• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Mayıs 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Andımız sömürüsüz yaşamdır! – Aziz Ferman

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Türkiye’de emek verenlerin, ekmek uğruna canlarını yitirmediği bir gün dâhi geçmiyor. Bu durum ‘Neler oluyor Türkiye’de?’ sorusunu her an sormamıza ve bunun üzerine kafa yormamıza neden oluyor. Cevabı ise bir o kadar düşündürücü ve de trajik.

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yaşanan işçi ölümlerinin ardından gelişen tepkilere cevaben söylediği ‘öleni an, mücadeleye devam’ sözü tarihin sömürü ve sınıflı yaklaşımına tekrar ayna tutuyor. Ve belki de bu söylem paralı kölelik sistemini daha çok derinleştirerek ve daha da büyüteceğinin zemini oluyor. Özcesi; paranızı veriyorsak, ekmek alabiliyorsanız ve hala yaşayabiliyorsanız neden daha fazlasını istiyorsunuz demek istiyor. Mücadeleden kasıt ses çıkarmadan ölene kadar çalışmaktır. Bu sözleriyle aynı zamanda ne yaptığını, neye hizmet ettiğini, kime kazandırdığını, doğaya insanlara ne kadar zarar verdiğini düşünme! ve de yanında yaşamı örmek isterken can verenleri sadece anarak yetin demektedir. ‘An’ yani ağla sızla ve sus daha fazlasına kalkışma. “Gezi benzeri olaylara asla izin vermeyeceğiz” derken pratik politikasını da bu söylemler üzerine inşa etmektedir. İnsan canının hiçbir şeye tekabül etmemesi, doğa katliamları, ekolojik dengesizlikler ve en önemlisi de sınırsız sömürüyü ifade edecek tek cümle; ‘öleni an, mücadeleye devam’dır. Bu cümle bile başlı başına var olan devlet daha doğrusu iktidar stratejisini en somut şekliyle ortaya koymaktadır. Yıllardır yaşanan işçi ölümleri, doğa talanı ve insan sömürüsünü anlamak için bir soru soruyoruz: ‘Türkiye’de ne oluyor?’ Cevabını ise hızla ve tüm çıplaklığıyla yaşamda buluyoruz: “Sınırsız sömürü ve gasp.”

Ülkede yaşanan bu sorunlar her iki uç arasında gidip geliyor. Bir yandan var olan iktidar politikaları sebebiyle ölümlerin bile olağanlaştığı sömürgeci düşünce tarzı diğer yandan da güvencesiz çalışmanın bir hak ihlali, insanlık ayıbı olduğu gerçeği ile ortada duran emekçilerin ahlaki-politik mücadelesi. Birbiri ile kesinlikle uzlaşmayacak ve uzlaşılmaz olan iki uç düşünce ve yürütülen hak mücadelesini bastıran, yok sayan ve anlamsızlaştıran bir sistem var. Daha dün Kocaeli’nde muhtemelen yol parası olmadığı için bayrama gidemeyen ve kirasını ödemeyecek durumda olduğu için de fabrikada kalmak durumunda olan dört işçi, yanarak can verdiler. Bu ölümlere yenileri eklenecek mi bilemiyoruz, fakat yaşanan daha nicelerini biliyoruz.

Yerleştirilemediği için canına kıyan öğretmen adaylarını, çocuğunun istediği şeyleri alamadığı için intihar eden babaları, kendi ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığı için suya atlayarak can verenleri, Suruç’ta evine dönerken polisler tarafından taranan işçileri, Ankara’daki mitingde barış istemek için alanlara çıkan emekçilerin içlerinde patlayan bombaları ve somadaki maden patlamasında yitiren 307 canı da biliyoruz. Peki, bu duruma daha ne kadar deyim yerindeyse ‘mücadeleye devam’ ederek cevap olabileceğiz, işte bu büyük bir muammadır. Doğru yol olarak gösterilen bu ‘mücadele’ daha birçok canı alacaktır, bu mücadele tarzıyla da dün yaşananlar bugünümüzü ve yarınımızı da belirleyecektir. Fakat gerçekten mücadele edenlerin; 1 Mayıs 1977’de direnerek alana girenleri, gezi protestolarında günlerce direnenleri ve en son Türkiye’de yaşanan tüm haksız ve hukuksuzluklara karşı direnen açlık grevi direnişçilerini de bilmekteyiz. Bu nedenle doğru mücadele mutlaka doğru sonuca götürecek gerçeğinin bize gösterdiği sonuçlarla da var olan sistemi kabul etmemenin en doğru yol olduğunu da görmekteyiz

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Türkiye NATO’nun ‘ileri üs bölgesi’ mi oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

Önce Rusya-Ukrayna savaşı, ardından ABD’nin birçok ülkeyi tehdit eden çıkışları ve nihayet ABD ile İsrail’in İran’a saldırısıyla zirveye ulaşan, ekonomik...

1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

Savaş ve kriz sarmalı Almanya’daki egemen siyaseti ve temsil ettikleri sermaye fraksiyonlarını her zamanki yöntemlerine başvurmaya itiyor: Krizin ve militarist...

Madencinin zaferi ve 1 Mayıs

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Maden işçilerinin destansı direnişi, 1 Mayıs öncesi tüm emekçilere yeni bir moral ve güç kaynağı oldu. Önce bastıracaklarını düşündüler. İşçilerin...

140 yıl sonra 1 Mayıs’ta Dünya ve Türkiye işçi sınıfının durumu

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bundan 140 yıl önce ABD’de 13.000 işyerinde çalışan 300.000 işçi iş bırakarak sokaklara çıktı. Eylemlerinin nedeni, günde 16 saati bulan...

1 Mayıs’a doğru mücadelenin yaşamla, yaşamda kesişimi

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1 Mayıs arifesinde Doruk Maden işçileri; –açız- diye başlattığı Eskişehir’den Ankara yürüyerek gelip biber gazına rağmen sürdürdükleri direnişi tamamladılar. Aylardır...

Suriye’de neler oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Suriye hükümeti ile SDG arasındaki entegrasyon antlaşmaları bütün hızıyla devam ederken ileriye dönük bir gelişmeye de şahit olmuyoruz.  Nasreddin Hoca’nın...

Sonraki Haber

Eylemlerimizin temelini oluşturan kavram- Gülcan Dereli

SON HABERLER

Gelin duvarları birlikte yıkalım

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

Türkiye NATO’nun ‘ileri üs bölgesi’ mi oluyor?

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

Göç yollarında kadın emeği: Urfa’nın görünmeyen işçileri

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

1 Mayıs: Almanya’da sıradan bir gün

Yazar: Yeni Yaşam
2 Mayıs 2026

Avrupa’da 1 Mayıs: Norveç’ten İsviçre’ye Kürtler meydanlardaydı

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

1. Lig’de son hafta: Süper Lig’e çıkacak ikinci takım yarın belli oluyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

İsrail ordusu Lübnan’da manastır vurdu: Ateşkese rağmen can kaybı artıyor

Yazar: Yeni Yaşam
1 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır