• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
5 Ağustos 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Manşet

Savaş aydınlarının sefaleti…

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
31 Temmuz 2019
Kategori: Manşet, Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bilindiği üzere geçen hafta Barış Akademisyenleri davasında önemli bir hukuksal gelişme yaşanmış, “Bu suça ortak olmayacağız” metni ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmişti. Anayasa Mahkemesi (AYM), “Barış için Akademisyenler İnisiyatifi” adıyla hazırlanan metne imza atan 10 akademisyenin, terör örgütü propagandası yapma suçundan cezalandırıldıkları gerekçesiyle yaptıkları bireysel başvuruda hak ihlali kararı vermişti.

Karara dair tartışmalar sürerken pazartesi günü “1071 akademisyenden, Anayasa Mahkemesi kararına karşı bildiri” başlığı ile yeni bir haber düştü ajanslara. Detayında özetle şu denmişti:

“Türk milleti adına karar vermekle yetkili kılınan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının adalete ve kamu vicdanına aykırı olmaması gerektiğine inanıyor, bu yanlış kararda imzası bulunanları kınıyoruz. Terörle mücadele ettiği için devleti suçlayan açıklamalar yapmak dünyanın hiçbir ülkesinde ifade özgürlüğü olarak değerlendirilmez.”

Malazgirt ruhu ile şahlanan 1071 kişi yetmemiş olacak ki İstanbul Üniversitesi rektörlüğü de özel bir açıklama yaptı ve Anayasa Mahkemesi’ni bu ‘skandal’ karardan dönmeye çağırdı. İstanbul Üniversitesi “Misyonu itibarıyla bilgi ve özgür düşünce üretmenin merkezi olan üniversitelerde görev yapan akademisyenler, terör faaliyetlerine karşı yürütülen bu başarılı operasyonları, ‘kasıtlı ve planlı bir kıyım, bilinçli sürgün politikası ve bölge halklarına yönelik bir katliam’ olarak adlandırarak çok büyük bir gaflet içerisinde hareket etmişlerdir” diyerek Barış Akademisyenleri’ni hedefe oturttu. Bilim ve değer üretim yeri olan üniversite, savaş çığırtkanlığına soyunmuş oldu. İyi de yaptı, aksisi ayıp olurdu!

Şimdi bu iki örnek burada dursun, başka bir örneği hatırlatmak istiyorum.

3 Şubat 2016 tarihli Sözcü gazetesinde “Vatan yoksa Üniversite de yoktur” başlıklı, 64 kişiden oluşan bir bildiri yayınlanmıştı. İmzayı atanların her biri birbirinden merdane, onlarca sıfat ve çalışma sahibi görünüyordu. Şunu demişlerdi: “Bilim insanlarının vazgeçmeyeceği iki temel ilke, gerçeğe bağlılık ve vatana bağlılıktır. ABD ve İsrail tarafından desteklenen PKK, Türkiye’yi bölmek için saldırıya geçmiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri ve güvenlik güçlerinin bu kalkışmaya karşı verdiği mücadele bir vatan savaşıdır. Bu savaşı destekliyoruz.” Özetle siz her şeyi yapın, Kürde acımayın, işin bilim ve sosyal meşruluk kısmını bize bırakın demişler.

Bu kan sevicilere tarihin belleğinden bir sayfa ile küçük bir hatırlatmada bulunmakla yetineceğim. Malum “an geçmişte, geçmiş anda gizlidir.”

***

1925’lerde Fas’ta bir savaş patlak verir. İspanyol işgalciler bir tarafa dönemin Sultan’ının baskıları bir tarafa… Tüm bunların ortasında direnişleri ile çeşitli mevziler, politik halklar elde eden bazı aşiretler, isyan grupları sömürgecileri korkutmuş olacak ki, Fransa da topa girer. Askerlerini yığar direnişçilerin üzerine. Fransa’nın bu emperyalist tutumunu deşifre etmek için bir grup aydın bir bildiri yayınlar. “Askerlere ve Denizcilere” başlıklı bu çağrı Fas Savaşı’nın durdurulmasını talep eder. Askerlere “oraya gönderilme sebebiniz onurlu bir ulusallık ile ilgili değil, ölüme gönderilme sebebiniz bir avuç kapitalistin çıkarlarıdır, cebi dolsun diyedir” diyerek seslenirler. Oradaki göreviniz “isyancılarla dayanışmaktır” diye de özellikle belirtirler.

Sen misin bunu diyen!

Hükümet hemen bu vatan hainlerine savaş açar. Sindirme, korkutma girişimleri başlar.

Yasal kovuşturma gecikmez.

Devletin bu yöneliminden güç alan ve “Devletin yanındayız, savaşı destekliyoruz” diyen onlarca aydın “Vatan Yolunda Aydınlar” başlıklı bir karşı bildiri ile demokrat aydınlara savaş açarlar. Onları vatanı sevmemekle suçlar. Dönemin savaş karşıtı aydınları nicelik olarak az da olsa sinip geri adım atmazlar, teslim olmazlar. Bu vatan güzellemecisi, savaş kaçkını aydınların bildirisine daha kalabalık bir grup olarak yeni bir bildiri hazırlarlar. İşin ucunda aydının şerefini de kurtarmak vardır artık. Bildirinin başlığı “Önce ve Daima Devrim”dir.

52 kişinin imzasını attığı bu metin L’ Humanitê’de yayımlanır. 21 Eylül 1925 tarihli bu bildiri topu taca atmadan, atağa yavaş yavaş kalkan takım gibi kurşuni sözlerini bir bir sıralar. Dönemine göre hayli cesur ve radikal olan bu metin “savaş açtığımız ve yargılama tehdidi ile karşı karşıya bıraktığımız o ilk bildiriyi açık açık destekliyoruz” ile güce tapan aydınlara ve hükümete girişirler.

Ne dediklerine değinmeden önce şu iki hususu da belirtmek gerek. Birincisi aydınlar devam eden haksız savaşı, gidişatı dehşet verici bularak; böyle bir gidişatta ezilen halkların kendi kaderini değiştirmeye, ona müdahale etmek zorunda kalmalarının meşru olduğunu belirtirler. İkincisi ise vatanın kutsanması (savaş, ölüm ile vs…) sadece boş değil aynı zamanda ölümcül, vahşi ve mideyi bulandıran bir fikirdir diyerek “Bizim için Fransa yoktur” derler.

Sömürgecilerin marifeti ile aşağılanmış ruhun isyanı olduklarını söyleyen bu aydınlar, özgürlüğe ancak devrim ile gidilebileceğini ifade ederler…

Ve sözü yavaş yavaş vatancı aydınlara getirirler.

“Vatan Yolunda Aydınlar” başlıklı bildiriye imza atan felsefeci, akademisyen, avukat, hekim, vs. kim varsa onlara şöyle seslenirler:

“Bu salaklık abidesi bildiriye imza atanlar, hepinize duyuruyoruz: Sizleri ifşa etmek ve yerin dibine geçirmek için elimizden ne geliyorsa yapacağız. Ne zaman vatandan nemalanma fırsatı çıksa kulaklarını dikip dikkat kesilen siz köpekler; tek derdiniz bu kemiğe dişinizi geçirip geminizi yürütmektir…”

***

Dün 64 bugün 1071 yarın 1453 sonra 2023 falan fistan!

Hakikatin ipi eğilip bükülebilir, ama asla kopmaz.

Bir üniversite kendi hocalarına bugün kalkıp “sözde” diyor. Tam da kendisi ‘sözde’ üniversiteye dönüşürken! Dev bir trajedi gerçekten…

Umarım tarihten onlara kalacak utancın etkileri, yaşadıkları sürece boyunlarında asılı durur.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Bu yazıyı yazdığım sırada Çerçeve Yasa’nın metni henüz açıklanmamıştı ve açıklandıktan sonra partilerin, özellikle Yeni Parti’nin nasıl bir tutum alacağı...

İşçiler için yeni dönem: ILO 193

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Kıvanç Eliaçık: Platform işçisinin karşısındaki en önemli sorunlardan biri artık kararların bir insan tarafından değil, algoritmalar tarafından verilmesi. Ücretin belirlenmesinden...

Tayip Temel: Taslak bize bu akşam iletilecek

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Tayip Temel ‘çerçeve yasa’ taslağının kendilerine bu akşam iletileceğini kaydetti Halkların Eşitlik ve Demokrasi...

DEM Parti MYK’den karar: ‘Çerçeve yasa’ yarın imzalanacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

DEM Parti MYK toplantısında, Barış ve Demokratik Toplum Süreci kapsamında hazırlanacak 'çerçeve yasa' teklifine Eş Genel Başkanlar, İmralı Heyeti üyeleri,...

Ruken Cemal: YPJ’ye yönelik teklif var ancak kesin karar verilmedi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

YPJ Basın Sözcüsü Ruken Cemal, YPJ'nin özerk bir ‘terörle mücadele gücü’ olarak Suriye İçişleri Bakanlığı bünyesine dahil edilmesine yönelik bir...

‘Çerçeve yasa’ yarın Meclis’e sunulacak

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, ‘çerçeve yasa’ taslağını yarın Meclis Başkanlığı'na sunacaklarını belirtti. Teklifin yarın saat 10.30'da Meclis Başkanlığına sunulacağı...

Sonraki Haber

Mardin'de 4 HDP'li tutuklandı

SON HABERLER

Ilımlı ve aydın ulusalcının son hali

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

İşçiler için yeni dönem: ILO 193

Yazar: Yeni Yaşam
5 Ağustos 2026

Tayip Temel: Taslak bize bu akşam iletilecek

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Özgür Özel ve Veli Ağbaba hakkında fezleke hazırlandı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Dİlok’ta bir dairede yangın: 4 yaşındaki çocuk yaşamını yitirdi

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Suriye ordusu Irak sınırında alarm durumuna geçti

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Cem Küçük soruşturması: Beyaz TV programcısı Tahir Sarıkaya tutuklandı

Yazar: Yeni Yaşam
4 Ağustos 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır