AB ülkelerine yapılan ihracatta kapıda karbon vergisi uygulaması yeni yılla başladı. Şirketleri zorlayacak bu duruma çare olarak Kürt coğrafyası ‘net sıfır emisyon’ için GES’lerle işgal ediliyor. Diğer yandan yurttaşlara karbon vergisi uygulamasının başlaması bekleniyor
K. Bülent Ongun
Avrupa Birliği’ne (AB) demir-çelik, alüminyum, çimento ve diğer ağır sanayi ürünlerinin ithalatı 1 Ocak’tan itibaren üretim sırasında ortaya çıkan CO₂ emisyonları için ödeme yapmaya başlayacak. 2026’dan itibaren AB ithalatçıları, ithal ettikleri ürünlerde gömülü CO₂ emisyonlarına karşılık gelen CBAM sertifikalarını satın almak ve teslim etmek zorunda olacak. Sertifikaların fiyatı, AB karbon piyasasına paralel şekilde, ton başına yaklaşık 70–100 euro seviyesinde olacak. Bu durum karbon sınır vergisinin ihracat yapan ülkelerin üretim maliyetlerini kaçınılmaz olarak artıracağı belirtiliyor. Türkiye’de AB’ye geniş ölçüde ihracat yapıyor. AB, Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı konumunda ve ihraç edilen malların önemli bir kısmı Avrupa pazarına gidiyor. Trade International verilerine göre, 2024’te Türkiye’nin ihraç ettiği malların yaklaşık yüzde 41’i AB ülkelerine yöneldi.
Şirketlere yeni servet kapısı
Yeni uygulamayla; ihracatçılar ülkelerinden ‘Sınırda Karbon Uygulaması Sertifikası’ almaları ve her yılın 31 Mayıs`ında, önceki sene AB’ye ihraç ettikleri ürünün tonu ve yarattıkları seragazı emisyonunu ibraz etmeleri gerekecek. Yani, teknik olarak AB’ye ihraçta bulunan tüm AB dışı ülkeler vergi sistemine tabi olacak. Türkiye’de sermaye AB’ye yapılan ihracatın vergisinin ödettirilmeyeceği, aksine ihracat desteklerini büyütüp bu vergiyi halkın cebinden toplayarak sermayeye yeni servet aktarılmasıyla şirketlerin vergisi telafi edileceğini söylemek için yeterince nedenimiz var.
İsdemir, Erdemir, Krademir!
Özellikle demirçelik sanayi başta olmak üzere birçok işletme Kürt coğrafyasında Güneş Enerji Santrali (GES) kuruyor. Bunlardan birisi İskenderun Demir Çelik AŞ (İsdemir). İsdemir, Şirnex’te (Şırnak) 2170 dekar mera alanına Güneş tarlası kuruyor. Aynı şirket Amed’de ve Mêrdîn’de de GES girişimlerini başlattı. Diğer yandan Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları T.A.Ş. (Erdemir) Meletî’nin (Malatya) Hekîmxan (Hekimhan) İlçesi’nde yaklaşık 4 bin dekar mera ve tarım alanı üzerine ve Dersim’in Çemişgezek İlçesi sınırları içinde 274 hektarlık vasıflı tarım arazisi üzerine GES kuracak. Bir diğer şirket ise Karabük Demir-Çelik Fabrikaları’da (Kardemir) Wan’ın, Rêya Armûşê (İpekyolu) İlçesi sınırları içinde yaklaşık 257 bin metrekarelik alanı GES tarlasına dönüştürecek.
“Güneş tarlalarını kurma amaçları AB ‘ye gerçekleştirdikleri ihracatta ‘karbon’ vergisinde kurtulacaklar ve aynı zamanda ürettikleri elektriği de işletmelerde kullanmış olacaklar. Çok kârlı bir iş olan bu girişimin devasa büyüklükteki kendi işletmeleri yerine Kürt illerine taşımalarının gerekçesi ise büyük teşviklerle bu işi gerçekleştirmelerinden kaynaklı.”
Emisyon Ticaret Sistemi
Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve karbon vergisi, başta Avrupa Birliği (AB) olmak üzere birçok kapitalist ülke için küresel ısınmayla mücadele planlarının temelini oluşturuyor. Karbon fiyatlandırması için tanımlanan iki farklı piyasa aracı olan karbon vergisi ve ETS hali hazırda birçok ülkede uygulanıyor. Avrupa Birliği’nin “kirleten öder” mekanizması ile parası olanın kirletme özgürlüğü kazandığı bu sistem, aslında soluduğumuz temiz havanın ticarete konu edildiğini ortaya koymaktadır. Kapitalizm tarafından kullanışlı bir ticari alana dönüştürülen küresel ısınma, sermaye için yeni bir birikim alanı olarak işletilen bir sürece bağlanırken, dünya halklarına yönelik bir kurtuluş yolu algısı oluşturulup halklara ‘karbon vergisi’ konmaya hazırlanılıyor.
‘Net sıfır emisyon’
İklim zirvelerinde sermayeye yeni birikim yollarının açılması sağlanırken, bu yolun en belirgin hedeflerinden birisi de karbon borsaları ve Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) oldu. Karbon borsaları ve Emisyon Ticaret Sistemi ile temiz ve kirli hava sermaye için değişim sürecine bağlanmış durumda. Küresel ısınmayı çözmek adına yürürlüğe sokulan ‘Net Sıfır Emisyon’ hedefi, kapitalizmin yenidünya düzeni kapsamında ortaya koyduğu politikaların kilometre taşlarından biri olarak öne çıkıyor. İsdemir, Erdemir ve Kardemir bulundukları bölgede büyük bir karbon kirliliğine yol açarken, Amed, Şirnex, Wan, Dersim ve Mêrdîn’de kuracakları GES’lerle ‘Net Sıfır Emisyon’a ulaşacak ve AB ile yapacakları ticarette karbon vergisinden kurtularak kârlarına kâr katacak. Bu girişimde tek zarar edenler Kürt coğrafyası ve insanı olacak.
İklim kanunu ve karbon vergisi
İklim Kanunu’nun Meclise getirilip çıkarılmasının nedeni, Avrupa Birliği (AB) sınırları içine gelen mallar için ‘Sınırda Karbon Vergisi’ uygulamasının 1 Ocak 2026’da başlayacak olmasıydı. Türkiye’nin 2025 yılında Avrupa Birliği ülkerine yaptığı ihracat tutarı 117 milyar dolar olurken ihracatın neredeyse yarısına denk gelmekte. Türkiye için büyük bir tutar olan bu rakamın düşmemesi için karbon vergisine takılacak işletmelere GES gibi yatırımlar yapması için büyük destekler açıklanırken, bu şirketlerin karbon vergisinden doğabilecek ödemlerinde devlet eliyle yapılması beklenmeli. Bu nasıl sağlanacak derseniz ülkeyi temiz enerjiye taşıyoruz iddiasıyla halkın sırtına karbon vergisinin yükleneceğini söylemek gerekir.
Karbon vergisi hazırlığı!
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin desteği ile karbon salımının azaltılması iddiasıyla Türkiye’de halkın eğilimini ölçen bi araştırma yayımlanmıştı. Doç. Dr. Ayşe Uyduranoğlu ve Doç. Dr. Serda Selin Öztürk’ün yaptığı araştırmaya göre halk karbon vergisinden elde edilecek gelirin, ‘çevre koruma
projelerine’ harcanırsa vergilenmeyi kabul edeceği iddiası yer aldı. Araştırmanın saha çalışması 12 ilde yürütülmüş ve iklim krizinin neden olacağı çevresel faktörleri bilen!, 18 yaşından büyük 714 kişiyle görüşülmüş. Doç. Dr. Uyduranoğlu, “Türkiye’de vergi gelirlerinin yüzde 50’si tüketim vergilerinden oluştuğu için önyargı oluşabilir. Bu önyargıyı yıkmak için hükümetin kendini iyi anlatması, karbon vergisinin gelirinin iklim değişikliği ile mücadelenin hangi safhalarında nasıl harcanacağını aktarması gerekiyor. Vergi konusunda yapılan güven araştırmaları da toplumun güven eğiliminin bu yönde olduğunu ortaya koyuyor” diye açıklamalarda bulunmuştu.
Kürt coğrafyasının her yerinde
İsdemir, Erdemir ve Kardemir şirketleri TEAŞ’la yaptıkları anlaşma gereği işletmelerde kullandıkları elektrik ile kuracakları GES’ler de üretilen elektrik mahsuplaşmaya sokulacak. Güneş tarlalarını kurma amaçları ise AB ‘ye gerçekleştirdikleri ihracatta‘karbon’ vergisinde kurtulacaklar ve aynı zamanda ürettikleri elektriği de işletmelerde kullanmış olacaklar. Çok kârlı bir iş olan bu girişimin devasa büyüklükteki kendi işletmeleri yerine Kürt illerine taşımalarının gerekçesi ise büyük teşviklerle bu işi gerçekleştirmelerinden kaynaklı. İklim zirvelerinde alınan kararlar içinde yer alan Emisyon Ticaret Sistemi ve Karbon Vergisi süreçleri ise kapitalizmin dönüşümünün halkların sırtından gerçekleştirilmesinin önemli parçaları olarak öne çıkıyor.
15 Kürt kenti ve muafiyetler
Yeşil büyüme iddiasıyla rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımlarına KDV istisnası ve gümrük vergisi muafiyeti uygulanırken, araziler bilâ bedelle bedava şirketlere sunuluyor. Halkın kullandığı meralar ile yurttaşların tapulu tarım arazilerine de ‘acele kamulaştırma’ ile el konularak şirketlere peşkeş çekiliyor. İktidarın açıkladığı ‘Yeni Teşvik Sistemi’ 6 bölgeden oluşurken, en büyük destekler 6. Bölge olarak belirlenen Kürt coğrafyasında sömürgeciliğin tipik uygulamaların izlendiği 15 ili kapsıyor. Yeni Teşvik Sistemi ile daha önce 3 ana bileşenden oluşan sisteme, ‘stratejik yatırımların teşviki’ başlığı ile 4’üncü bileşen eklendi.
KDV, Gümrük vergisi muafiyeti
Dördüncü bileşende 6’ıncı bölge teşvikleri ise gümrük vergisi muafiyeti, KDV istisnası, vergi indirimi, sigorta primi işveren hissesi desteği, gelir vergisi stopajı desteği, sigorta primi desteği, faiz desteği ve yatırım yeri tahsisi yer alıyor. Asgari sabit yatırım tutarının (500 bin) üzerindeki tüm teşvik belgesi kapsamındaki yatırım malları, İthalat Rejimi Kararı gereğince ödenmesi gereken Gümrük Vergisinden muaf tutuluyor. Sermayeye teşvik belgesi kapsamında yapılacak makine ve teçhizat ithal ve yerli teslimleri KDV’den istisna edilmekte.
Bedava yer ve vergisiz yatırım
Teşvik belgesi düzenlenmiş yatırımlar, stratejik yatırımlar ve bölgesel desteklerden yararlanacak yatırımlar için belirlenen usul ve esaslara göre yatırım yeri tahsis edilmektedir. Ayrıca 500 bin TL üzerinde gerçekleştirilecek yatırımlarda, 5520 sayılı Kanunun 32/A maddesi çerçevesinde gelir veya kurumlar vergisi, OSB dışındaki yatırımlarda yüzde 50, OSB içindeki yatırımlarda ise yüzde 55 oranında vergi indirimi uygulanmakta.









