• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
2 Nisan 2026 Perşembe
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

Amara’dan dünyaya açılan bir pencere

2 Nisan 2026 Perşembe - 00:00
Kategori: Güncel, Manşet

Daha çocuk yaşlarda dünyayı kendine dert edinen Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan 4 Nisan’da 77 yaşına giriyor ve köy yolunda, tek başına başlayan o yolculuk bugün milyonlarla devam ediyor  

Reyhan Hacıoğlu

– Ne yapıyorsun Abdullah? 

– Dünyanın halinin ne olacağını düşünüyorum!

Kimine göre “anlaşılmaz” kimine göre de “anlatılmaz!” Oysa hayatına dair her şeyi bizzat anlatan kendisiydi. Saklayacak, anlatılmayacak, anlatılamayacak hiçbir şeyi yoktu. Çünkü ona göre kendini çözümlemek; bir toplumu çözümlemek, anlamaktı. Bu yüzden yaşamını; ailesini, ilişkilerini, köyünü, ülkesini çözümledi, anlattı.

Bu anlatı, “bir halkı savunmanın” mücadelesine ışık tuttu. “Bir halkı savunmanın” amansız mücadelesi halkta öyle derin bir karşılık buldu ki, bugün “bir halkı savunmak” ile “bir önderi anlamak” hem teorik hem de pratik olarak aynı şeye dönüştü. Öyle ki Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan, “bir halkın yeniden doğuşu” olarak görüldü ve öyle kutlanmaya başlandı.

Bizler de Abdullah Öcalan’ın doğum günü olan 4 Nisan’da, doğduğu köyü gezip fotoğrafladık, bazı hatıralarını bir araya getirdik.

‘Resmiyet’ ile ilk tanışma mekânı

Abdullah Öcalan’ın ilkokulu okuduğu Cibin (Saylakkaya) İlkokulu, Amara’ya yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta. Bu okul, Abdullah Öcalan için Kürt sorununun başladığı yer… Anlatımlarında okulda yaşadığı zorluğun fiziksel olmaktan ziyade, kültürel olduğuna dikkati çekiyor. Abdullah Öcalan da milyonlarca Kürt çocuğu gibi Türkçeyle ilk kez okulda karşılaşıyor ve bu dilin kendisi için “yabancı bir dil” olduğunu söylüyor. Belki de “Kürdistan sömürgedir” tezine giden yolun ilk adımı oluyor bu farkındalık…

‘Üç yıl birlikte okuduk’

Okulun fotoğraflarını çektiğimiz sırada okul bahçesindeki bir kulübede halı dokuyan Hanifi Güven yanımıza geliyor ve “Onumla 3 yıl birlikte okuduk,” diyor. Abdullah Öcalan’ın nöbetçi olduğu günlerde “kendilerini çok zorladığını” anlatıyor gülerek. “Hep pekiyi ile geçerdi. Aziz Aslan, Yakup İnce ve Hasan Bindal ile geziyorlardı hep” diye de ekliyor.

Damı çökmüş ve içi suyla dolmuş okuldan geriye pek bir şey kalmamış, ama Hanifi Güven okulu, birçok hatıranın yaşandığı yer olarak özlemle anlatıyor.

Büyük yürüyüşün ilk adımları

Abdullah Öcalan, beş yıl boyunca Amara ile Cibin arasındaki yolculuğunu, hem “zorluklara karşı koyma” hem de “kendini keşfetme” olarak tanımlıyor. Bu yolda ilk hayallerini kuruyor, belki de ilk bu yolda “dünyayı değiştirmeyi” kafasına koyuyor. Fiziksel zorlukları olan bu yolda tanışıyor “resmiyetle.”

Eksiye göre biraz düzeltildiği söylenen yolda manzara hala aynı ve bugünlerde baharın renklerine bürünmeye hazırlanıyor. Hemen yanı başından geçen dere kurumuş olsa da, yol kenarları, özellikle Amara’ya yakın olan yerler Nêrgizên Çolê’lerle (Nergis çiçekleri) dolu.

“O dönemde o kadar dindardım ki, köydeki çocukları etrafıma toplar, onlara namaz kıldırırdım. Hatta onlara imamlık yapardım…” Abdullah Öcalan’ın arkadaşlarını topladığı, onlara “Eğer benimle gelecekseniz, benim dediğim şekilde hareket etmelisiniz,” diyerek ilk örgütlenmesini yaptığı yerler belki de tam buralardır.

Arkadaşlarıyla ilişkilerine dair “Köyde arkadaşlarımla olan ilişkilerimde hep bir adalet arayışı içindeydim. Haksızlığa uğrayanların yanında durmak, çocukluktan gelen bir karakter özelliğimdi,” diyen Abdullah Öcalan için Cibin’e yolculuk, aynı zamanda toplumsal bir gözlemin ilk zeminiydi.

İlk tohumlar

Yine kız arkadaşlarıyla kurduğu ilişki ve sorgulamaları tam da burada başladı ve bu onu “Kadın Özgürlük Çizgisi” ideolojisinin ilk tohumlarına götürdü.

Amara çok güzel bir köy… Köyün en dikkat çekici ve güzel yanı ise köye giderken sağ tarafta kalan kayalıklar. Bu kayalıklar, Abdullah Öcalan’ın da sık sık oynadığı, doğa ile baş başa kaldığını söylediği yerler. “Çocukken dağlara çıkmak, kuşları izlemek benim için asıl özgürlüktü. Köyün o katı kurallarından sadece doğaya sığınarak kaçabiliyordum” diyor buralar için.

“Bazı arkadaşlarımla kuş avına giderdik, ama ben o kuşların vurulmasından ziyade onların özgürce uçuşunu izlemeyi severdim. Doğadaki o yaşam savaşı, bana insan ilişkilerinden daha öğretici geliyordu.” Yazılarında köyün dışına çıkmak, yalnız kalmak ve yoğunlaşmanın ona müthiş bir “özgürlük alanı” sağladığını anlatıyor.

“Köyde ağaçların altına çekilir, saatlerce kitap okurdum” dediği ve sık sık anılarında bahsettiği ağaçlardan biri de şimdilerde ailesinin evinin kurulduğu bahçede yer alan fıstık ağacı. Bu ağaç onun birçok anısına ev sahipliği yapmış.

“İlk isyanımın mekânı” ve “ilk isyan edilmesi gereken yer olarak” tanımladığı aile evine gidiyoruz. Kırmızı toprak ev kısmen tadilatta olsa da dokusunun bozulmamasına özen gösteriliyor. Evin duvarlarında Kürt Halk Önderi’nin fotoğrafları asılı. Bahçesinde nar ağaçları var. Evin yola bakan penceresinden bakınca, insana “İşte Amara’dan dünyaya açılan pencere” dedirtiyor adeta.

Abdullah Öcalan’ın dayılarının yaşadığı köyden Perihan Göçer’in anlattıkları da bunu doğruluyor sanki: “Daha küçükken bir gün oturduğu yerde toprağı eşelerken kuzeni “Tu çi dikî Evdila?” diye soruyor. (Ne yapıyorsun Abdullah?). “Ez difikirim ka wê halê dinyayê çawa be! (Dünyanın halinin ne olacağını düşünüyorum.)” diye cevaplıyor. Böyle bir çocuktu. Çok okurdu.”

‘İlk isyan’ ilk direniş

İlk isyanın mekânı olan bu ev, aynı zamanda hayatına en çok etkisi olan ve onu hayata hazırlayan annesi Üveyş Öcalan’la da en çok zaman geçirdiği yer. Annesine dair her anlatı bir çözümleme, her çözümleme bir toplumsallığa işaret ediyor. Annesinin ona öğrettiği “boyun eğmeme,” onun şahsında bir halkın özelliği olurken, annesinin bir kavga sonrası kızıp “Git öcünü al!” sözleri ise yine bugün bir halkın haksızlığa karşı “hakkını aradığı” bir gerçekliğe dönüşmüş durumda.

Annesi ve babası köyün mezarlığında yan yana ve mezarlarının üzerinde o çok sevdiği nergisler var. Annesi için söylediği “Belki anama bir fistan alamadım, ama ona bir halkın varoluş mücadelesini, özgürlüğe yürüyüşünü hediye ettim” sözleri özgürlük arayışçısı bir evladın, oğul hasretiyle hayatını kaybetmiş bir annenin ardından söylediği en anlamlı sözler olarak kalıyor geride mezarlara bakınca.

Amara ‘doğuş’a hazırlanıyor

Amara bir 4 Nisan’a hazırlanıyor yine, nergis açmış dört bir yanında, Cibin yolu kuş cıvıltıları ile dolu. Bir kişi ile çıkılan bir yolda bugün milyonlar tek bir istekle kenetlenerek yürüyor: Bu süreci, bu halkın umudunun özgür olması için!

Bu yıl da güvercinler onun için uçurulacak ve hep bir ağızdan “Rojbûna te pîroz be ey Serok!” diye haykırılacak bu topraklardan…

“Ben bu topraklarda zor şartlar altında doğdum. Doğduğum topraklar çoraktı ama ben o topraklarda bir umut yeşertmeye çalıştım.”  Abdullah Öcalan

Amara'dan fotoğraflar

1 - 22
- +

1.

2.

3.

4.

5.

6.

7.

8.

9.

10.

11.

12.

13.

14.

15.

16.

17.

18.

19.

20.

21.

22.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Hakikat ve 4 Nisan: Toplumsal önderlik gerçeği

Sonraki Haber

Önder Apo’nun doğuşu, bizim doğuşumuz

Sonraki Haber

Önder Apo’nun doğuşu, bizim doğuşumuz

SON HABERLER

İran Dış İlişkiler Konseyi Başkanı ağır yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Yeni bir yol yapmak

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Sürece ve barışa dair

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

4 Nisan Abdullah Öcalan’ın doğum günü: Kutlu olsun

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Önder Apo’nun doğuşu, bizim doğuşumuz

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Amara’dan dünyaya açılan bir pencere

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Hakikat ve 4 Nisan: Toplumsal önderlik gerçeği

Yazar: Yeni Yaşam
2 Nisan 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır