• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
17 Şubat 2026 Salı
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Adalet Kaya: Türkiye’de Epstein’in mikro örneği vakıf, cemaat…

17 Şubat 2026 Salı - 09:35
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

Epstein dosyalarına ilişkin konuşan DEM Partili Adalet Kaya, küresel fuhuş ve istismar ağının bir sistem sorunu ve üretilen politikalar olduğunu belirterek, ‘Türkiye’de bununla ilgili pek çok yargı konusu olmuş vakıf ve cemaat var. Belki bunun çok küçük bir mikro örneği Adnan Oktar meselesidir’ dedi

ABD Adalet Bakanlığı, çocuklara yönelik tecavüz ve fuhuş ağı kurmak suçlamasıyla 2019’da tutuklanan ve kısa süre sonra cezaevinde ölü bulunan Jeffrey Epstein davasına ilişkin geçtiğimiz günlerde bir günde milyonlarca yeni belge yayımladı. E-postaların ve belgelerin birçoğu 10 yıldan daha eskiye dayanıyor.  Yeni belgelerle birlikte olayın yalnızca ABD ile sınırlı kalmayıp,  küresel ölçekte bir çocuk istismarı olduğu açığa çıktı. Türkiye’de adı geçen kişilere dair  tartışmalar devam ederken haberlere erişim engelleri getirilmeye başlanıldı.

Konuya ilişkin Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili Adalet Kaya değerlendirmelerde bulundu.  Olayın kamuoyunda magazinleştirilerek ve muğlaklaştırılarak faillerin silikleştirildiğini söyleyen Adalet Kaya, öncelikle bununla mücadele etmek gerektiğini belirtti.

‘Araştırma komisyonu kurulmalı’

Adalet Kaya, “Davaları, özellikle cinsel istismar ve kadına ve çocuklara karşı işlenen suçlarda, meseleyi olabildiğine tekilleştirerek, münferitleştirerek muğlaklaştırıyorlar ve görünmez kılıyorlar. Bazen de tam da bunun gibi dosyayı daha çok belgeye boğarak, faillerin sayısını arttırarak ve magazinleştirerek ne yazık ki ciddiyetinden, yarattığı etkiden de uzaklaştıran bir anlayış söz konusu. Bunun çok bilinçli yapıldığının da farkındayız. Türkiye’de ismi geçen kişilere dair bir soruşturma başlatılacak mı? Bunun başlatılmış olması gerekir. Bunun en tepeden, parlamentoda oluşturulacak bir araştırma komisyonuyla meseleyi tüm boyutlarıyla araştıracak, inceleyecek, bütün failleri ortaya çıkaracak bir çalışma yürütülmesi lazım. Çünkü bu dosya çok kapsamlı, çok boyutlu, çok katmanlı; yani sadece belli kişileri ilgilendiren bir dosya değil. Kurumsal tarafları olan mekanizmaların suçluları, failleri ne yazık ki koruduğu bir sistem” sözlerini kullandı.

‘Mesele sadece kişiler de değil; kurumlardır, yargıdır, bakanlıklardır’

Epstien Amerika’da ortaya çıksa da, dünyanın pek çok ülkesine ulaşan bir suçlar silsilesi olduğunu ifade eden Adalet Kaya, Türkiye boyutuyla kayıp çocukların soru işareti olduğunu söyledi. Adalet Kaya, “Kaybolan çocuklar var. Bunlarla ilgili yapılacak araştırmanın, burayla bağlantısını da açığa çıkaracak bir düzlemde yürütülmesi gerekiyor. Mesele sadece kişiler de değil; kurumlardır, yargıdır, bakanlıklardır. Çok uzun yıllara yayılan bir suçlar silsilesi var ve neredeyse 90’lardan günümüze geliyor. Bununla ilgili açılmış davalar var. Türkiye’de yargılanmış bir siyasetçi var. Mehmet Ağar’ı zaten Eren Keskin bunu doğruladı. Ne yazık ki dönemin bakanı tarafından, Hollanda Adalet Bakanlığı Genel Sekreterine sunulmuş çocuklar var. Bu kadar korkunç bir boyutta. Dolayısıyla bütün bunların hepsinin çok derinlikli, çok ciddiyetle, büyük bir özenle incelenmesi ve yeniden soruşturmalarının açılması gerekiyor” dedi.

‘Adnan Oktar meselesi var. Ensar Vakfı davası, Hiranur Vakfı davası…’

Ortada olan bu küresel fuhuş ve istismar ağının bir sistem sorunu ve üretilen politikalar olduğunu belirten Adalet Kaya, “Ürettiğiniz politika, söylemleriniz ya da illegal bir şekilde izin verdiğiniz yapılanmalar… Hepsi. Mesela Türkiye’de bununla ilgili pek çok yargı konusu olmuş vakıf ve cemaat de var, değil mi? Tam da ifade ettiğiniz gibi; mesela belki bunun çok küçük bir mikro örneği Adnan Oktar meselesi var. Ensar Vakfı davası, Hiranur Vakfı davası var. Ama bütün bunların hepsi, kurumları korumak amacıyla suçların örtbas edildiği, örtüldüğü ya da tek bir failin yargı önüne çıkarıldığı dosyalara dönüştürüldüler. Aslında burada pek çok kurumu etkileyen, faillerin çoğaldığı suçlar söz konusu. Dolayısıyla bütün bunların hepsine baktığımız zaman, Türkiye’de meseleyi sadece yargı düzleminde değil; daha politik ve geniş bir yerden almak gerekiyor. Bu bir sistem meselesi ve binlerce yıldır süregelmiş bir sistem. Nedir bu? Bu bir erkeklik meselesi. Bu, kapitalist sistemin ortaya koyduğu; çocuğa ve kadına karşı işlenen suçların ‘hak görülmesi’ gibi bir algıyla, anlayışla politikaların üretilmesiyle ilgilidir. Ne yazık ki şu anda halihazırda siyasal iktidarın kendisi bile bütün bu anlayışı sürdüren politikalar üretiyor. Çünkü bütün bunlara baktığımız zaman, Türkiye’deki bütün bu yapılar ne yazık ki çocuğa karşı işlenen suçlarda, özellikle cinsel istismar suçlarında, cezasızlıkla ödüllendirildiler” sözlerini kullandı.

‘İhlas Holding’in CEO’su kendisiyle ilgili bütün haberlere engel getirebiliyor’

Sistem nedeni ile yasal olarak ne kadar yasa çıkarılırsa çıkarılsın, esasında bu yasaların yargı tarafından uygulanmadığı, işlevsel olmadığı bir anlayışın olduğunu söyleyen Adalet Kaya, “milli güvenlik” gerekçe gösterilerek, belgelerde adı geçen İhlas Holding’in CEO’su Ahmet Mücahid Ören’in haberlere erişim engeli getirmesine de değindi. Adalet Kaya şöyle devam etti:

“Dolayısıyla en başta bu anlayışla mücadele etmek gerekiyor. Yani erkek olan, nüfuzlu olan, zengin olan ya da iktidarda olan ya da iktidara yaslanan her erkek istediği suçu işleyebilir! Oradan da bir şekilde ‘hayır, ben buradan yırtarım nasılsa’ düşüncesiyle bu suçları işlemeye devam eder. Dolayısıyla bunun çok yönlü bir şekilde ele alınması lazım. Yeni yasalarla, o yasadaki boşlukları doldurarak önlemek mümkün değil. Hem eğitim sistemine, hem toplumsal yaşama, hem yerel yönetimlere çok yönlü, çok kapsamlı bir şekilde; bütün kurumlara yön verecek bir politika üretimiyle düzeltilebilir. Sansürün amacı, davanın doğru ilerlemesini, delillerin tam anlamıyla toplanmasını, etkin bir soruşturma yürütülmesini önlemek esasında. Mesela İhlas Holding’in CEO’su… İhlas Holding’in CEO’su bir kişi ve istediği şekilde kendisiyle ilgili bütün haberlere engel getirebiliyor. Burada zaten etkin bir yargılamadan, soruşturma yürütülmesinden söz edemeyiz.

‘İşlenen suça ortak olmaktır’

Yani bugün ne yazık ki suçu araştıran ya da bu konuyla ilgili emek veren gazetecilere, insan hakları savunucularına iktidar engel getiriyor. Diğer yandan da suçluların korunması için kendileriyle ilgili çıkan haberlere erişim engeli getiriyor. Yani bu oldukça trajik bir durum. İktidarın geldiği durum noktayı bize gösteriyor. Dolayısıyla burada davanın seyrini etkileyebilecek bir durum ortaya çıkarmaya çalışıyorlar; kişileri, kurumları korumaya çalışırken ne yazık ki mağdur açısından tekrar şiddete dönüşen bir politika bu. Bunların durdurulması lazım. Bu engellemeler; failleri koruyan, bunu araştıran, soruşturan kişileri cezalandıran bir yöntem. Ne yazık ki mağduru daha çok şiddete maruz bırakır. Bakın, önceki gün Meclis’te çocuk yaşta stajyerleri istismar eden kişiler tahliye edildi.

Onlarla ilgili yürütülen soruşturmada da ‘Meclisin itibarını korumak’ gibi bir başlık altında ne yazık ki dava yeterince etkin yürütülmedi diyebiliriz. Burada kurumsal itibar ya da nüfuz sahibi kişilerin, devlet kurumlarının itibarına odaklanıldığında ne yazık ki çocuklar da kadınlar da daha çok mağdur oluyor. Bu net bir şekilde aslında suçludan yana, failden yana tutum almaktır; işlenen suça ortak olmaktır. Siz o kişiyi korumaya alıyorsunuz. Dolayısıyla işlediği suç için etkin soruşturma yürütmeyerek bu meselenin bir tarafı olduğunuzu ifade etmiş oluyorsunuz. Türkiye’de yargı ne yazık ki şu anda böyle konumlandırıyor. Ne yazık ki burada da bunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz: Failler bütün süreç boyunca korundu diye düşünüyorum. Çünkü Meclisin itibarı nasıl korunurdu? Failler etkin bir şekilde soruşturulup, daha önce işledikleri suçlar da açığa çıkartılarak, ceza adaleti sağlanarak Meclisin itibarı sağlanabilir. Yoksa suçu örtbas ederek ya da mağduru daha çok mağdur ederek değil.”

Haber: Melek Avcı \ JINNEWS

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Türkiye’nin ‘Yaşayan Diller’i yok oluyor

Sonraki Haber

Hasta tutsağın ilaçları verilmiyor: Yapılan işkencedir

Sonraki Haber

Hasta tutsağın ilaçları verilmiyor: Yapılan işkencedir

SON HABERLER

AYM’den frekansı çalışmayan radyoya el konulup hücre cezası verilmesine ihlal kararı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Yunanistan Türkiye’deki köy yakmaları ‘savaş suçu’ olarak kabul etti

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

BM raportörleri ‘Epstein’ dosyasında küresel hesaplaşma çağrısı yaptı

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Munzur Dağları’na rant hattı: Geçişli Yol

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Irak’a nakledilen DAİŞ çeteleri suçlarını itiraf ediyor

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

186 bin çocuk adli kayıtlara ‘suça sürüklenen’ olarak geçti

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

Ercan Kanar: Abdullah Öcalan’ın özgürlüğü için AİHM kararına uyulması yeterlidir

Yazar: Yeni Yaşam
17 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır