• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Gorki’nin Anası, Kürdün Anası-Kenan Kırkaya

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

“Ya! Demek öyle, Pavel!”? Delikanlı halkın iyiliğini isteyenlerden sözediyordu. Doğruyu ektikleri için hayata düşman olanlarca vahşi hayvanlar gibi kovalanan, hapse atılan, zindana tıkılan kimselerden…
(Ana) Hıçkırdı. “Mahvedeceksin kendini!” diye ekledi. Pavel kalkıp birkaç adım attı odanın içinde.

“İşte, ne yaptığımı, nereye gittiğimi biliyorsun şimdi. Her şeyi anlattım sana… Yalvarırım anne, eğer beni seviyorsan tutma beni!..” Anası: “Canım yavrum!” diye haykırdı. “Bana hiç bir şey söylemeseydin daha iyi olurdu belki!”
(…)

Hüzünlü hüzünlü ekledi. “Gittikçe zayıflıyorsun…” (…) “Nasıl istersen öyle yap, sana engel olmam. Senden bir tek şey istiyorum: İnsanlardan sakınmak gerek. İnsanlar birbirlerinden nefret ediyorlar! Açgözlüdürler, çekemezler. Kötülük etmekten mutluluk duyarlar. Sen onlara gerçek yüzlerini göstermeye, onları yargılamaya başlarsan sana kin bağlarlar, mahvederler seni!”

Pavel, kapının yanında ayakta duruyor, bu acı sözleri dinliyordu. Gülümsedi: “İnsanlar kötüdürler, evet. Ama ben dünyada doğru bir şey olduğunu öğrendim öğreneli, onlar daha iyi görünüyorlar!”
(…)

Nataşa sözünü bitirince, Pavel ayağa kalkıp serinkanlılıkla sordu: “Bizim istediğimiz, karnımızı tıkabasa doyurmak mı yalnız?” Ve üç erkeğin yüzüne bakarak kendi sorusunu kendisi yanıtladı:

“Hayır! Boğazımızı sıkanlara, gözlerimizi kapatanlara göstermeliyiz ki, biz her şeyi görüyoruz; yalnızca yemek değil, yaşamak da istiyoruz, yaşama lâyık yaratıklar olarak yaşamak!”

Gorki’nin bundan 113 yıl önce 1906 yılında kaleme aldığı Ana romanındaki hikaye böyle başlıyor.

Eşinden dayak yemiş, itilip-kakılmış, eşini kaybettikten sonra tek umut sarıldığı oğlunun mücadeleye atılmasına, sosyalizmle buluşmasına, işçi önderliği yapmasına tanıklık eden, önce oğlunu engellemeye, girdiği bu tehlikeli yoldan vazgeçirmeye çalışan ancak daha sonra onun yolunda giden, o çok korktuğu devletin kaba gücünü karşısına dikilen Pelageya’nın hikayesine odaklanıyor Ana romanı.

Romanın karakterlerini değiştirip örneğin Sandrin’in yerine Ardıl’ı, Leyla’yı ve binlerce direnişçi kadını, Pavel’in yerine Ferhat’ı, Zeki’yi, Yaşar’ı Muhammed’i, Diyadin’i ve binlerce açlık grevcisini tek yazdığınızda; Pelageya’nın yerine, Sakine, Aysel, Merdiye, Nezahat, Afiye, Nûrê, Nafiye, Hewlet, Sultanî, Ayşe, Medîne gibi binlerce beyaz tülbentli gerçek karakteri yazdığınızda hikayenin aslında ciddi bir değişlik olmuyor. Hatta Gorki’nin Ana romanındaki Çarlık Rusyası’nın uyguladığı devlet şiddeti, Kürt anasının bugün yaşadığı devlet şiddetinin yanında masum kalıyor.

Gorki, 1 Mayıs alanında oğlundan geriye kalan Kızıl Bayrağı dalgalandıran Pelageva’ya, “Yallah kocakarı” diyen çar subayının anayı coplatmasını, hikaye için olsa bile hayal edememişti. Oysa Kürt analarına sadece “yallah kocakarı” denilmedi, Gebze’de, Diyarbakır’da bu analar coplandı, yerlerde sürüklendi, hakarete maruz kaldı, küçük düşürüldü. ‘Cahil’ denilerek alay edildi.

Ezilenlerin, mücadele edenlerin, devrimcilerin hikayeleri ortaktır. Tıpkı karşısında mücadele ettikleri egemenlerin birbirine benzemesi gibi.

İşin aslı hikayelerin ortaklığıdır. Pelageya’nın devrimcilerin kendi evinde yaptığı toplantıda ilk kez duyduğu ‘Sosyalizm’ sözcüğüyle yaşadığı sarsıntıyı, coşkuyu, Kürt anneleri kendi inançlarını, kutsallarını, hayat gayelerini “sosyalizmde ısrar insanlıkta ısrardır” sözlerini harmanlayarak yaşıyor.

Hikayelerin kötü karakterleri de neredeyse hiç değişmiyor. Dün Pelageya’ya “oğlunu bu işlerden vazgeçir, kendinizi mahvedeceksiniz” diyen, “konu komşu, eş-dost, akraba-hısım”ların rolünü bugün devlet yerine annelerin evlatlarına seslenen kesimler üstlenmiş durumda.

Analar aynı ana, kaygıları, korkuları, cesaretleri evlatlarının peşinden gitmeleri ve dünyayı ayağa kaldırmaları, gerçeği ve hakikati kuşanarak özgürlüğün yaratıcısı olmaları arasında muazzam benzerlikler var. Çünkü hayat, hikayelerin toplamından oluşuyor.

Gorki’nin anası Pelageya meşhur, dünya tarafından tanınıyor, dünya klasik edebiyatının baş yapıtlarından. Kürdün anasının yaşadığı hikaye onlarca Ana romanına malzeme olacak bir gerçeklik olmasına rağmen kimsesiz, yalnız ve kuşatılmış. Kürdün de anasının da romanı henüz yazılmasa bile kendi romanlarını yaşıyorlar. Hem de anı anına büyük mücadeleler ve zaferlerle. Analarımızın mücadelesine tanığız, zaferlerine de tanık olduk, oluyoruz. Tarih de onların mücadelesini mutlaka yazacaktır.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında KESK, darbe gerekçesiyle ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ve Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla...

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Sonraki Haber

Rüyaların kenti Halep karanlıklar içinde-Nihat Kaya

SON HABERLER

Kanîreş Festivali konserle sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Kürt halkıyla dayanışmanın simge ismi Benny Gustafsson yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Demokratik bir eşik: Entegrasyon I

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Tünele girmeden önceki son ışık

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Tepeden tırnağa bir örtbas düzeni

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır