• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
7 Nisan 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Saklanmış kimlikler…-Gábor János Billay

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
24 Nisan 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Çocukken her mezarlığa gittiğimizde, ziyaret ettiğimiz kabrin üstündeki çiçeklerin yanına hep küçük bir taş bırakırdım. Bunun nereden ya da ne anlamına geldiğini bilmiyordum. “Muhtemelen herkes böyle yapıyor” diye düşünüyordum. Bir gün o çok meşhur Schindler’in Listesi filmini izledim. Fragmanında Alman iş insanının kurtardığı Yahudiler ve onların evlatları, torunları Schindler’in kabrine birer birer taş bırakıyordu. Yanımdakilere sordum, “Neden Yahudiler böyle yapar?” diye.

Aldığım cevap ise kafamı karıştırdı. Kabre taş koyma Yahudilerin en eski adetlerinden biriymiş. Buna, anlam veremedim. Ailem beni Proteston bir Macar olarak yetiştirmişti. Kafamda deli gibi sorular… Birkaç gün sonra babaanneme gidip, “Bizim Yahudilerin adetleriyle ne ilgimiz var?” diye sordum. Babaannem de bana, “Bırak daha çocuksun; ama belki bir gün anlatırım sana” dedi. İnat ettim ve öğrenmek istediğimi söyledim. Ancak, babaannem hüzünlü bir şekilde beni evime yolladı. Seneler geçti. Bir gün elime bir kitap aldım. Kapağında büyük Davut Yıldızı vardı. Şüphelendim. Babaannem, “Bırak o kitabı, daha çocuksun sen!” diyerek alelacele elimden aldı kitabı.

Ancak ben ısrarcıydım, direnmeye devam ettim. Davut Yıldızlı kitabın ve kabrin üstüne bırakılmış taşların anlamını öğrenmek istedim. Bu kez öğrenmekte kararlıydım, bırakmadım peşini. Babaannem de benden daha fazla gizleyemeyeceğini düşünmüş olacak ki, başladı anlatmaya. Babaannem ailesinin Yahudi kökenli olduğunu açıkladı. O günden bugüne konuşmadı, konuşamadı…

Her sorduğumda ise, “Anlattım bunları zaten sana” diyerek lafı ağzıma tıkardı. Babaannem ölmeden önce geçmişini yaktı. İbranice yazılmış dergileri, kapak sayfasında Davut Yıldızı bulunan kitabı ve benden ısrarla sakladığı ve görmediğim her şeyini birer küle dönüştürdü. İzleri kalmadı. Geçmişini tamamen sildi. Bu durumda olan tek kişi ben değildim tabi. Binler, belki on binler benim gibi “tesadüfen” öğrendi Yahudi olduğunu. Belki de ben şanslıydım geçmişimi öğrenebildiğim için; ancak binlercesi hala öğrenemedi. Bir gün o “yok edilen” geçmişimi öğrenmeye karar verdim.

Başladım araştırmaya. Elime bir tek doğum belgesi geçti. “Demek ki bizim de bir geçmişimiz var” diye çok sevindim. Belge, küçük bir kasabanın Yahudi bir cemaatine aitti. Çok heyecanlanmıştım ve o kasabaya gidip sinagogu ziyaret edeceğim diye kendime söz verdim. Tarihin o karanlık günlerinde yok olmuş atalarıma saygımı ancak bu şekilde gösterebilecektim. Kasabaya vardığımda gidecek bir sinagog yoktu. Holokosttan sonra belediyeye devredilmiş ve depo olarak kullanılmış.

Yıllar sonra bina kullanılamaz hale gelince depoyu boşaltmışlar. Bakımsız kalan bine çökünce yerine de otopark yapmışlar. Kasabanın şimdiki sakinleri, ne o çoktan yok olmuş sinagogu ne de bir zamanlar orada yaşayan Yahudileri bilmezler. Oraya dair tek hatıra kalmadı. Yıllar geçti. Silinmiş geçmişimi, büyüklerimizin saklanmış kimliğini arkama bırakıp Türkiye’ye geldim. Farklı bir toprak, farklı bir kültür, farklı bir dil… Her şey çok farklıydı burada. Daha sonra biriyle tanıştım. O da dedesinin “tesadüfen” Ermeni olduğunu sonradan öğrenmiş. Ona da 18’inci yaş gününde anlatmışlar Ermeni olduğunu.

Anneannesi ölmeden önce Ermeni şarkıları söylemeye başlamış. Ve daha sayılabilecek o kadar çok hikaye var ki… Hepsi benzer. Saklanmış kimlikler, devredilmiş ibadethaneler, tarihten ve hafızalardan silinmiş bir geçmiş. 1915 ve 1945’te neler oldu ben bilemem, yaşamadım o günleri ve olayları. Zaten o dönemi anlatabilecek kişiler de kalmadı. Tek bildiğim şey, Doğu Avrupa’nın geçmişinden Yahudileri nasıl sildilerse, bu topraklardan da Ermenileri öyle sildiler.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Kürdün kolektif hakları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Devlet aklı Amara’da, genel olarak Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de ortaya çıkan görüntüyü sindiremedi. Önder Apo’nun doğum gününün kutlanması hâlâ kabul...

Hangi anti-emperyalizm

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İran halkı 2009’dan bu yana molla rejimini protesto ediyor. Sol ve anti-emperyal çizgi ise o zamandan beri İran’daki protestolara şüpheyle...

Sermaye-siyaset-yargı üçgeninde işçi katliamları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İş cinayeti davaları, sermaye-siyaset-yargı üçgeninde cezasızlığın üretildiği sınıfsal ve politik davalardır. Bir yanda emek sömürüsüne dayalı sistemin temsilcileri, diğer yanda...

Kürdün yeniden doğuş günü

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Kürdistan’ın dört parçasındaki her kazanım bu önderliğin yürüttüğü mücadele ortamında var olmuştur. Bu önderliğin mücadelesinin Ortadoğu ve dünyada yarattığı Kürt...

tarihsel filistin’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

işgal gücü sistematik biçimde ateşkes anlaşmasını ihlal ediyor, aynı sırada kahire’de anlaşmayla ilgili görüşmeler sürüyor. o arada gazze’de insani kriz...

Yeni bir 4 Nisan zamanı, yeni bir doğuş buluşması

Yazar: Yeni Yaşam
6 Nisan 2026

“Bahar geldi arkadaşlar, yoncalar biçilecek Liderlerin en güzeli ÖCALAN bir çiçek Düğün dernek içinde ÖCALAN, Halfeti’ye gelecek.” Bu şiiri İmralı...

Sonraki Haber

Ülkede durum üzerine kısa notlar-Hüseyin Kalkan

SON HABERLER

Kürdün kolektif hakları

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Zindanlar bu ülkenin kanayan yarası

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Hangi anti-emperyalizm

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

55 yıl geçti, eşitlik gelmedi: Romanlar hâlâ dışarıda

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Maden ihaleleri ve değişen yönetmelikler

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

‘Ne ABD-İsrail, ne İslam Cumhuriyeti’

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

İki hikâye, yarım kalan umutlar

Yazar: Yeni Yaşam
7 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır