• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Seçim sonrası muhalefet için notlar-Ali Ergin Demirhan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
18 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bu yazı yazılırken Ekrem İmamoğlu’na mazbatanın verilip verilmeyeceği, YSK’nin İstanbul seçimlerini yeniletip yeniletmeyeceği henüz belli olmamıştı. Ama kesin olan bir şey var, 31 Mart akşamından bu yana mazbata verilmediyse ve AKP iktidarı sonuçları kabul etmediyse de zafer muhalefetin elindedir. Yasal süreç her ne şekilde sonuçlanırsa sonuçlansın mesele o zaferin elden bırakılıp bırakılmamasındadır. Seçim sürecinin iktidar lehine işleyen bütün adaletsizliklerine rağmen, iktidarın belirlediği kurallar içerisinden imkânsız görünen bir şeyi başararak onu seçimlerde alt eden muhalefet, 16 gün süren uzatmalara rağmen oyların çalınmasına da müsaade etmedi. Mevcut durum ne 7 Haziran seçimleri ile ne de 16 Nisan referandumu ile ne de hile ile muhalefetin elinden çalınmış uluslararası alandaki diğer örneklerle kıyaslanabilir. Kazanılmış bir seçimin yarattığı meşruiyet, özgüven ve motivasyon; seçim sonuçlarının tanınmaması durumunda muhalefete her türlü araçla karşı koyma şansı tanımaktadır. Bundan önceki görece başarılı seçim süreçlerinin ve Gezi Direnişi / Haziran İsyanı sürecinin ötesine taşınan bir meşruiyet söz konusudur.

***

Tek mesele meşruiyet değil elbette. Muhalefetin sergileyeceği direnişin şansı da yüksektir. Muhalefet cephesi birleşik olmasa bile bu aşamada ortak hareket etme eğiliminde, iktidar cephesi ise dış desteği, iç bütünlüğü, yönetme yeteneği ve çözüm kapasitesi açısından oldukça tartışmalıdır. Bir tarafın birliği diğer tarafın parçalılığının, bir tarafın atakta olması diğer tarafın savunma pozisyonunda kalmasının koşuludur. Muhalefet ortak hareket zeminin ve sürekli atakta olmalıdır.

***

Bu süreç aynı zamanda moral ve motivasyon üstünlüğünün de muhalefete geçtiği bir süreç olarak yaşanmaktadır. Toplumsal muhalefet örgütlerinin yıllardır biriktirdiği ancak 7 Haziran seçimleri sonrası kontrgerilla terörü ve OHAL koşullarında hareketsiz hale gelen ancak potansiyel olarak ortadan kalkmayan enerjisi yeniden harekete geçme eğilimindedir. Belediye çalışanları ile sınırlı olmayan biçimde emekçilerin uzaklaştıkları sendikal harekete geri dönüş eğilimleri, şimdilik seçim sonrası yerel buluşmalar şeklinde de olsa sokağa çıkma eğiliminin yeniden canlanması, seçim kazanan partilerle sınırlı olmamak üzere muhalefet örgütlerinin hatırlanması yönünde olumlu işaretler belirmekte ve bu da ülkenin bir yere kaybolmayan ve AKP’nin sandıkta alt edilmesinin temelinde yatan muazzam direniş potansiyel enerjinin akacak mecra arayışına işaret etmektedir. 1 Mayıslarda her yıl o yılın toplam mücadelesinin birikimi yansır, bu kez çeyrek asırlık bir hesabı kapatmak için meydanlara çıkılacaktır. Önderlik etmesini, örgütlemesini bilene çabasını karşılığını alacağı çok iş çıkmaktadır.

***

Peki 31 Mart sonrası mücadelenin ekseni ne olacaktır? Muhalefetin öne çıkan adaylarının kimliğine ve söylemlerine bakarak değil ana çatışma eksenlerine bakarak bir şeyler söyleyebiliriz. Sermaye hala Tayyip Erdoğan’ı destekleme eğilimindedir. Sermayenin istediği “güçlü yürütme” Erdoğan’ın merkezi iktidarıdır. Merkezi iktidar orada ancak kentleri ve dolayısıyla kapitalist işleyişin en kritik aşaması olarak değerin gerçekleşme sürecinin en önemli unsuru kentleri elinde tutan belediyeler Erdoğan’ın karşısında… Merkezi iktidarla yerel iktidarlar arasındaki bu gerilim, her ikisi de sermaye politikalarının farklı versiyonlarını izleme iddiasındaki politik aktörler arasında yaşansa bile, sermaye yanlısı politikalara karşı çıkan sol güçlerin istifade edebileceği bir çelişkiler alanı da yaratacaktır. Rejim krizi burada yaşanacaktır. Merkezi iktidar ve yeni kurulmak istenen rejimin kentlerin yönetiminin muhalefette olmasına tahammülü yoktur. Bu tahammülsüzlük ya merkezi iktidarın da değişimine ya da yerel iktidarların merkezi iktidar tarafından gaspına uzanan bir çatışma sürecini de tetikleyebilir.

***

AKP iktidarı, sınıfsal dışlamayı, kültürel-politik dışlama ile birleştirmiş, ezilenlerin bir bölümü çifte dışlama yaşamaya başlamıştır. Ancak bu sınıfı bölme biçimi, bir tür gerekliliktir de. Yerel seçimlerden kazanımla çıkan düzen içi muhalefet, sermaye politikalarına karı çıkmadan en azından kültürel-politik dışlamayı giderme iddiasındadır. Bu elbette yeterli değildir. Ne var ki yağma politikaları sınıfı bölmeden gerçekleştirilememektedir. Sermayenin yağmacı ve dışlayıcı yapısı ile AKP’nin 31 Mart’ta artık dur denilen yönetme biçimi arasında ciddi bir uyum söz konusudur. Burada belediyeleri AKP’nin elinden alan muhalefet açısından “iyi belediyecilik”, “tarafsızlık” iddiasını sermaye politikalarını işleterek korumak da zor görünmektedir. Bu uyumsuzluğun yaratacağı çelişkiler sol güçlere, emek güçlerine, kent savunucularına, doğa savunucularına önemli müdahale imkanları sunmaktadır. *** Kent pek çok yönüyle sınıfsal ve politik mücadelenin adresi olacaktır. Parlamenter siyaset araçlarının baskın olduğu ve solun, sokak siyasetinin oldukça etkisiz kaldığı bu yerel seçim sürecinin ardından toplumsal muhalefet etkili varlık gösterebileceği yeni bir düzleme adım atmıştır. Peki hangi rotada? O rotayı görmek için Gezi’den bugüne uzanan yola; sınıf çatışmasının ve politik iktidar çatışmasının alanı olarak kente bakmakta fayda vardır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yeni yıla girerken iki dikkate değer olay meydana geldi: Yalova’da DAİŞ terör örgütüyle polis güçleri arasında 7 saat süren bir...

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

Eşitlik dediğimiz sadece takvimde ve saatlerde sanki. Dün gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde herkes aynı saniyeyi yaşadı ancak herkes aynı yıla...

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10...

Kürt’ün yegâne talebi, iktidar sözcülerinin yeni söylemi

Yazar: Bedri Adanır
31 Aralık 2025

DEM Parti İmralı heyetinin Önder Apo ile yaptığı son görüşme 2 Aralık günü gerçekleşti. Neredeyse bir ay önce. Ondan önceki...

Toplumsal apoptozis: Sosyalist mücadele ile erkek egemenliğini öldürmek

Yazar: Reyhan Hacıoğlu
31 Aralık 2025

Tıbbî-biyolojik bir olgu olarak apoptosizin toplumsal bünyede işler kılınması ancak komünlerle mümkün olacaktır. Kendini tanrı ilan eden iktidarlarla her türlü...

Merkezsiz Ortadoğu’da yeni bir merkez arayışı

Yazar: Heval Elçi
31 Aralık 2025

Demokratik entegrasyon; bir toplumun ya da halkın kimliğini inkâr etmeden, onu eritmeden, yok saymadan; tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini tanıyarak,...

Sonraki Haber

Ermeni çobanların mavi tanrısı-Hüseyin Kalkan

SON HABERLER

Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası: Hüseyin Aykol

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

Özgür Basın’ın hocası Hüseyin Aykol’u kaybettik

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Dêrsim’de kültür hala sahnesiz

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Amed’de yeni yıl kutlaması

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
31 Aralık 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır