecek değiliz ama özellikle işin içine neredeyse yılda bir yapılan seçimler de girince bir yandan da bir kimya bozulması gerçekleşiyor. İdeolojik aygıtlar her sabah önümüze yeni gündem maddeleri koyuyor, akşamüstü de kaldırıp çöpe atıyor. Sadece iktidar medyası değil ama. Genel olarak ortam da bunları yaşamımıza taşıyor. Bugün gündemin en üst sırasında olan bir mevzu, yarın yirminci sıraya düşüyor, onun yerine başka bir ‘mühim’ mesele geçiyor ve bu böyle mütemadiyen akıp gidiyor. Sonuçta ortaya bir ‘odaksızlık’ durumu çıkabiliyor. İşin belli bir noktasından sonra muhalefet güçleri de bu kaygan zemine çekildikçe, her sabah kalkıp önümüze ilk çıkan şeylerle uğraşarak akşamı etmek, siyasetçilerin ve hatta siyasi partilerin de faaliyet biçimi olmaya başladıkça, sıkıntı iyice büyüyor.

Biliyorum, farkındayım, bu söylediklerim de kendi içinde sıkıntılı.

Biliyorum, yaşamın önümüze çıkardığı hiçbir sorundan kaçamayız, kaçmamalıyız. Ama bu arada, genel olarak muhalefetin ve devrimci güçlerin (ve hatta bu sorunu en az yaşayan Kürtlerin de) ‘odaklanma’ yahut ‘kilitlenme’ özelliğinin zayıflaması ciddi bir sorundur. Belki böyle kabaca söyleyince tepki duyulacaktır ama Diyarbakır’da bir evde bir kadın açlık grevinin 117’inci gününü geçmişse ve yüzlerce insan aynı yolda yürüyorsa, orada artık bir odak noktası vardır. Siyasette ‘odak noktası’ bu kadar kritik bir durum değilse nedir, ben bilmiyorum.

Şüphesiz seçim başta olmak üzere bir dizi gündem hiç önemsiz değildir ama ‘kilitlenme’ sorunu bir tercih sorunudur. Odaklanıp kilitlenmek, koparıcı, sökücü bir şeydir; hep aynı noktaya defalarca yüklenmektir. Eşitlik güzel bir kavramdır tamam ama gündem maddelerine eşit muamele yaptığınız zaman, onlardan birine odaklanıp kilitlenemezsiniz ki.

Ezcümle, özetlersek, miyopluk ve hipermetropluk neticede ‘az görmek’tir ve kötüdür ama astigmat bana sorarsanız onlardan daha kötüdür; çünkü orada ‘az görmek’ değil, ‘gözün odaklanma yetisini kaybetmesi’ söz konusudur.

Bu konu üzerine biraz düşünmeliyiz bence.

Daha fazla gecikmeden…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

‘Halkların biricik yoldaşıydı…’

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hüseyin ağabey bizler için bir arkadaş, yoldaş, dost canlısı bir insandı. Entelektüel, aydın kişiliğiyle halkımızın, halkların biricik yoldaşıydı. Zindanı yaşayan...

Süreç karşıtları ve devlet

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Yaklaşık iki yıl önce, Kürt halkı ve Aleviler başta olmak üzere Türkiye haklarını ve toplumun tüm kesimlerini çok yakında ilgilendiren...

İnsanlık suçu

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İnsanlık tarihinde en büyük suçlardan biri ırkçılıktır. Bu suç günümüzde de işlenmektedir. İktidarlar kendi çıkarları doğrultusunda el altından da olsa...

Hep hikâyede

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Hırs için can ve zaman harcayan çağlardan bu günlere kadar geldik. Öyle ki geldiğimiz yerleri ve ezberleri beraberimizde getirdik. Denilir...

Ağustos enflasyonu: Garp cephesinde yeni bir şey var!

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan ağustos ayına ilişkin aylık ve yıllık enflasyon oranları arasındaki farklılıklar sürüyor: TÜİK’in yıllık enflasyonu...

Karaburun Bilim Kongresi

Yazar: Yeni Yaşam
5 Eylül 2026

Karaburun Bilim Kongresi’nin 20.’si İzmir’in Karaburun ilçesinde gerçekleştiriliyor. Türkiye’de bir etkinliği 20 yıl boyunca istikrarlı biçimde sürdürmek başlı başına bir...

Sonraki Haber

Kadınlar sokağa, özgürleşmeye...-Gültan Kışanak

SON HABERLER

Şengal Halk Meclisi’nden Bağdat toplantısına tepki: İrademiz yok sayılamaz

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Girne açıklarında batan gemiden bir kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Netanyahu’dan İran’a tehdit: Hayal bile edemeyeceği bir darbe alacak

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

İvrindi’de maden şantiyesinde iş cinayeti: 2 işçi hayatını kaybetti

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Husiler, Suudi destekli güçlerin toplantısını balistik füzeyle hedef aldı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Amedspor Kadın Futbol Takımı, kendi sahasında 3-0 yenildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Riha’da minibüs sulama kanalına devrildi: 19 tarım işçisi yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Eylül 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır