• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
24 Temmuz 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Lerna, Hydra ve biz…-Özgür Amed

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
17 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Yunan mitolojisinde geçen Hydra (Hidra) canavarı soluğu ve kanı ile insanı öldürebilecek kadar zehirli, dokuz başlı, yılansı bir canavar olarak betimlenir. Antik Argolis şehrinde bulunan Lerna Gölü’nde yaşayan Hydra’nın bir başı kesilse yerine iki baş çıkıyormuş. ‘Ölüler ülkesinde’ yer alan bu gölün bataklıklarında bir nevi bekçidir.

Bu bataklığın dokuz başlı canavar ile önem arz eden bağlamına geçmeden önce, mitoloji içinde anıldığı çerçeveyi kısaca aktarmak yararlı olabilir. Bu bataklık Herakles ile anılır. Herakles yani daha çok bilinen adı ile Zeus’un oğlu Herkül! Herkül dediğimiz karakter, Sümer mitolojisindeki Gılgameş’in Grek mitolojisindeki temasıdır. Ana kaynak durumundaki Sümer mitolojisinin pek çok uygarlığı nasıl etkilediğini, ilgili uygarlığın mitsel diskuru içinde bulmak mümkün. Herakles’e geri dönecek olursak, kendisine ölümsüzlük vaadi ile verilen 12 zorlu görev vardır. Bu görevler, ‘başarısızlık istemi’ üzerinden önüne koyulmuş, kendisi de kabul etmiştir.

Lerna bataklığındaki Hydra canavarını yok etme görevi, ikinci görevdir. İlki Nemea Aslanı’n postunu getirmektir. Bu görevi başardıktan sonra Lerna’ya, ölüler ülkesinin girişine doğru yola koyulur. Hydra, yılan özelliği taşıdığından yine Yunan mitolojisinde popüler bir figür olan ve Perseus’un öldürdüğü ‘Medusa’yı da andırmaktadır. (Kökeni Babil mitolojisinde Tiamat ve öncesinde Mezopotamya kaynaklı bu yaratım, Kürtlerin söylencelerinde Şahmeran olarak geçer… /Özgür Gürbüz, Mitolojik Gerçeklik, Aram Yayn)

Bu bataklığı ve Hydra’yı biraz anlatmamın sebebi güncel Türkiye’yi andırıyor olmasıdır. Uzun süredir çağrışım yapıyor bende. Düşünmeden edemiyorum, çünkü bu Lerna bataklığı, “ölümden sonraki dünya ile insanların dünyası arasındaki kapının tam ağzından yer alıyor.”

İşte dokuz başlı canavara verilen bekçilik budur! Bu iki dünyanın tam ortasında, bir geçiş noktası olmak. Çeşitli kaynaklar, ölüler dünyasından sonraki dünya mutluluk dünyasıdır. Açılan kapı oraya gitmektedir.

Ülke olarak gerçek bir bataklığın içindeyiz. Nereye çekerseniz çekin, bunun inkârı işe yaramıyor. Devasa adaletsizlik düzeni, korkunç kriz rakamları, her eve taşan işsizlik, dibine kadar yozlaşan bir sistem ve daha nice şeyler… Bir seçim oldu, öyle bir seçim ki, “-mış” gibi olmasına dahi izin verilmedi. Bir avuç insanın hırs ve rant uğruna, ülke ve bunun çeperlerine sığmış ne gerçeklik varsa savaş açıldı! Kulağa klasik bir kelime gibi gelmesin, toplumsallık, işte bunu çalıyorlar. O gittiği zaman zaten hiçbir şey kalmayacak.

Bu bataklıktan çıkmak istiyoruz. Uğraş var, bedel ödeniyor, canlar veriliyor. Tam da bu esnada, şahitlik ediyoruz ki; dokuz değil doksan dokuz başlı canavar bu bataklığın içinde daha çok kalmamız için, ellerindeki tüm imkânları seferber etmiş durumdalar. Siyasi, askeri, ideolojik, sosyo-ekonomik ne güçleri varsa seferber etmiş durumdalar. Yalan atıyorlar, aptal muamelesi yapıyorlar, çarpıtıyorlar, korkutmaya çalışıyorlar…

Kanımca çok ilginç bir eşiğe gelmiş durumdayız. Buradan çıkışın tek yolu biraz ses, cesaret ve örgütlülüktür. Ve içinde kriz ile fırsatını bolca bulunduran bu eşik aşılırsa yeni bir yaşamın kapıları da zorlanmış olacak. Aşılmazsa daha beter şeyler ile karşı karşıya geleceğimizi söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Bataklık biraz daha derinleşecek. YSK darbesinin yaşandığı bir süreçte, el konulan İstanbul’un yerli yerinde durduğu bir ortamda ve zindanlardan yükselen direnişin tecridi her gün hatırlattığı bu önemli eşikte; bir kafası deşifre edilen canavarımsıların ertesi gün iki başı ortaya çıksa da yine belirleyici etken mücadeledir, halktır, Leylalardır…

Herakles demişken, Mitolojideki bir başka ilginç öyküye de değinebiliriz.

Herakles’in yolu Prometheus’un çivilendiği dağdan da geçer. Ve onun bu haline, dağlarda işkenceye alınmış, ciğerleri kartallara yedirilmiş haline, üzülür. Yardım etmek ister fakat Prometheus istemez bunu. Bireysel kurtuluşa inanmayan Prometheus, “Zeus tahtından inmedikçe benim acılarımın sonu gelmez” der.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Basın özgürlüğü için mücadele

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

24 Temmuz 1908 tarihinde uzun yıllardır basın üzerinde uygulanan ağır sansür rejimine karşı tarihi bir adım atıldı. II. Meşrutiyet'in ilanından...

Sonraki Haber

Bir seçim nasıl çalınır?-Hüseyin Kalkan

SON HABERLER

Trump’tan Çin ve Rusya’ya İran üzerinden tehdit

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Kılıçdaroğlu CHP’de kalan milletvekillerini toplantıya çağırdı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Dilovası’nda Kürtçe tiyatro oyununa son anda yasak

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Rusya ve Ukrayna karşılıklı saldırıları sürdürdü: 21 ölü

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Direnen özel sektör öğretmenleri toplu görüşme hakkı kazandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Gülistan Doku soruşturması: Mehmet Aca ‘delilleri yok etme’ suçundan tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Meclis’te kabul edildi: En düşük emekli maşı 23 bin 552 lira

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır