• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
25 Mayıs 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Van Gogh’un Orakçı’sı-Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
21 Temmuz 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Olduğundan fazla görünmeye, yaptığından fazla övülmeye başlandığında sıkıntı büyüyor. Bir mizacın yumuşaklığından, dayanıklılığın ve metanetin olmadık köklerini bulup çıkarmanın bir anlamı yok. Aynı şekilde karakterin sivriliklerini de mitlerin folklorik akıntılarına masalsı bir kahramanlık kazığı diye saplamanın tehlikelerini görmek gerek. Akıntının şiddeti her şeyi söküp götürebilir. Esasında, olduğundan fazlasının altında ezilen tek varlıktır; doğada insan dışında olmadığı şey gibi görünmeye, olduğundan fazlasını taşımaya çabalayan başka canlı türü bulunmaz. Dikkat etmeli sonuçta, doğaya alt edilir, doğayı alt ettiğine inan bile. Karaktere denk bir eylem, olduğuyla uyumlu bir yaşam, insana kendini aşmanın imkânlarını verebilir. Gerisi hayal kırıklığı, budalalığa vardırılan bir zekâ gösterisi. Nihayetinde kahraman olmaya yeltenirken gülünç olmak da var kaderde. Ne olduğumuzun ortaya çıkacağı bir an gelecektir. Taşınamayacak dramlara yatkın durmak, incinmenin şiddetini azaltabilir.

Ama hiç de öyle çokbilmiş ağızlara gerek yok, incinecek kadar değerli bir perişanlığı bile taşıyacak hali olmayanlarız. Bolca kanın üstüne az biraz ekmek kırıntısı serpiliyor ve biz mutluluktan çıldırıyoruz. Deliriyoruz, tertemiz deliriyoruz. Senin adına sunuya atlayan ve senin adına doyacak birkaç açgözlü için. Olmadık hayranlıklar, olmadık sevinç gözyaşları. Özgürlük hayali, haysiyet ve aç kalmama hakkına indirgeneli itaat ettiklerimizin hükümsüzlüğünü ilan edecek ne varsa, bizim bu hayattaki varlığımızın geçerli tek hükmünü de iptal etmeye yarıyor. Her zamankinden daha az onurlu, her zamankinden daha açız. Onlardaki ölüm ağırlığı bizi ezen kader ile işbirliği yapıyor ve parçalamayı başardığımız ne varsa yeniden birleşerek daha azimli, daha güçlü bir bütün oluşturuyor. Gizlimiz saklımız yok, gönlü geniş kanaatkârlar, içi tertemiz itaatkârlarız. Bir günahkarın gözlerine bir çocuğun gözlerinin içine baktığımız gibi bakabilir, bir yalancının peşinden, hikmetine hayatı kefil bir azizin peşinden gider gibi delice bir istekle sürüklenebiliriz

. Beyaz ve grinin ardından gelenleriz, kimsenin bakıp da boğulmak istemeyeceği o karanlık bizim rengimiz. Ona uygun olmalı tablodaki izdüşümümüz. Yüzünde bezginlik ve yorgunluk okunan, bir süre sonra kendini taşıyacak gücü de kalmayacak olan, gövdesi yaptığı işle burkulmuş yapayalnız duran kimsesizin kendini bırakmışlığı, güvensiz ve her zaman tehlikeyle baş başa olan Van Gogh’un Orakçı’sı bile değiliz. Toprağın her an onu içine çekebileceği cansız bir cisimden daha eksik, çok daha eksik ve ondan da az olan bir şey. Hummanın, sarsıntının kendisi değil, onun içinde onu duyuran ama asla görünmeyecek olan. Resminde ışığın üstüne çöküp boğmak istediği o nihai tek düşman. Hayır! Siyah, bir renktir; karanlık, başka bir şey. Olduğundan fazla görünenin bizim adımıza taşıdığına bizi inandırırken büründüğü ışıltının dibindeki her şey.

Açıkta kırk gün kırk gecelik cesetlerin oran gözetmeden dağıtıldığı bir tablo karşısına geçip de sanatın yüksek zevklerini bölüşenlerin, “zamanın aşımı değil de yıkımı olan bir ebediyeti ifşa eden” iyi beslenmiş yüzlerin övgüye iştahlı ifadeleriyle topluca göçtüğü derinlik. Kesik başlar, dökülen etler, dağılmış gövdelere bakıp birbirinin sözlerine kastetmedikleri anlamları yükleyen, yabanıl eylemlerine yabancı incelikler süren güleç yüzler… Gri beyaza öykünür, beyaz griyi gözetir, yanmış kan pıhtısındaki karanlık iki beğeniyi, iki eğilimi kendi adına birleştirir. Karşı karşıya, birbirlerine yokluklarını yansıtan iki aynanın arasındaki boşluktan bir halkın öldürülmüş çocuklarının her vakit görmeye geç kalmış oyuk gözleri. İki dünyanın ehli-kehfleri açın hasadını toplayalı, aynı yokluktan süzen onların ihanet mağlubu hep aynı kıyamet bakışları. Onların çıkar gözetmez içtenliğini keşfedeli ve bütün acılarının üzerine oturalı bir devrin tüm kurnazları, düzenbazları, gününü gün etmeye yetkili bütün zirzopları olmamış bir erdemin parıltısı, uydurulmuş bir masalın kahramanı, vücut bulmamış bir güzelliğin övgüsü, yansımamış bir cesaretin ölçüsü. Ve o muhteşem çocuklar! Onlar da Van Gogh’un Orakçı’sının, orağını sapladığı yerden fışkıran ıstırabın ürkütücü karanlık kıvılcımları…

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Hesaplaşma nasıl olacak?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Cumhuriyet tarihinde yaşanmış daha önceki hesaplaşmalara bakıldığında yeni ve çok şiddetli bir yenisine doğru politik ortam hızla akıyor. Sürece sadece...

‘Umut hakkından sosyal statüye’

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

İki yıla yakındır sürdürülen barış ve demokratik toplum projesine dair toplumda beklentilerin yükseldiği günler yaşanmaktaydı. Halkların “Süreç durdu mu, neden...

Kürtçe, savunma ve devletin yargısal inkâr hafızası -I

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

Kürtçe, mahkeme salonlarında yok sayılmış ve ‘hukuk’ dışına itilmiştir. Kısacası devlet, kurucu antlaşmada kabul ettiği dil serbestisini, pratikte olduğu kadar...

Testiyi kıran suyu elekle içmeye kalkar

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

Devlet Bahçeli’nin üst üste yaptığı ve AKP sözcüsünün de eğip büküp güya desteklediği açıklamalar haliyle siyasi ortamı karma karışık etti....

Her yerde tahliyeler erteleniyor

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

Yüksek güvenlikli cezaevlerinde mutlak bir izolasyon hâkim. Bu cezaevi açıldığından beri hiçbir arkadaş tahliye edilmemişti. Geçen ay infazların üzerinden iki...

Buğday sevinci

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

En önemlisi, bu yılın olası rekolte yüksekliği, bir ıslah çalışmasının sonucunda elde edilmiş değildir. Yağış rejimine bağımlılığı ortadan kaldıran veya...

Sonraki Haber

Kürdistan’a yönelik saldırı sadece sansür değildir-Kenan Kırkaya

SON HABERLER

Direniş sonuç verdi: Bilgi Üniversitesi kapatma kararı geri çekildi

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Nice 8 yıllara

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

İşkencenin gölgesinde batı demokrasileri

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Hesaplaşma nasıl olacak?

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Kemal Can: AKP süreci istismar ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Kürtçe’nin kutsal hafızası

Yazar: Yeni Yaşam
25 Mayıs 2026

Ali Çimen: Bir avukat ordusu sizi savunmaya hazır; cesaretli olun, çıkın ortaya

Yazar: Yeni Yaşam
24 Mayıs 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır