• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
6 Ağustos 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Andımız sömürüsüz yaşamdır! – Aziz Ferman

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de emek verenlerin, ekmek uğruna canlarını yitirmediği bir gün dâhi geçmiyor. Bu durum ‘Neler oluyor Türkiye’de?’ sorusunu her an sormamıza ve bunun üzerine kafa yormamıza neden oluyor. Cevabı ise bir o kadar düşündürücü ve de trajik.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaşanan işçi ölümlerinin ardından gelişen tepkilere cevaben söylediği ‘öleni an, mücadeleye devam’ sözü tarihin sömürü ve sınıflı yaklaşımına tekrar ayna tutuyor. Ve belki de bu söylem paralı kölelik sistemini daha çok derinleştirerek ve daha da büyüteceğinin zemini oluyor. Özcesi; paranızı veriyorsak, ekmek alabiliyorsanız ve hala yaşayabiliyorsanız neden daha fazlasını istiyorsunuz demek istiyor. Mücadeleden kasıt ses çıkarmadan ölene kadar çalışmaktır. Bu sözleriyle aynı zamanda ne yaptığını, neye hizmet ettiğini, kime kazandırdığını, doğaya insanlara ne kadar zarar verdiğini düşünme! ve de yanında yaşamı örmek isterken can verenleri sadece anarak yetin demektedir. ‘An’ yani ağla sızla ve sus daha fazlasına kalkışma. “Gezi benzeri olaylara asla izin vermeyeceğiz” derken pratik politikasını da bu söylemler üzerine inşa etmektedir. İnsan canının hiçbir şeye tekabül etmemesi, doğa katliamları, ekolojik dengesizlikler ve en önemlisi de sınırsız sömürüyü ifade edecek tek cümle; ‘öleni an, mücadeleye devam’dır. Bu cümle bile başlı başına var olan devlet daha doğrusu iktidar stratejisini en somut şekliyle ortaya koymaktadır. Yıllardır yaşanan işçi ölümleri, doğa talanı ve insan sömürüsünü anlamak için bir soru soruyoruz: ‘Türkiye’de ne oluyor?’ Cevabını ise hızla ve tüm çıplaklığıyla yaşamda buluyoruz: “Sınırsız sömürü ve gasp.”

Ülkede yaşanan bu sorunlar her iki uç arasında gidip geliyor. Bir yandan var olan iktidar politikaları sebebiyle ölümlerin bile olağanlaştığı sömürgeci düşünce tarzı diğer yandan da güvencesiz çalışmanın bir hak ihlali, insanlık ayıbı olduğu gerçeği ile ortada duran emekçilerin ahlaki-politik mücadelesi. Birbiri ile kesinlikle uzlaşmayacak ve uzlaşılmaz olan iki uç düşünce ve yürütülen hak mücadelesini bastıran, yok sayan ve anlamsızlaştıran bir sistem var. Daha dün Kocaeli’nde muhtemelen yol parası olmadığı için bayrama gidemeyen ve kirasını ödemeyecek durumda olduğu için de fabrikada kalmak durumunda olan dört işçi, yanarak can verdiler. Bu ölümlere yenileri eklenecek mi bilemiyoruz, fakat yaşanan daha nicelerini biliyoruz.

Yerleştirilemediği için canına kıyan öğretmen adaylarını, çocuğunun istediği şeyleri alamadığı için intihar eden babaları, kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı için suya atlayarak can verenleri, Suruç’ta evine dönerken polisler tarafından taranan işçileri, Ankara’daki mitingde barış istemek için alanlara çıkan emekçilerin içlerinde patlayan bombaları ve somadaki maden patlamasında yitiren 307 canı da biliyoruz. Peki, bu duruma daha ne kadar deyim yerindeyse ‘mücadeleye devam’ ederek cevap olabileceğiz, işte bu büyük bir muammadır. Doğru yol olarak gösterilen bu ‘mücadele’ daha birçok canı alacaktır, bu mücadele tarzıyla da dün yaşananlar bugünümüzü ve yarınımızı da belirleyecektir. Fakat gerçekten mücadele edenlerin; 1 Mayıs 1977’de direnerek alana girenleri, gezi protestolarında günlerce direnenleri ve en son Türkiye’de yaşanan tüm haksız ve hukuksuzluklara karşı direnen açlık grevi direnişçilerini de bilmekteyiz. Bu nedenle doğru mücadele mutlaka doğru sonuca götürecek gerçeğinin bize gösterdiği sonuçlarla da var olan sistemi kabul etmemenin en doğru yol olduğunu da görmekteyiz

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Hukuki güvence ihtiyacı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Türkiye’de Kürt sorunu etrafında yürütülen tartışmalar, tarihsel süreç boyunca dönemsel iklim değişikliklerine, siyasi retoriklere ve geçici yumuşama adımlarına sıklıkla sahne...

Çerçeve yasa ve tarihsel eşik

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tarih, kimi zaman uzun dönemlerin biriktirdiği çelişkilerin kısa zaman dilimlerinde açığa çıktığı eşiklerden ilerler. Gelinen her eşik aynı zamanda tarihsel...

Cenevre’de başka türlü bir ev

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Burada ısrarla, kooperatifler, komünler ile ilgili şeyler yazdığımda bazı arkadaşlar, nedense bunu sadece mesela tarıma ilişkin gibi şey gibi görüyor...

Üçüncü kutbun yeniden inşası

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Erdoğan rejimi, AKP-MHP-Ergenekon/Gladio ekseninde, faşizm istikametinde seyretmekte olan bir “Kutsal İttifak”tır. Erdoğan, iktidarının ilk on yılında takip ettiği muhafazakâr-liberal söylemi...

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bu yazıyı yazdığım sırada Çerçeve Yasa’nın metni henüz açıklanmamıştı ve açıklandıktan sonra partilerin, özellikle Yeni Parti’nin nasıl bir tutum alacağı...

Temmuz ayı enflasyonu artarken, ücretlerdeki erime sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Temmuz ayı enflasyonu açıklandı. Artık bir klasik haline dönüşen bir gerçek var: TÜİK, ENAG ve İTO tarafından hesaplanan aylık ve...

Sonraki Haber

Eylemlerimizin temelini oluşturan kavram- Gülcan Dereli

SON HABERLER

Erdoğan Bahçeli görüşmesi başladı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

BEKSAV Eşbaşkanı Canan Kaplan tahliye edildi

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Yüksel Genç: ‘Çerçeve yasa’ silahsızlanmanın hukuki çerçevesini oluşturuyor

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Ayşegül Doğan: Siyasi ve hukuki bir inşa sürecinin ilk kapısı aralandı

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Tanrukulu’dan ‘çerçeve yasa’ açıklaması: Genel Kurul’da evet diyeceğim

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir sigara grubuna zam

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

YPJ Basın Sözcüsü: Sürece herkesten çok sahip çıkacağız

Yazar: Yeni Yaşam
6 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır