• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
20 Mart 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Emek-Ekonomi

Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu

6 Mayıs 2019 Pazartesi - 02:52
Kategori: Emek-Ekonomi, Manşet

Et fiyatlarındaki artışın öne çıktığı bugünlerde gözler Türkiye’deki hayvancılık, yetiştiricilik merkezlerine çevrildi. Önde gelen merkezlerden Van’da, yayla yasakları ve askeri bölge uygulamaları nedeniyle küçükbaş hayvancılık her yıl daha da geriliyor. Van’da 2018 yılında büyükbaş hayvan sayısı önceki yıla göre yüzde 4.7 azalış göstererek 177 bin 346 baş oldu. TÜİK verilerine göre, kentteki hayvan sayısında son yıllarda en büyük artış, Kürt sorununda çözümün konuşulduğu 2013 ile 2014 yıllarında yaşandı. Alım gücünün azalması nedeniyle de hayvan alım satımı neredeyse durma noktasına geldi. Mezopotamya Ajansı’ndan Müjdat Can’a konuşan Hayvan Pazarı’ndaki besiciler de buna dikkat çekiyor. Besiciler, hayvancılığa teşvik edilmesi için desteklenmesi gerektiğini ve yayla yasaklarının kaldırılmasını istedi.

Her yıl geriliyor

Ekonomik krizden dolayı alım ve satımın olmadığını belirten besicilerden Hamza Aslan, işlerin her gün daha da kötüye gittiğini söyledi. Aslan, “Krizden dolayı her şeye zam geldiği için kimse hayvan da alamıyor. Bunun sebebi ekonomik krizden başka bir şey değildir. Geçen yıl bir kuzu bin TL’ye alınırken bu yıl bin 500 TL civarında. Bu nedenle havyan satışı olmuyor. Her gelen yıl diğer yıllardan daha kötü” dedi. Gelinen noktayı devletin izlediği politikaya bağlayan Hikmet Aslan adlı 20 yıllık besici de, “Hayvanlarımızı yaylalarda beslememize izin vermiyorlar. Neredeyse tüm yaylalar yasaklı hale getirildi” diye konuştu. Ebubekir Çelik adlı besici de, hayvancılığın önündeki devlet engelline dikkat çekerek, “Karakol, belge olmadan hiçbir hayvanın geçişine izin vermiyor. ‘Hayvanın sağlık raporunu getir’ diyorlar. Hayvanın piyasası güzel ama istediğimiz yere giriş-çıkış yapmamıza izin vermiyorlar. Sağlık raporu da pahalı olduğu için büyük sıkıntı yaşıyoruz. İsteğimiz; yayların artık serbest olması, hayvanların kayıt işlemlerini de köy muhtarları tarafından yapılmasıdır” dedi.

Korku içinde

Hayvancılığın en kötü günlerini yaşadığını dile getiren Mehmet Aslan ise, şunları söyledi: “Yaylalara gittiğimizde de çok fazla baskı görüyoruz. Devletin kendisine, tüm yayla ve köylerin neden boş olduğunu sorması gerekiyor. Devlet iki çoban bile bir araya gelse onlara ‘terörist’ gözüyle bakıyor. Binlerce köy boşaltıldı ama insanlar korkudan köylerine gidip hayvanlarını dahi besleyemiyorlar.” Mehmet Aslan’ı sözlerini teyyid eden Hikmet Aslan, yaylara gittiklerinde çoban ve koyunların 24 saat İHA’larla takip edildiğini bunun da korku ve tedirginlik yarattığını söyledi.

Aynı gün çoban vuruldu

Aynı gün Yüksekova’da çobanlık yapan beş çocuk babası Sertip Şen’in askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanması, askeri alanmasına karşın Şen’in kan kaybından ölmesi, besicilerin korkularını doğruluyor.

En fazla küçükbaş Van’da

Et fiyatlarındaki artışın öne çıktığı bugünlerde gözler Türkiye’deki hayvancılık, yetiştiricilik merkezlerine çevrildi. Önde gelen merkezlerden Van’da, yayla yasakları ve askeri bölge uygulamaları nedeniyle küçükbaş hayvancılık her yıl daha da geriliyor. Van’da 2018 yılında büyükbaş hayvan sayısı önceki yıla göre yüzde 4.7 azalış göstererek 177 bin 346 baş oldu. TÜİK verilerine göre, kentteki hayvan sayısında son yıllarda en büyük artış, Kürt sorununda çözümün konuşulduğu 2013 ile 2014 yıllarında yaşandı. Alım gücünün azalması nedeniyle de hayvan alımsatımı neredeyse durma noktasına geldi. Mezopotamya Ajansı’ndan Müjdat Can’a konuşan Hayvan Pazarı’ndaki besiciler de buna dikkat çekiyor. Besiciler, hayvancılığa teşvik edilmesi için desteklenmesi gerektiğini ve yayla yasaklarının kaldırılmasını istedi. Her yıl geriliyor Ekonomik krizden dolayı alım ve satımın olmadığını belirten besicilerden Hamza Aslan, işlerin her gün daha da kötüye gittiğini söyledi.

Aslan, “Krizden dolayı her şeye zam geldiği için kimse hayvan da alamıyor. Bunun sebebi ekonomik krizden başka bir şey değildir. Geçen yıl bir kuzu bin TL’ye alınırken bu yıl bin 500 TL civarında. Bu nedenle havyan satışı olmuyor. Her gelen yıl diğer yıllardan daha kötü” dedi. Gelinen noktayı devletin izlediği politikaya bağlayan Hikmet Aslan adlı 20 yıllık besici de, “Hayvanlarımızı yaylalarda beslememize izin vermiyorlar. Neredeyse tüm yaylalar yasaklı hale getirildi” diye konuştu. Ebubekir Çelik adlı besici de, hayvancılığın önündeki devlet engelline dikkat çekerek, “Karakol, belge olmadan hiçbir hayvanın geçişine izin vermiyor. ‘Hayvanın sağlık raporunu getir’ diyorlar. Hayvanın piyasası güzel ama istediğimiz yere giriş-çıkış yapmamıza izin vermiyorlar. Sağlık raporu da pahalı olduğu için büyük sıkıntı yaşıyoruz. İsteğimiz; yayların artık serbest olması, hayvanların kayıt işlemlerini de köy muhtarları tarafından yapılmasıdır” dedi. Korku içinde Hayvancılığın en kötü günlerini yaşadığını dile getiren Mehmet Aslan ise, şunları söyledi: “Yaylalara gittiğimizde de çok fazla baskı görüyoruz. Devletin kendisine, tüm yayla ve köylerin neden boş olduğunu sorması gerekiyor. Devlet iki çoban bile bir araya gelse onlara ‘terörist’ gözüyle bakıyor. Binlerce köy boşaltıldı ama insanlar korkudan köylerine gidip hayvanlarını dahi besleyemiyorlar.” Mehmet Aslan’ı sözlerini teyyid eden Hikmet Aslan, yaylara gittiklerinde çoban ve koyunların 24 saat İHA’larla takip edildiğini bunun da korku ve tedirginlik yarattığını söyledi. Aynı gün çoban vuruldu Aynı gün Yüksekova’da çobanlık yapan beş çocuk babası Sertip Şen’in askerlerin açtığı ateş sonucu yaralanması, askeri alanmasına karşın Şen’in kan kaybından ölmesi, besicilerin korkularını doğruluyor. EKONOMİ SERVİSİ

EKONOMİ SERVİSİ

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

FilmAmed belgesel günleri başlıyor

Sonraki Haber

ABD’den Türkiye’ye Kıbrıs tepkisi

Sonraki Haber

ABD'den Türkiye'ye Kıbrıs tepkisi

SON HABERLER

Amed, İstanbul ve İzmir Newrozlarına çağrı: Temel talep özgürlük

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Köylerde halk Newroz ateşi yakmaya hazır: O ruhu ve ateşi hiç söndüremediler

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Hanönü’ndeki bakır ocağı genişletiliyor

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Süresiz açlık grevindeki tutsak 42 kiloya düştü

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

İstanbul Newrozlarının tanığı: Baş eğmeyen bir kitle vardı, büyük bir direniş gösterildi

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Tebriz’de 13 Besic üyesi öldü, 18’i yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Motorine zam: Bazı kentlerde 70 liranın üzerine çıktı

Yazar: Yeni Yaşam
20 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır