• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
27 Şubat 2026 Cuma
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Kadın

‘Aile yılı’ karanlığına karşı kadınlar alanlarda

25 Kasım 2025 Salı - 10:10
Kategori: Kadın, Manşet, Özel

TJA aktivisti Bahar Peker ve 25 Kasım Platformu’ndan Nurgül Uci, şiddete karşı tüm kadınlara 25 Kasım’da eylemlilik çağrısı yaptı

  • Aile yılı politikalarının kadınları daha fazla şiddete, yoksulluğa ve güvencesizliğe sürüklediği bir yılda, 300’ü aşkın kadın katledildi. Ancak tüm baskıya rağmen kadınlar 25 Kasım’da öfkeleriyle, isyanlarıyla ve örgütlü direnişleriyle sokakta olacaklar
  • Bahar Peker: Sayın Öcalan’ın barışa dair biz kadınların öncülük yapması için çağrısı var. Bu yüzden kadın mücadelesini daha ileriye taşımak, kadın katliamları ve çocuk katliamlarının önüne geçebilmek için bir bütün sahada olacağız
  • Nurgül Uci: Bu kadar yoğun kadın katliamının, haksızlığın, yoksulluğun yaşandığı bir süreçte kadınların yapabileceği en iyi şey birbirinden güç almak ve mücadeleyi her alanda sürdürmektir. Tüm kadınları alanlara çağırıyoruz

Şirin Bayık

Son bir yılda artan kadın cinayetleri, sistematik şiddet, derinleşen yoksulluk ve cezasızlık politikaları kadın örgütlerinin 25 Kasım’a bu yıl daha büyük bir öfke ve kararlılıkla hazırlanmasına yol açtı. İktidarın 2025’i “aile yılı” ilan etmesine rağmen, sahadaki tablo tam tersini gösteriyor: Kadın kurumlarının verilerine göre son bir yıl, hem kadın cinayetlerinin hem de çocuk istismarının en yüksek seyrettiği dönemlerden biri oldu.

Gazetemize konuşan Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Bahar Peker’in, “Aile yılı diye ilan edilen bu süreç, kadın katliamlarının en çok arttığı yıl oldu” sözleri bu tabloyu özetlerken, 25 Kasım Platformu’ndan Nurgül Uci’nin, “Her gün onlarca kadın katledilirken, kadınların öfkesi ve isyanı sokaklarda büyüyor” değerlendirmesi, hem toplumsal atmosferi hem de 25 Kasım’ın ruhunu tarif ediyor.

‘Katliamlar özel savaşla arttı’

TJA aktivisti Bahar Peker, 25 Kasım öncesi Türkiye genelinde ve özellikle Bakur’da kadın cinayetlerinde çok ciddi bir artış yaşandığını belirterek, “Bunun en temel nedeninin özel savaş politikaları olduğunu görüyoruz. İktidar 2025 yılını ‘aile yılı’ olarak ilan etti ama tam aksine kadın kurumlarının araştırmalarına göre aslında 2025 yılının en çok kadın katliamlarının olduğu yıl ve kadına yönelik şiddetin had safhada olduğu bir yıl olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

Sözleşmenin feshi şiddeti katladı

Peker, İstanbul Sözleşmesi’nin feshedilmesinin ağır sonuçlar yarattığını vurgulayarak şunları söyledi: “Kadınlar o dönemde çok itirazda bulundu ama karşılık bulmadı. Öngörümüz belliydi: Sözleşme feshedilirse kadın cinayetleri, şiddet, çocuk istismarı artar diyorduk. Ne yazık ki fesih sonrasında her yıl katlanarak artıyor. Kadın şiddeti, çocuk istismarı ve çocuk katliamlarının da aynı doğrultuda yükseldiğini söyleyen Peker, 25 Kasım’a giderken tüm kadınların ortak bir mücadele hattı ördüğünü ifade etti.

Özsavunma ve örgütlülük şart

Bu yıl birçok ilçede “erkeklik atölyeleri” dahil çeşitli çalışmalar yürüttüklerini belirten Peker, “Artık temel amacımız kadını değil erkeği değiştirip dönüştürmek” dedi. 25 Kasım kapsamındaki çalışmalarını anlattı:

“Birçok etkinlik yaptık, planlamalar yaptık ve bu planlamalar çerçevesinde atölye çalışmalarımız oldu. Atölye çalışmalarımızda bazı yerlerde ‘erkeklik atölyesi’ çalışmalarımız oldu. Çünkü temel amacımız da aslında kadından ziyade erkeği değiştirip dönüştürmek. 25 Kasım’a giderken de bu ruhla aslında gideceğiz. Bunun için de kadınların, öz savunmalarını geliştirmesi gerekiyor. Öz savunmalarını oluşturması gerekiyor ve bunun için de ciddi anlamda bir bütün tüm kesimdeki kadınlar hani hem sol sosyalist kesimler hem enternasyonalist  kadınlar ve aynı zamanda biz Kürt kadınları, TJA’lı kadınlar olarak da ortak bir mücadele açığa çıkarıp ve aynı zamanda da bununla birlikte hani öz savunmamızı geliştirmeliyiz. O da öz savunmayı geliştirirken de aslında örgütlülüğü esas almamız gerekiyor. Biz kadınların aslında daha çok örgütlü olmamız gerekiyor. Ne kadar örgütlü olursak kadın cinayetlerinin ve çocuk istismarının da o kadar önüne geçebiliriz.”

‘Kadın komünleri gücümüz olacak’

25 Kasım’a giderken Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Çağrısı’nı hatırlatan Peker, “Sayın Öcalan’ın barışa dair aslında biz kadınların öncülük yapması gibi çağrısı var. Bu sebeple kadın mücadelesini daha ileriye taşımak için ve aynı zamanda kadın katliamlarının da çocuk katliamlarının da önüne geçebilmesi için bir bütün sahadayız. Bunun için de her bir kadın kurumunda komünlerimizi oluşturmamız gerekiyor ve bu noktada kendini tanıyan, kendini bilen kadınların da bu komünlerin içinde yer alması gerekiyor” dedi.

25 Kasım ruhuyla Komün Meclisleri

Peker, kadın komünlerinin detaylarını şöyle paylaştı:

“Komünlerimizi oluştururken tabii ki bir bütün o kentin ya da o mahallenin o ilçenin kadınlarının bir araya gelmesi gerekiyor. Aynı zamanda kendi aralarında bir meclis oluşturması ve bu meclisin sözcülerinin bulunması gerekiyor. Yine mahallelerde haftada bir de olsa periyodik bir şekilde toplantı almaları ve o mahallede, o ilçede eğer ki varsa bir kadına yönelik şiddet, ya çocuk istismarı, ya bir kadın katliamı yani her ne sorun olursa olsun o mahalledeki o komün üzerinden o sorunları gidermek gerekiyor. En azından bu tarz sorunların da önüne geçme gibi yani bu minvalde oluşacak bu komünler oluşturulacak. Birçok ilimizde, ilçelerimizde ve mahallelerde aslında komünler oluştu ve hayata geçirildi. Ama bazıları da henüz oluşma aşamasında ve bunları hızlıca yani 25 Kasım ruhuyla bir bütün bu Komün Meclisleri oluşturana kadar sahada olup çalışmalarımızı yürüteceğiz.”

Peker ayrıca, “Komünler üzerinden de o örgütlülüğü, o ortak aklı, o ortaklaşmayı da güçlü bir şekilde gerçekleştirebiliriz ve aynı zamanda birçok sorunun da böyle giderilmesi noktasında bizlere güç katacaktır” dedi.

‘Kadınların öfkesi büyük’

25 Kasım Platformu’ndan Nurgül Uci ise Türkiye’de yıl boyunca 300’ü aşkın kadının katledildiğini, şiddetin ve kadın intiharlarının sürdüğünü hatırlattı. “Her gün onlarca kadın katlediliyor. Böyle bir tabloda kadınlar ve özellikle genç kadınlar çok yoğun bir öfkeyle 25 Kasım’a hazırlanıyor” diyen Uci, Rojin’in katledilmesinden Dilovası’ndaki iş cinayetlerine, yoksulluğun ve işsizliğin artmasına kadar pek çok başlığın kadınları isyana sürüklediğini söyledi.

‘Aile yılı’ dayatmasına tepki

Uci, “Aile yılı” uygulamasının kadınları belirli bir kalıba sıkıştırmayı hedeflediğini vurgulayarak, “Devletin yaratmaya çalıştığı kadınlar olmayacağız. Kendi yaşam haklarımızı savunacağız” diye konuştu.

“Bu süreç zarfında yapabileceğimiz en iyi şey özgürlüğümüzü arttırabilmek, kendi yaşam haklarımızı, devletin ‘aile yılı’ kapsamı üzerinde yaratmaya çalıştığı o ailenin içerisine girmeyi kabul etmeyip kadın olarak kendi yaşam haklarımızı savunmaya devam edeceğiz.”

‘Kadınlar sokaklardan hiç çekilmedi’

Öte yandan 11. Yargı Paketi’nde LGBTİ+’lara ve kadınlara yönelik saldırıların açık olduğunu söyleyen Uci, İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılmasından bu yana ekonomik, sosyal ve fiziksel şiddetin ciddi oranda arttığını belirterek, tüm bu baskılara karşı kadınların asla mücadeleyi ve sokağı bırakmadığına da vurgu yaptı:

“Bu sene de 25 Kasım’a giderken yoğun bir katılımın olacağını düşünüyoruz. Çünkü hangi kadına dokunursak dokunalım hepsinin bir öfkesi, hepsinde bir isyan söz konusu. Böyle bir süreçte 25 Kasım’a gidiyoruz. Bundan dolayı da elimizden geldiği kadar geniş katılımlı bir şekilde 25 Kasım’ı tutmaya çalışıp kendi öfkemizi, isyanımızı alanlarda, sokaklarda haykırmayı planlıyoruz. Bir yandan devletin kadınlara yönelik baskı politikaları bir yandan kadınların yoğun olarak cezasızlık politikasıyla karşı karşıya kalması var. Bütün bunlarla birlikte yıllardır zaten sokağa kimse çıkmazken kadınlar sokakları hiçbir zaman terk etmediler. Halen de aynı şekilde devletin o kadar yoğun baskısı, o kadar yoğun politikalarına rağmen, sokakları, alanları bizlere yasaklamasına rağmen bizler sokaklardan vazgeçmedik. Vazgeçmeye de niyetimiz yok. Kadın mücadelesi arttıkça devlet ve erkek düzen geri adım atmak zorunda kalacak.”

‘Öfkemizi sokaklarda haykıracağız’

Uci, genç kadınlar üzerinde yürütülen baskı politikalarına (Rojin Kabaiş, Gülistan Doku örnekleri) rağmen büyük bir kadın isyanının büyümeye devam ettiğini ifade etti.

“Bu anlamıyla da 25 Kasım, 8 Mart’lar kadınların sokakları işgal ettiği günler ancak sadece 25 Kasım’larda ya da 8 Mart’larda değil, kadınlar her haksızlıkta sokakta. 11. Yargı Paketi’nden tutalım da birçok haksızlıklara karşı sokaklardaydı. Ve bu mücadele daha da yükselecek. Devletin korkusu ya da erkek sistemin korkusu daha da artacak. Ama onların korkuları biz kadınların mücadelelerini engellemek için yapacakları hamleler bizlere geri adım arttıramayacak.

Son olarak, “Bu kadar yoğun kadın katliamının, haksızlığın, yoksulluğun yaşandığı bir süreçte kadınların yapabileceği en iyi şey birbirinden güç almak ve mücadeleyi her alanda sürdürmek” diyen Uci, tüm kadınları 25 Kasım’da alanlara çağırdı.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Akademisyen Köker: CHP’de yeni ve eski politika gerilimi sürecek

Sonraki Haber

Hilton’un tadilatını yapan taşeron firma SGK’dan para kaçırıyor

Sonraki Haber

Hilton'un tadilatını yapan taşeron firma SGK'dan para kaçırıyor

SON HABERLER

Diplomalar savaşı

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

Suyla kopacak fırtına

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

Sûr’da arkeolojik sit alanına GES projesi

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

Söz hakkı kime ait?

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

Algı duvarlarına çarpan süreç

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

Xızır: Hakikatin direniş aklı ve demokratik toplumun cevheri

Yazar: Yeni Yaşam
27 Şubat 2026

8 Mart etkinlikleri: Silopiya’da dengbêj gecesi, Colemêrg’de kadın atölyesi

Yazar: Yeni Yaşam
26 Şubat 2026

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler

Kategoriler

  • Abdullah Aysu
  • Afşin Aybar
  • Ahmet Güneş
  • Ali Adalı
  • Ali Sinemilli
  • Arif Mostarlı
  • Asrın Hukuk Bürosu
  • Asrın Keleş
  • Ayşe Düzkan
  • Ayşe Gökkan
  • Ayşegül Devecioğlu
  • Azad Barış
  • Aziz Ferman
  • Aziz Tunç
  • Bahadır Altan
  • Beyza Üstün
  • Birinci sayfa
  • Bülent Felekoğlu
  • Cahit Kırkazak
  • Cengiz Çiçek
  • Cengizhan Kaptan
  • Çeviri
  • Çiğdem Doğa
  • Deniz Aras
  • Dicle Anter
  • Doğan Durgun
  • Doğan Kılıçkaya
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dr. Hayri Hazargöl
  • Dünya
  • Editörün Seçtikleri
  • Ehmed Pelda
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Emine Ilgaz
  • Ender İmrek
  • Eren Keskin
  • Erol Katırcıoğlu
  • Ertuğrul Kürkçü
  • Eski Yazarlar
  • Ezgi Koman
  • Ferda Koç
  • Fikret Başkaya
  • Forum
  • Gençliğin Sözü
  • Genel
  • Güncel
  • Gündem
  • Güner Yanlıç
  • Güner Yanlıç
  • Haber-Analiz
  • Hakan Öztürk
  • Hasan Durkal
  • Hasan Kılıç
  • Haydar Ergül
  • Hicri İzgören
  • Hüseyin Ali
  • Hüseyin Aykol
  • Hüseyin Bul
  • Hüseyin Deniz
  • Hüseyin Kalkan
  • Hüseyin Ozan
  • İçeriden
  • İlham Bakır
  • İsa Taşçı
  • Jineolojî'nin Sözü
  • Kadın
  • Kadınların Sözü
  • Kadriye Doğan
  • Karikatür
  • Kenan Kırkaya
  • Kezban Konukçu
  • Koray Türkay
  • Kültür
  • M. Ender Öndeş
  • Manşet
  • Mehmet Nuri Özdemir
  • Mehmet Yılmazer
  • Menekşe Kızıldere
  • Mervan Özdemir
  • Metin Yeğin
  • Miheme Zebeşoğlu
  • Muhammed İnal
  • Murat Çakır
  • Murat Çepni
  • Mürüvet Küçük
  • Musa Anter yazıları – Arşiv
  • Musa Piroğlu
  • Mustafa Durmuş
  • Mustafa Mesut Tekik
  • Naci Sönmez
  • Nazan Üstündağ
  • Necati Sönmez
  • Nesrin Akgül
  • Nihat Demir
  • Oğuzhan Kayserilioğlu
  • Online Gazete
  • Ortadoğu
  • Özel
  • Özge Yurttaş
  • Özgür Amed
  • Özgür Müftüoğlu
  • Özlem Gümüştaş
  • Öztürk Türkdoğan
  • Pakrat Estukyan
  • Panorama 2022
  • Panorama 2023
  • Panorama 2024
  • Panorama 2025
  • Perihan Koca
  • Politika
  • Ragıp Zarakolu
  • Şahin Tümüklü
  • Salih Yılmaz
  • Sami Evren
  • Savunmanın Sözü
  • Sebahat Tuncel
  • Seçim 2019
  • Seçim 2023
  • Sedat Ulugana
  • Seydi Fırat
  • Sezai Temelli
  • Sinan Çiftyürek
  • Sinan Cudi
  • Söyleşi
  • Tevfik Kalkan
  • Tugay Karakuzu
  • Tüm Haberler
  • Vahap Işıklı
  • Veli Saçılık
  • Veysi Sarısözen
  • Volkan Yaraşır
  • Yaşam
  • Yazarlar
  • Yerel Seçimler 2024
  • Yusuf Gürsucu
  • Zafer Yörük
  • Zeynel Kete
  • Ziya Güler
  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır