• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
9 Ocak 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Veysi Sarısözen

Ahlaki politik toplum, komünal toplumdur

8 Ocak 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Veysi Sarısözen, Yazarlar

Çözüm sürecinin “toplumsallaşması” partiler arasında varılacak uzlaşmalardan, bu uzlaşmaların sonucunda çıkarılacak her türlü yasalardan, kıyaslanmaz ölçüde barışı ve demokratikleşmeyi güvence altına alacak olan en temel belirleyicidir. Tepedeki uzlaşma, en tepedeki devlet ve iktidar tarafından, eğer çözüm süreci toplumsallaşmamışsa tek bir kararla bozulabilir.
İmralı “örgütlenin” derken işte bu gerçekliği dile getiriyor.
Abdullah Öcalan “örgütlenin” derken nasıl bir örgütlenmeden söz ediyor? Artık herkes bu sorunun cevabını biliyor. Belli ki İmralı var olan örgütlenmelerden söz etmiyor. Komünleşmeden söz ediyor. İyi de biz ne yapıyoruz?   Mitinglere, basın toplantılarına çağrılarımız güçlü. Bu amaçla komiteler kuruluyor. Harıl harıl çalışmalar birbirini izliyor. Ama halkı komünleşmeye teşvik eden çağrılar neredeyse yok gibi.
Komünleşme zor iş, biliyorum.
Ama örgütlenme çalışmasında bir de “pilot bölge” diye bir kavram var. Pilot bölge demek, komünleşmeye en müsait bölge demek. Kürdistan’da böyle bir bölge yok mu?  Dolu.
Gelin birlikte Kürdistan’ı dolaşalım ve bir “pilot bölge” saptayalım. Bu bölge bir ilçe olsun. Dem Parti vekillerinden biri (hepsi değil) gönüllü olarak o bölgeye gitsin. Yanına o ilçe Belediye eş başkanlarından birini alsın. İlçenin en yoksul mahallesine, mesela bir yıkık dökük eve, diyelim ki altı aylığına yerleşsinler. Komünleşme çalışmasına o mahalleden başlasınlar. Mahallede 100 aile varsa, en yurtsever 20 aileyi toplasın. 100 aile içinde en yoksul, dayanışmaya muhtaç diyelim ki 5 aileyi saptasın. En yurtsever 20 ailenin toplantısında bu 5 aile ile dayanışma, yardımlaşma sorununu gündeme getirsin. Şunu teklif etsin: Ben milletvekilliği maaşımın geçerli asgari ücret miktarı dışındaki kısmını her ay bu dayanışma ve yardımlaşma için masaya koyuyorum, sizler gönlünüzden ne kopuyorsa koyunuz, bu 5 aileyi açlıktan, çaresizlikten kurtarmak üzere örgütlenelim. Bu örgütlenme komündür. Aranızdan bu çalışmayı yürütmek üzere iki eşbaşkan seçin ve çalışmaya başlayalım.
Binbir çeşit komünden dayanışma amaçlı bir komün kurulmuş olur. Masada vekilin 250 bin liralık maaşını, Belediye eş başkanının aynı orandaki maaşını gören mahallenin en yurtsever aileleri gelirlerinin kendileri için zaruri kısmı dışında kalan kısmını vekille ve yanında yer alan Belediye eş başkanıyla birlikte masaya koyacaklardır. En yurtsever 20 ailenin çoğunluğunun evlatları canlarını verdiğine göre onlar “mallarına” tamah etmeyeceklerdir.
Bir ay sonra bu vekil ve eşbaşkan komşu mahalleye geçecek ve belki bir başka amaç etrafında bir komün kurulmasına öncülük edeceklerdir. Altı ayın sonunda ilçenin altı mahallesinde altı komün kurulmuş olacaktır. Bu altı ay boyunca vekil ve eşbaşkanın asgari ücretle kendileriyle birlikte yaşamış olmasından dolayı komüncüler partiye ve belediyeye büyük bir güven duyacaklardır. Bu örnek tüm ilçede dilden dile anlatılacaktır. Büyük ihtimalle gerisi gelecektir. İlçede halkın çoğunluğunu kapsayan bir komün ağı örgütlenecektir. Sonuçta hepsi de yurtsever olan Belediye Meclisi uhdesinde bulunan tüm söz, karar ve icra yetkisini ilçe komün ağına devredecektir. Artık kararlar komünler tarafından alınacak, Belediye Meclisi bu kararları onaylayarak resmileştirecektir.
Ve özgür medya bu “örnek” hakkında yazılı ve görsel öyle bir tanıtım kampanyası açacak, komünlerin halkın haklarına, özgürlüğüne, refahına katkılarını öyle bir canlı şekilde anlatacaktır ki, o ilin diğer ilçeleri, derken diğer iller ve ilçeler komünal örgütlenmeyi kavrayacak ve örgütlenecektir.
Size hayal gibi geliyorsa, yukarıda anlatılanları boş verin, bu yazdıklarımı yazarken nelere güvendiğimi anlatacağım aşağıdaki satırları, eğer sıkılmadıysanız lütfen okuyun.
En önce “merkezin kadrosal öncülüğü”nün önemini inkar etmeksizin, asıl olarak “yerelde kadrosal öncülüğe” güveniyorum. Halk iradesinin merkeze taşıdığı Apocu kadroların merkezden yerele inecek bir ideolojik donanıma ve militan bir alçakgönüllüğe sahip olduklarını düşünüyorum. Onların “bir lokma bir hırka” felsefesine sahip olduklarını da biliyorum.
Kapitalist modernitenin parlamenter sisteminde “seçilmiş ile seçmiş” arasında bilinçli bir “yabancılaşma” yaratmasına karşılık, seçilmiş olduğu halde merkezden yerele inen kadronun bu yabancılaşmayı kıracağına inanıyorum. Seçtiğini mahallesinde gören Kürt halkının bunu özlemle beklediğini de biliyorum. Elbette milyonlarca insanın yaşadığı Kürdistan’da, her mahallede bir merkezi kadronun varolması mümkün değildir. Ama tek bir yerde bile böyle bir örneğin yaratacağı etkinin harekete geçirici gücünü de tahmin edebiliyorum.
Kapitalist modernitenin soysuzlaştırıcı etkilerini elbette hesaba katıyorum. Ama özgürlük için evlatlarını feda etmiş olan bir halkın bu soysuzluğa direndiğinden de şüphem yok. Kürt “büyük ailesinde”, binlerce yıllık komünal ahlakın bugün de hafızalarda canlı olduğuna güveniyorum. Sadece “ahlakın” yetmeyeceğinin, bu ahlakın ancak ve ancak “politik bakımdan örgütlü” halkın hafızasından çıkarak pratiğe dönüşeceğinin de farkındayım.  O nedenle “komünal ahlakın” yaşamakta olan en küçük filizlerine dayanarak harekete geçecek olan “merkezdeki kadroların” aralarında işbölümü yaparak “yerele inmeleriyle ahlaki politik toplumu inşa edeceklerini” söylemeye çalışıyorum.
Ahlaki politik toplum merkezden aşağıya doğru kurulamaz. Bizzat tanıklık ettiğim “reel” sosyalizm pratiği bana bunu öğretti. Ahlaki politik toplum devrimden önce aşağıdan yukarıya doğru inşa edilmedikçe başarı mümkün değildir. Bu anlayışın en azından halkın bağrından çıkan Apocu kadroların bilincinde yer ettiğine ve yüz yıldır amansız bir mücadele sürecinden geçen Kürt halkının komünleşmeye hazır olduğuna güveniyorum.
Sizin de güvendiğinize kesinlikle güveniyorum.
O halde şimdi artık komünleşmenin pratikte nasıl gerçekleşeceğini farklı önerilerle konuşabiliriz.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Sorgulamadan gerçeğe ulaşılmaz

Sonraki Haber

Barışı konuşmak

Sonraki Haber

Barışı konuşmak

SON HABERLER

Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar 3’üncü gününde: Çatışmalar yoğunlaştı | Canlı Blog

Yazar: Bedri Adanır
9 Ocak 2026

Nomosu olmayan yeryüzünde siyaset

Yazar: Heval Elçi
9 Ocak 2026

Söze sahip çıkmak

Yazar: Heval Elçi
9 Ocak 2026

Ortadoğu’da yeni kırılma noktalarına doğru

Yazar: Aziz Oruç
9 Ocak 2026

Sürgünleri şiir yapan adam…

Yazar: Heval Elçi
9 Ocak 2026

Yapay zeka ile elektrik ihtiyacı devasa artacak!

Yazar: Heval Elçi
9 Ocak 2026

Paris Katliamı şehitlerini anmak

Yazar: Heval Elçi
9 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır