• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Temmuz 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Türkiye’de ötekileştirme-İbrahim Sinemillioğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
12 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tarih boyunca Türkiye’de ötekileştirme yalnız devlette değil, egemen kesimde de içselleştirilmiştir. Osmanlının yönetici kadroları gayrimüslimlerin yanında Müslüman ahaliyi de hep aşağılamıştır. Taşralı sözü hep küçümseyici bir sıfat olarak kullanılmış, devletin hakim unsuru sayılan Türkler bile “Etrak-i bi idrak/idraksız Türkler” diye anılmışlardır.

2. Abdülhamit’in sarayın penceresinden bakarken hassa askerlerini teftiş eden bir paşanın “akılsız Türk” diye bir askeri aşağılamasına “paşa paşa, ben de Türküm” demesi bilinen hikayedir. 1789 Fransız Devrimi’nin yarattığı milliyetçilik hareketleri Osmanlıya ancak 19. yüzyılın sonunda gelmiş ve en son Türklere yansımıştır.

İttihat ve Terakki iktidarı ile bu milliyetçilik imparatorluğun tüm halklarına karşı bir aşağılama ve giderek yok etmeye dönüşmüş, 1915’te Ermeni ve Süryanilere karşı girişilen katliamlar bir soykırım olarak nitelendirilecek noktaya varmıştır.

Varlık vergisi, 6-7 Elül olayları da bunların devamıdır. Alevilere karşı ise özellikle Yavuz Selim’in iktidarı ile başlayan kırımlar devam etmiş, Kanuni döneminde ve daha sonra Kuyucu Murat ile sürmüş, Celali isyanlarıyla hak ve adalet peşinde koşan bu inancın sahipleri genç, yaşlı, kadın, çocuk demeden toplu kırımlardan geçirilmiş, açılan kuyulara canlı canlı atılarak katledilmişlerdir.

Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Malatya, Sivas, Roboski katliamları bu ötekileştirme ve katliamlar zincirinin Cumhuriyet dönemindeki halkalarıdır. 1937-38 Dersim Tertelesi’nden sonra arttırılan baskı ve şiddet, Alevileri ve Kürtleri bir on yıl kadar sessizliğe sokmuş, 1959’da 49 Kürt aydınına karşı girişilen tutuklama ve aylarca sorgusuz sualsiz Harbiye zindanlarında işkenceye uğratılma ile ilk Kürtlere karşı bu sindirme, asimilasyon ve yok etme faaliyetleri tekrar yürürlüğe sokulmuştur.

Tekke ve zaviyelerin yasaklanmasına rağmen Sünni tarikatlar, her dönemde faaliyetlerini ara vermeden sürdürmüşler, Alevi-Bektaşilerin bir evdeki toplu sohbetleri bile sık sık “bir gerici tarikat basıldı” şeklinde gazetelere haber olmuştur.

Demokrat Parti’nin 1950’de Alevilerin de büyük desteği ile iktidara gelmesinin yarattığı görece özgür ortam ve tarımdaki makinalaşmanın etkisiyle köylerde rençberlikle geçinen Kürt ve Alevilerin geçim/dirlik saikiyle şehir varoşlarına göç etmeleri ve bir kısmının ticaret hayatına atılması, o güne kadar onların ürünlerini ucuza alıp kendi ürünlerini pahalı satan şehirli takımı, yavaş yavaş Kürt ve Alevilerin şehirlere yerleşip esnaflık, tüccarlık, avukatlık, doktorluk, eczacılık gibi meslekleri edinmeleri sonucunda pastadan aldıkları payın küçülmesini hazmedemediler.

Bu gidiş, içten içe bir kızgınlığa, giderek düşmanlığa dönmeye başladı. İlk kez Alevilere karşı yapılan toplumsal hareket, bir tarla anlaşmazlığı bahanesiyle 1966 haziran başında Muğla’nın Köyceğiz ilçesi Ortaca beldesinde meydana geldi, bir kişinin ölümüyle sonuçlandı. İkincisi ise tam bir yıl sonra 11 Haziran’da Elbistan’da tertiplendi.

Dönemin Alevi halk ozanları Aşık Mahzuni, Aşık İbreti, Aşık Nesimi Çimen, Aşık Maksudi (Osman Dağlı) tarafından verilen bir konserin “Türklerin hassasiyetleriyle oynadığı” gerekçesiyle protesto eylemleri yapılmış, iki gün sonraki pazartesi gününün ilçenin pazarı olması ve yalnız Elbistan’ın değil, Afşin, Göksun, Sarız, Gürün, Darende, Akçadağ köylerinden gelen kalabalık grupların bulunduğu bir ortamda planlanan olaylar başlamış, yirmiyi aşkın işyeri tahrip edilmiş, biri Sünni Kürt, biri Alevi Türk ve biri de Alevi Kürt olmak üzere üç kişi öldürülmüştür.

Olaylardan sonra maalesef faillerin ortaya çıkarılmasına ilişkin doğru düzgün bir yargılama olmamış, olay basit bir “mahalle kavgası” havasında gösterilmiştir. Olaylardan sonra dönemin Maraş Valisi sonradan TBMM başkanı da olan Necmettin Karaduman tarafların önde gelenlerini Elbistan’a en yakın Alevi köyü olan Demircilik’te toplamış ve konuşması sırasında “sizinkiler de gençlerine hakim olsun, bizimkiler de” sözlerine o zaman 33 yaşında olan rahmetli ağabeyim Bektaş’ın “Vali bey siz devletsiniz, sizinkiler, bizimkiler diye ayırırsanız biz kime güveneceğiz?” demesi üzerine azarlayıp oradan uzaklaştırmıştır.

52 koca yıl geçmiş aradan. Bu yarım asrı aşkın sürede irili ufaklı yüzlerce olay yaşandı. Toplum olarak faili meçhullerle, Roboski, Maraş, Sivas, Malatya, Çorum, Suruç, Ankara Gar gibi katliamlar, Cizre, Sur, Nusaybin, İdil, Şırnak gibi şehirlerin topa tutulması, onu aşkın şehrin taş taş üzerinde bırakılmamasınca bombalanması, bodrumlarda dumanla öldürülenler, naaşları günlerce sokakta bekletilenler, zırhlı araç arkasına sürüklenenler ve “etkisiz hale getirildiler” “bire on, bire yirmi öldürdük” diye övünme vesilesi yapılanlar, hayatlarını kaybeden asker ve sivillerle birlikte yüzbine yakın canımızı kaybettik. İktidarını, savaşı sürdürmeye bağlı gören AKP yönetimi ve Kürt düşmanlığını varlık nedeni yapan payandası MHP’nin politikalarıyla Türkiye’nin ne toplum, ne de ülke olarak bükünlüğünü koruması mümkündür.

Sözüm ona adına “Millet İttifakı” dedikleri blok ile demokrasi cephesi oluşturdukları ve Kürtlerin her ne pahasına olursa olsun destek vadettikleri İYİ Parti Genel Başkanı sayın Meral Akşener’in seçim döneminde Kürtlere karşı düşmanca tavrını sürdürmesi ne denli demokrat olduklarının göstergesidir. Sayın Akşener, Sayın Erdoğan ve Bahçeli’yi geride bırakarak, Kürtlerin defolup Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan’a gitmelerini söylemelerine kızmış, “ne Kürdistanı, orası Türkmeneli’dir” diyerek Kürt düşmanlığındaki yerini ortaya koymuştur.

52 yıldır acısı unutulmayan ve her geçen gün yeni acılarla bu ötekileştermeyi bize hatırlatan katliamların önüne ancak eşit yurttaşlık temeline dayalı bir Anayasa ve demokrasi ile geçeceğimiz anlayışının toplumun tüm katmanlarına hakim olması dileğiyle, bu kirli savaşlarda hayatını kaybedenlerin tümüne rahmetler olsun.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılında KESK, darbe gerekçesiyle ilan edilen OHAL döneminde çıkarılan KHK’lar ve Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla...

Beş bin liralık canımız yok

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Erdoğan NATO için askeri harcamaları yüzde ikiden yüzde beşe çıkaracağını açıkladı. Bunun maliyeti 80 milyar dolar oluyor. NATO bile 2035’kadar...

Yeni Parti ve Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Türkiye geçtiğimiz iki yılda siyasal alanın dönüşümüne zemin hazırlayan gelişmeler yaşadı. Her siyasal gelişme yeni arayışlar, momentumlar ve yeni aktörler...

Akademide kırım

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen sonrasında ve takip eden süreçte siyaset kurumunun ve rejimin yeniden yapılandırılması bağlamında ağırlıklı olarak...

Alevi hakikat mücadelesi ve ‘Gösteri Toplumu’na karşı direniş (2)

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

Alevi inancında ritüellerin en önemli özelliği " Hak için olsun seyir için olmasın"  ilkesidir. Bu ilkenin amacı bireysel egoların yok...

Kolektif halk ekonomisi

Yazar: Yeni Yaşam
23 Temmuz 2026

‘Komünlerde, kooperatiflerde, kolektif halk ekonomisi inşa etmek’ dediğimizde, herkes, şöyle yerinden bir oynuyor. Sözü alıyor. Özgür komünlerin, kooperatiflerin, kolektif çalışmanın...

Sonraki Haber

Binlerce soru içeren bir soru!-Özgür Amed

SON HABERLER

Demokratik bir eşik: Entegrasyon I

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Çewlîg’in nefesini kesiyorlar

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tünele girmeden önceki son ışık

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Toprağı katledenler tarımı fabrikaya taşıyor!

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Tepeden tırnağa bir örtbas düzeni

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Neden KESK?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Temmuz 2026

Kanîreş Festivali konserle sona erdi

Yazar: Yeni Yaşam
24 Temmuz 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır