• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
1 Ocak 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Adaleti tepe tepe AKP-Erol Katırcıoğlu

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
30 Mart 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Tarihte hiçbir zaman bir “sıfır noktası” olmamış olduğuna göre, insanlar arasında “eşitsizlik” de her zaman olagelmiştir. Tabii “eşitsizlik” bu denli köklü bir durum olduğundan dolayı da insanlar arasında “eşitlik arayışı” da o denli köklüdür. İsterseniz “eşitlik” ve “eşitsizlik” kavramlarını “adalet” ve “adaletsizlik” olarak da okuyabilirsiniz. Buradan insan toplumlarının temel özelliklerinden birine de geçmiş olursunuz. Nasıl ki “eşitlik” arayışı insanlık tarihi kadar eskidir, “adalet” arayışı da bir o kadar eskidir. Hele hele bizim gibi toplumlara baktığımızda “adalet” kavramının hem eski ve hem de neredeyse tılsımlı bir söz olduğunu görürüz.

İslam dininin özünde “adalet”, toplum yönetiminde en önemli ilkelerden biridir. Örneğin Hz. Muhammed’in bir hadisinde “adil devlet başkanı’’ olmanın Allah katında ne kadar önemli olduğu zikredilir. İslam tarihi içinde adı “adalet”le anılan en önemli kişi Hz. Ömer’dir. Öyle ki “Fırat kıyısında bir deve helak olsa, Allah bunu Ömer’den sorar diye korkarım” sözleri bir yöneticinin topluma karşı duyması gereken sorumluluğu anlatan en özlü ve güzel sözlerden biridir.

Daha yakın tarihimizde ise, 1908’de 2. Meşrutiyet ilan olunduğunda sokaklara çıkıp kutlayanlar, Fransız devriminin ünlü “ Hürriyet, Müsavat, Uhuvvet” sloganına “Adalet” kelimesini de ekleyerek, “Hürriyet, Müsavat, Adalet, Uhuvvet” olarak atmak zorunda hissetmişlerdi kendilerini, “Adalet” kavramının bu toplum için öneminin altını çizmek ister gibi.

Nereden, nereye? Bugün adında “adalet” kelimesi olan Adalet ve Kalkınma Partisi inanılmaz adaletsizlikler yapıyor ve yapmaktan da çekinmiyor. Bırakınız Man adası gibi konuları, oralarda kitabına uydurulmuş işler de olabilir. Ama bu partinin bir iktidar partisi olarak seçime giderken içine düşmüş bulunduğu adaletsiz uygulamaları gerçekten ikircikli olmayı anlamsızlaştıracak kadar ortadadır.

Alın bir soru size: Cumhurbaşkanı her hangi bir şehre AKP adına konuşmak üzere giderken uçağa bindiğinde, bu uçağın masrafları Cumhurbaşkanlığı tarafından mı ödeniyor, yoksa AKP tarafından mı? Ne fark eder demeyin? Demokrasilerde “kamu çıkarı” ve “özel çıkar” diye bir ayırım vardır ve çok önemlidir.

Ya da alın tv kanallarında konuşmalarını! Cumhurbaşkanı her gün her yerde konuşuyor ve neredeyse bütün kanallar bu konuşmaları yayınlıyor. Bu kanalların, konuşan kişi cumhurbaşkanı olduğu için bir yayın mecburiyetleri mi vardır, yoksa bu kanallar kendisine ait olduğu için mi böyle davranmaktadır? Nitekim cumhurbaşkanı bir konuşmasında “Televizyonlara talimat verdim” derken bunu mu kast etmişti acaba?

Bunları da bir tarafa koyun. Ya HDP ile ilgili söyledikleri ve “başkanın karanlık adamlarının” hemen her gün HDP ile ilgili yaptıkları kanunsuz işlere ne demeli? Seçim çalışmalarını bile terör eylemi olarak gören, bütün partililere terörist demekten çekinmeyen bir cumhurbaşkanı, 10 milyondan fazla insanımızın desteklediği bu partiye böyle saldırarak nasıl kendisini “cumhurun başkanı” olarak görebiliyor ki? O görse bile bu toplumun büyük çoğunluğu kendisini “cumhurun başı” olarak değil, hatta hatta “AKP’nin başı” olarak bile değil, ne olduğu anlaşılamayan “küçük bir azınlığın başı” olarak görüyor. Gerçek bu! Sorsanız bizde “seçimler serbest”tir.

Yani “serbest”den kasıt “özgür”, “eşit” vs’dir. Evet herkes sandığa kendisi gider ve kimi istiyorsa ona oyunu kullanır. Bu bize anlatılan “hikayedir”. Gerçekte ise iktidar partisi ya da partileri seçim sürecini kendilerinin yeniden seçilmeleri için her türlü “kamu” imkanlarını kullanarak, ya da aynı anlama gelmek üzere “özel” imkanları kullanarak kendi lehlerine bozdukları “adaletsiz” bir süreçtir. Bu kanaati doğrular biçimde bir zamandan beri adında “adalet” olsa da yeniden seçilmek ve sahip oldukları imkanları bırakmamak için her türlü adaletsizliği yapmayı göze alabilen bir iktidarın oynadığı bir oyunu seyretmekteyiz. Üstelik İslami kesimi temsil ettiğini söyleyerek.

Oysa bu oyun artık kabak tadı vermiştir. Bunu da “1 Nisan şakası” gibi 1 Nisan’da göreceğiz.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yeni yıla girerken iki dikkate değer olay meydana geldi: Yalova’da DAİŞ terör örgütüyle polis güçleri arasında 7 saat süren bir...

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

Eşitlik dediğimiz sadece takvimde ve saatlerde sanki. Dün gece saatler 00:00’ı gösterdiğinde herkes aynı saniyeyi yaşadı ancak herkes aynı yıla...

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Yıl sonu yaklaşırken rejim 2025’ten 2026’ya devredecek yaşamsal sorunun Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ve Şam’daki “Geçiş Yönetimi” arasında imzalanan “10...

Kürt’ün yegâne talebi, iktidar sözcülerinin yeni söylemi

Yazar: Bedri Adanır
31 Aralık 2025

DEM Parti İmralı heyetinin Önder Apo ile yaptığı son görüşme 2 Aralık günü gerçekleşti. Neredeyse bir ay önce. Ondan önceki...

Toplumsal apoptozis: Sosyalist mücadele ile erkek egemenliğini öldürmek

Yazar: Reyhan Hacıoğlu
31 Aralık 2025

Tıbbî-biyolojik bir olgu olarak apoptosizin toplumsal bünyede işler kılınması ancak komünlerle mümkün olacaktır. Kendini tanrı ilan eden iktidarlarla her türlü...

Merkezsiz Ortadoğu’da yeni bir merkez arayışı

Yazar: Heval Elçi
31 Aralık 2025

Demokratik entegrasyon; bir toplumun ya da halkın kimliğini inkâr etmeden, onu eritmeden, yok saymadan; tarihini, kültürünü, inancını ve değerlerini tanıyarak,...

Sonraki Haber

Hadi oy ver yaşam kazansın!-Ayşe Gökkan

SON HABERLER

Özgür Basın’ın emekçisi, çınarı, hocası: Hüseyin Aykol

Yazar: Aziz Oruç
1 Ocak 2026

Özgür Basın’ın hocası Hüseyin Aykol’u kaybettik

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

İki öğretici olay

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Takvimler değişirken

Yazar: Bedri Adanır
1 Ocak 2026

‘Mutabakat’ın neresindeyiz?

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Dêrsim’de kültür hala sahnesiz

Yazar: Heval Elçi
1 Ocak 2026

Amed’de yeni yıl kutlaması

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
31 Aralık 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır