Abdullah Öcalan’ın yeğeni, ‘Umut İlkesi’nin bir an önce uygulanıp yasal güvenceye alınmasını talep ederken, 51 yıldır Abdullah Öcalan’ı görmeyen kuzeni, ‘Şimdi imkan olsa koşa koşa gidip görmek isterim’ dedi
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan hakkında, “Umut İlkesi” ile ilgili verdiği kararın üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen hala adım atılmadı. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AK BK) Türkiye’ye bu konuda somut adım atması için 2026 Haziran ayına kadar süre verirken MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli bir kez daha partisinin grup toplantısında “Umut İlkesi”nin uygulanmasını istedi. Abdullah Öcalan’ın aile fertleri de “Umut İlkesi” kararının uygulanması gerektiğini belirtiyor.
‘Bir yıl önce de açıklama yaptı karşılığı gelmedi’

Abdullah Öcalan ile aile görüşü kapsamında 31 Ekim’de görüşen yeğeni Ali Öcalan, aile olarak bir an önce “Umut İlkesi” ile ilgili yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Bahçeli’nin açıklamalarına atıfta bulunan Ali Öcalan, “Sayın Bahçeli bir yıl öncede Umut İlkesi ile ilgili açıklama yaptı. Değer, kıymet biçtiğimiz bir açıklamaydı. Ama maalesef anayasal düzeyde, hukuki düzeyde bir karşılığı gelmedi. Geçenlerde yine Sayın Bahçeli Umut İlkesi’yle ilgili Başkan Öcalan’ın umudu sağlanmalı diye bir beyanı oldu. Bunlar kıymet verilmesi gereken söylemlerdir” ifadelerini kullandı.
‘İnancı arttırır’
Uluslararası düzeyde ve hukuk zemininde bunun mümkün olduğunu belirten Ali Öcalan, “Biz aile fertleri olarak bir an önce Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasını istiyoruz. Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni destekliyoruz ve bunun olması gerektiğini savunuyoruz. Hem Umut İlkesi’nin güvenceye alınması hem de Kürtlerin dilinin, kültürünün anayasal güvenceye alınmasını talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
“Umut İlkesi”nin sağlanmasının Barış ve Demokratik Toplum sürecini de ilerleteceğini söyleyen Ali Öcalan, “İnsanlarda bir aidiyet duygusu, halkların kardeşliğine olan inancı artar” dedi.
‘Fiziki özgürlüğünün sağlanması gerekiyor’
“Umut İlkesi”nin uygulanmasının sürece olası etkilerine işaret eden Ali Öcalan, “Eğer bu sürecin ilerlemesi isteniyorsa, Kürt ve Türk halkının birlikte yaşam modelinin hayata geçirilmesi istiyorlarsa en başta Umut İlkesi’nin yasal güvenceye alınıp Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması gerekiyor. Meclis’te kurulan komisyonun burada alacağı kararlar önemlidir. Türkiye ve Kürdistan toplumu için, Kürtler için önemlidir. Daha önce Umut İlkesi’ne yer verilmeyecek denildi. Bu son dönemde de komisyonun raporunda Umut İlkesi’nin yer alacağı söyleniyor. Güzel bir şey. Zaten Umut İlkesi yer almadığı sürece, sürecin başarıya gitmesi de biraz zor görünüyor. Zaten sürecin başlıca muhatabı Sayın Öcalan’dır. İlk etapta Sayın Öcalan üzerindeki hak mahrumiyetinin giderilmesi gerekir. Ben iki sefer kendisiyle görüş imkanı yapma durumum oldu. O da annemden dolayı, refakatçi annemle gittim. Ben aile ferdi olarak kendi hakkımla başkanla görüş yapma imkanına sahip olmak istiyorum. Mesela örgüt silah bıraktı, sembolik silah yaktı, değişik adımlar attı. Biz devlet tarafından da bazı demokratik güvenceler konusunda adım atmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
51 yıldır Abdullah Öcalan’ı görmeyen kuzeni: Koşul olsa koşa koşa giderim

Abdullah Öcalan’ı en son 1975’te gördüğünü söyleyen 83 yaşındaki kuzeni, onunla geçmişte sürekli köyde beraber vakit geçirdiklerini ifade etti. Abdullah Öcalan ile ilgili anısını da anlatan Mehmet Reşit Öcalan, “Benim bir silahım vardı. Kırmalı. Abdullah’a dedim ki, ‘Gel şuraya bir taş dikip, nişan edelim.’ O da ‘Tamam’ dedi. Bir taş diktik kavun fıstığına. Ben nişan aldım vurdum. Sonra Abdullah’a verdim silahı. Nişan aldı vuramadı ve dedi ki, ‘Bu benim işim değil’. Abdullah o zaman 10 yaşlarında, ben de 20 yaşlarındaydım. Abdullah, çok pratikti, atikti, güçlüydü, çalışkandı” şeklinde konuştu.
Abdullah Öcalan’ın yaptıklarının halkı için olduğunu söyleyen Mehmet Reşit Öcalan, “İnsanlar, onun için kendini feda etti. Abdullah kendi için bir şey yapmamış. Halkı için yaptı hep. Şimdi imkan olsa koşa koşa gidip görmek isterim. Çok isterim; fakat devlet izin vermiyor. Bu süreç ilerlerse, herkes eşit olur, barış olur. Barıştan daha iyi bir şey var mı?” diye sordu.
Bahçeli’nin açıklamalarını hatırlatan Mehmet Reşit Öcalan, “Umut İlkesi”nin sağlanmasını talep ettiklerini belirterek, şunları söyledi:
“‘Umut İlkesi’nden sonuna kadar faydalansın. Bizim çağrımız budur. 2011’den beri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi karar vermiş. Umut İlkesi sadece Başkanın değil, binlerce tutuklunun meselesidir. Umut İlkesi sağlanmalı. Kürtler bu tempoda direnişlerini sürdürmeli. Devletten bunu istemeliyiz, mücadele etmeliyiz, çalışmalıyız.”
‘Madem kardeşiz diyorlar, eşit olmalıyız’
Koşulların olması halinde Abdullah Öcalan’ı gördüğünde sarılacağını dile getiren Mehmet Reşit Öcalan, bir kardeşinin de sürgünde olduğunu ve sürecin ilerleyerek bu dönüşlerin de sağlanması gerektiğini vurguladı. Mehmet Reşit Öcalan, şunları dile getirdi:
“20 yıldan fazla oldu kardeşimi görmeyeli. Kardeşim gibi binlerce insan var. Onların da geri gelmesi lazım. Adımlar atılsın istiyorsunuz. Bahçeli, bir buçuk yıl önce yaptı bu açıklamayı, şimdi yine aynısın söylüyor. Ama iktidarın ortağıdır, yapması lazım. Burada Türkmen köyleri var, yarısından fazlası da bizleri destekler. Bizim halklarla bir sorunumuz yok. Burada geçmişte Ermeniler, şu anda da Türkmenlerle hiçbir sorun olmadan yaşıyoruz. Biz, barış olsun istiyoruz. Ben Kürt’üm ama Türkçe konuşuyorum, Arapça da biliyorum. Ama ana dilimiz Kürtçeyi konuşmamız gerekir. Kürtçe dilde eğitim verilmesi gerekir. Ama Türkiye’de hala yasak. Meclis’te bir Barış Annesi Kürtçe konuştu, mikrofonunu kapattılar, yasakladılar. Bu nasıl kardeşlik? Madem kardeş diyorlar, eşit olmalıyız.”
Haber: Diren Yurtsever – Mehmet Aslan / MA









