• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Ekoloji

Acele kamulaştırmayla yıkım genişletiliyor

2 Şubat 2026 Pazartesi - 00:00
Kategori: Ekoloji, Manşet

Akbelen’de maden faaliyetleri için yıllardır yürütülen yıkım süreci yeni bir kararla derinleşti. 679 parselin acele kamulaştırma kapsamına alınmasına tepki gösteren köylüler, geri adım atmayacaklarını söyledi

Duygu Kıt

Akbelen’e dönük saldırılar dur durak bilmiyor. Son olarak 10 Ocak 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Milas’a bağlı Akbelen ve İkizköy çevresindeki toplam 679 tarım parseli, zeytinlik ve yaşam alanı acele kamulaştırma kapsamına alındı. Yetkililer, kamulaştırmanın enerji şirketlerinin maden sahası üretimini sürdürebilmesi için yapıldığını belirtirken, karar köylüler ve çevreciler tarafından tepkiyle karşılandı. Geçtiğimiz eylül ayında da jandarma eşliğinde zeytin ağaçlarının sökümü yapılmış, Akbelen ve çevre köylüler bu duruma sert tepki göstermişti. Doğalarının ve tarım alanlarının korunması için yıllardır mücadele eden köylüler, bir yandan zeytinliklerin sökülmesine karşı çıkarken diğer yandan maden alanı genişletme planlarına direnmeye devam ediyor. Akbelen direnişinin öncülerinden İkizköy Mahallesi Muhtarı Nejla Işık, İkizköylü sakini Aytaç Yakar ve köylülerin avukatı Arif Ali Cangı gelişmeleri gazetemize değerlendirdi.

‘Yaşamımız için mücadele’

Nejla Işık, İkizköylüler olarak yedi yıldır toprakları, köyleri, zeytin ağaçları, ormanları ve yaşam alanları için direndiklerini, yeni karara karşı da mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti. Nejla Işık kararın işletilmesi durumunda gelişebilecek riskleri şöyle anlattı:

“Kamulaştırma kararı altı köyü ve 679 parseli kapsıyor. Burada hiç kimse köyünü, toprağını, evini terk edip gitmek istemiyor. Son ana kadar bir olacağız, birlikte olacağız mücadele edeceğiz, bu işin karşısında duracağız dedik. Şu an gelinen noktada özellikle altı köy hedefte. En büyük parseller Çamköy, İkizköy ve Karacahisar’a ait. Burası aynı zamanda su havzasının olduğu bölge. 2013 yılında bu bölgede patlatma yapılması halinde en önemli su havzasının kaybolacağına ve ciddi bir susuzluk riski oluşacağına dair bir çalışma yapılmıştı. Çamköy, İkizköy, Karacahisar, Akbelen yok edildiğinde Bodrum’un, Milas köylerinin susuzlukla karşı karşıya kalacağı jeoloji mühendisleri tarafından ortaya konmuş.”

‘Her şeyimiz tehdit altında’

“Kökümüz, anılarımız burada.” diyen Nejla Işık kararın iptali için hukuki süreci başlattıklarını belirterek: “Burada hayvancılıkla, zeytincilikte geçinen insanlar var. Tarım topraklarına ekip biçen insanlarımız var. Şimdi elimizde hiçbir şeyimiz kalmayacak. Biz hiçbir zaman verdikleri paraya tamah etmedik, bizim karnımızı doyuran bu topraklardır dedik. Hedefteki üç köy olarak Cumhurbaşkanı acele kamulaştırma kararına karşı itiraz davamızı açmaya başladık. Yakın zamanda Aydın Bozdoğan Örentaht köyünde kazanım niteliğinde bir emsal karar çıktı. Benzer bir acele kamulaştırmanın iptal edildiğini öğrendik. Umudumuz biraz daha artmış durumda.” şeklinde konuştu.

‘Akbelen silinmek isteniyor’

Çamköy’ün 250 parseline, Karacahisar’ın 230’un üzerinde en verimli tarım topraklarına, zeytinliklerine bir gecede el konulduğunu aktaran Nejla Işık “Bu topraklardan bizi söküp atmak öyle kolay olmayacak.” ifadelerini kullandı. Nejla Işık Akbelen’e yürütülen yıkımdaki ısrarın nedenini ise şöyle anlattı:

“Söz konusu santrallerin ömrü 25 yıl denilmiş ama geldik 40. yıla. 1996 yılında kapatma kararı verilmiş, 2005 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi onamış bu kararı. Ama buna rağmen santraller inatla çalıştırılmaya çalışılıyor. Üstün kamu yararı deniyor ama iki şirketin cebi, iki şirketin karı düşünülüyor. Bizi deldiler mi, Akbelen’i geçtiler mi artık bunun önünde kimse durmayacak. Hakikaten çok üzgünüz. İnsanlar karda kışta nereye gidecek? Bizim gidecek yerimiz yokken hayvanlara ne olacak? Bu topraklar bizim karnımızı doyuruyor. Hepsi elimizden gidiyor. Bir emekli maaşıyla geçinen insanlar var bu köyde. Ellerinden geçim kaynakları, yaşam alanları alındığında ne yapacaklar peki? Kökümüz, anılarımız burada. Her şekilde hem fiili mücadeleyi hem hukuki mücadeleyi götürmeye kararlıyız.”

‘Toprağımızı vermeyeceğiz’

İkizköylü Aytaç Yakar, “Biz toprağımızdan, vatanımızdan ve köyümüzden asla vazgeçmeyeceğiz, asla terk etmeyeceğiz.” diyerek karara tepki gösterdi. Aytaç Yakar şunları söyledi:

“Bizim topraklarımızı elimizden alabilirler mi? Analarından babalarından mı kalmış? Bizim dedelerimizden atalarımızdan kalan topraklarımızı ne hakla bir gecede kamulaştırıp dağıtıyorlar? Kim doğduğu, büyüdüğü yeri çıkıp verebilir? Sadece bir toprak da değil burası. Bizim her şeyimiz, toprağımız, havamız, suyumuz bura. Biz toprakla uğraşan, üreten insanlarız. Bizler toprak insanıyız. Biz katlarda, saraylarda yaşayamayız. Biz manda yoğurdu yiyemeyiz. Biz kestane balı yiyemeyiz. Yazık değil mi? Sizin bir de kamulaştırıp şu milletin elinden toprağını almaya hakkınız var mı? Yok. Moralimiz çok bozuk. Topraklarımıza dokunulmasını istemiyoruz.”

‘Verilmeyen kararlar’

Avukat Arif Ali Cangı ilk günden bu yana açılan davaların sürüncemede bırakılmaya çalışıldığını belirterek sürecin acele kamulaştırma ile sonlandırılmaya çalışıldığını belirtti. Arif Ali Cangı geçen süreci şu şekilde hatırlattı:

“Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı zeytinlerin sökülmesi işleminin usul ve esaslarına ilişkin bir düzenleyici işlem tespit etmişti. Kanun maddesine göre Yatağan ve Milas’ta koordinatları ve haritası belirlenmiş adrese teslim, kişiye özel bir yasa çıkartılmıştı. Bunun açıkça yasaların genel ilkesine aykırı olduğu, Zeytin Kanunu’nu aşmaya yönelik bir düzenleme niteliği taşıdığı ve hukukun arkasından dolanma anlamına geldiği gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’nin yürürlüğü durdurma kararı vermesi gerekirdi. Vermedi. Şu anda süreç işlemeye devam ediyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın usul ve esaslarına ilişkin 77 tane zeytin üreticisi dava açtık. Ancak Danıştay 8. Dairesi bir türlü bu kararı veremedi. Hiç anlaşılmayan gerekçelerle dava dilekçesi reddedildi. Dava dilekçesinin reddi üzerine davayı yeniledik. Ancak yine aradan bir ay geçti. Ardından beklenen gerçekleşti ve Cumhurbaşkanı’nın acele kamulaştırma kararı verdiği yayınlandı.”

‘Yürütme derhal durdurulmalı’

“Acele kamulaştırma için aciliyet koşulunun olması lazım. Oysa ruhsat sahasının tamamında birden şirketin madencilik faaliyeti yapması mümkün değil.” diyen Arif Ali Cangı şunlara dikkat çekti:

“Şu anda Akbelen ormanı sahasında çalışma sürdürülüyor. Eğer buna engel olamazsak diğer alanlara yayılacak. Neresinden bakarsanız bakın, bölgedeki yaşayan insanların geçimlik tarlaları, oturdukları evleri oldubittiye getirilerek ellerinden alınmaya çalışılıyor maden ocağı açılmak üzere. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Ne adil, ne hukuka uygun, ne vicdana. Şimdi biz acele kamulaştırma kararının iptali için tek tek dava açıyoruz. Diğer yandan Danıştay’a bir an önce yürütmeyi durdurma kararı ver şeklinde talepte bulunuyoruz. Aynı zamanda hukuka aykırılığın önüne geçilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne sesleniyoruz.”

‘Herkes destek vermeli’

Arif Ali Cangı Türkiye’nin bu yılın kasım ayında COP 31 için Antalya’da ev sahipliği yapacağını hatırlatarak, mevcut politikaların gerçekte samimiyetsiz olduğunu vurguladı. Cangı sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bir taraftan iklim krizini önlemek için yapılacak toplantıya ev sahipliği yapacaksınız bir taraftan da doğrudan iklimi etkileyen, iklim krizini derinleştiren fosil yakıt uygulamasına, madenciliğe ve termik santrala hukuka aykırı bir şekilde yol vereceksiniz. Bu çelişkiyi 31’e katılacak olan ülkelerin kamuoylarına duyurmak istiyoruz. Biz kararın bir an önce geri alınması buna ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin yürütmeyi durdurma kararı vermesini, Danıştay’ın Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın genelgesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı vermesini bekliyoruz. Bu olay sadece Milaslıların sorunu değil, İkizköylülerin, Bademlilerin, Çamköylülerin sorunu değil, bu hukuk güvenliğinin ortadan kaldırılmasının bir örneğidir. İnsanların malı mülkü, geçimlik arazisi, konutu güvensiz durumda demektir. Herkes bu soruna sahip çıkarak demokratik tepkisini göstermeli.”

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

SDG-ŞAM anlaşması üzerine bazı notlar

Sonraki Haber

tekfircinin görüp laikçinin görmediği

Sonraki Haber

tekfircinin görüp laikçinin görmediği

SON HABERLER

Geçici Suriye Hükümetine bağlı güçler Süveyda çevresini bombaladı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Anvers, Graz ve Villach’da ‘Rojava’yı Savun’ eylemleri düzenlendi

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Rojava: Parlayan umut ışığı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Kürtler hariç ulusların kaderlerini tayin hakkı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Ontolojik tehdit olarak Kürtler

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

Gelinen nokta ve sonrası

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

tekfircinin görüp laikçinin görmediği

Yazar: Yeni Yaşam
2 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır