• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Şubat 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Gündem Güncel

‘Anadilde eğitim tercih değil zorunluluktur’

21 Şubat 2026 Cumartesi - 16:10
Kategori: Güncel

Uluslararası Katılımlı Anadil Sempozyumu’nda konuşan akademisyenler, çok dilli eğitimin tercih değil, insan hakları meselesi olduğunu vurguladı

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen), 21 Şubat Dünya Anadil Günü kapsamında Türkiye Barolar Birliği Konferans Salonunda Üçüncü Uluslararası Katılımlı Anadili Sempozyumu düzenledi.

Gün boyunca süren olan sempozyuma; birçok siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcisinin yanı sıra çok sayıda katıldı. “Anadili savunmak yaşamı savunmaktır” şiarıyla düzenlenen sempozyum, saygı duruşunun ardından Eğitim Sen Genel Sekreteri Zülküf Güneş’in açılış konuşması ile devam etti.

‘Anadilde eğitim zorunluluktur’ 

Ardından konuşan Eğitim Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, anadilin sadece bir dil meselesi olmadığını aynı zamanda bir insan hakları meselesi olduğunu belirtti. Kemal Irmak, Türkiye’de binlerce çocuk ve gencin anadilde eğitim hakkından mahrum bırakıldığına dikkat çekerek, “Anadilde eğitim talebi bir ayrıcalık değildir. Pedagojik gerçeklik açısından bakıldığında çocuğun dünyaya baktığı ilk kapıdır. Anadilde eğitim bir tercih değil zorunluluktur” dedi.

‘Dil tanındığında barış konuşulur’  

Sonrasında konuşan KESK Eş Genel Başkanı Ayfer Koçak da anadil meselesinin sadece kültürel bir mesele olmadığını, aynı zamanda kamusal hizmetlere erişim meselesi olduğuna dikkat çekti. Ayfer

21 Şubat’ın tarihsel arka planına değinen Ayfer Koçak, Kürtlerin de anadil mücadelesinde büyük bedeller ödediğini dile getirdi. Ayfer Koçak, “Dil tanındığında barış konuşur, bu gibi etkinliklerde hak ihlallerini değil iyiye, daha güzele ulaşırız hesabı üzerinden çalışmak istiyoruz” diye belirtti.

‘Türkiye ve dünyada dil politikaları’

Sempozyum, ardından “Türkiye ve dünyada dil politikaları: Tek dillilikten anadili temelli çok dilliliğe” başlığındaki ilk oturum ile devam etti. Birinci oturumda ilk olarak söz Akademisyen Elçin Aktoprak, “Yurttaşlık, kimlik ve dil politikaları” başlığında sunum yaptı. Elçin Aktoprak, ulus devlet kuruluş aşmalarında dil ve asimilasyon ilişkisine değinerek “Bir anadili resmi olarak seçersiniz ve o dili konuşan herkesi o ulusun üyesi olarak kabul etmeye hazır olunduğu söyleyerek asimilasyon politikaları uygularsınız. Sadece o anadili konuşanlar o ulusun bir parçası olduğu kabul edilir” dedi.

Tehlike altındaki 18 dil  

Ulus inşasında öne çıkan üç aktörden eğitim, ordu ve bürokrasinin; hakim dili öğretme odaklı olduğunu vurgulayarak “Bunun Türkiye’de pek çok örneği var. ‘Vatandaş Türkçe konuş’ kampanyasından, başka bir dil konuşulduğunda uğranılan şiddete kadar örnekleri var. Kalıcı bir barışa doğru adım atılacaksa Kürt meselesinde bir kök neden olarak anadile yönelik ihlallerinden bahsedilmesi gerektiği gibi bu ihlallerin nasıl ortadan kaldırılması mümkün buna bakılması gerekir. Sadece Kürtçe değil bugün Türkiye’de 18 dil tehlike altında” diye kaydetti.

Hollandalı Akademisyen Michiel Leezenberg, “Anadili temelli çok dilli eğitimin gerekçeleri” başlığında yaptığı konuşmada, Kürtçe ile Fas yerlilerinden Berberi dilinin gelişim sürecini inceledi. Leezenberg, “Berber dili İkinci Dünya Savaşı sonrasında marjinalleştirildi. Arapça resmi dil haline getirildi. Ancak evlerde kimse bu dili konuşmuyordu. Kürtçeye bakacak olursak Berberi dili ile benzer gelişim gösteriyor. Seyahatlerimde kendi anadillerini konuşamamaktan utanan insanlarla karşılaştım” diye konuştu.

Leezenberg, Kürtçenin kültür ve edebiyat tarihinin binlerce yıl öncesine dayandığını belirterek, “Kürtçenin eğitim dili olamayacağı yönündeki argümanların bilimsel temeli yoktur” ifadelerini kullandı.

Eğitim politikaları ve anadilde eğitim 

Akademisyen Nejla Kurul, “Türkiye’de eğitim yönetimi politikaları ve anadilde eğitim” başlığında yaptığı konuşmada; Türkiye’nin anadil konusundaki tutumunun uluslararası sözleşmelere ve belgelere nasıl yansıdığını inceledi. Nejla Kurul, Türkiye’nin birçok sözleşmede anadil ile ilgili maddeleri görmezden geldiğini söyledi. Anayasa’nın Türkçe dışındaki dilleri tehdit olarak gördüğünü ifade eden Nejla Kurul, “Azınlık okulları var ancak onlar da tehdit olarak görülüyor. Hep ‘gözümüz üzerinizde’ mesajı veriliyor. Türkiye’de Kürtçe okul açma girişimleri olmuş ama o da hep yılan hikayesine dönmüş” diye konuştu. Nejla Kurul, “Bize öğretileni değil aradığımız şeyin peşinde mücadele edeceğiz” dedi.

Anadilde savunma hakkı

“Uluslararası hukukta ve Türkiye’de anadilli eğitim politikaları: Mevcut durum ve olanaklar” başlığında sunum yapan Prof. Dr. Baskın Oran, anadilde savunma hakkını 39’uncu maddesinde tanıyan Lozan Antlaşması’na rağmen bunun Türkiye’de uygulanmadığını belirterek “Mahkemelerde, aynı davada yargılanıp Türkçe savunma yapan sanıklar iyi hal indirimi alırken Kürtçe yapanların bundan yararlandırılmadığını görüyoruz” dedi.

21 Şubat mücadele tarihidir 

Akademisyen Fatma Gök, “Anadilde eğitim meselesi var çünkü çözülmemiş yüzyıllık Kürt meselesi var. Anadilde eğitim temel bir haktır ve bu konuda müzakere edilemez. Bu mesele bir şekilde çözülecek. Bu toplumun bununla bir şekilde yüzleşmesi lazım, barışın toplumsallaşması ve toplumun barışı sahiplenmesi için anadilde eğitim hakkının da  temel bir hak olduğunu egemen sisteme kabul ettiremediğimiz için bu mesele burada duruyor” dedi. Fatma Gök, “Eğitimde fırsat eşitliği değil eğitim hakkı talep ediyoruz. 21 Şubat büyük bir mücadele ve direnişin tarihidir” şeklinde konuştu.

Yok olan diller

Birinci oturumun son konuşması Eğitimci Cemil Güneş’in “Türkiye’de anadili temelli çok dilli eğitim üzerine mitler ve gerçekler” başlıklı sunumu ile tamamlandı. Güneş, yaptığı sunumda dünya nüfusunun yüzde 60’ının çok dilli olduğunu ancak dünya dillerinin sadece yüzde 10’u ile eğitim yapılmakta olduğu belirtti. 14 günde bir dünya dilinin yok olduğunu ifade eden Güneş, Türkiye ve dünya genelinde anadilde eğitim talebine karşı, “Anadil temelli eğitimin akademik başarıyı düşürdüğü, dillerin karıştırılabileceğini, çoğunluk dili ile eğitim yapmanın başarıyı artırdığı, anadilde eğitimin ülkeyi böldüğü” şeklinde mitlerin öne sürüldüğünü belirtti. Güneş, “Bu mitler, aynılaşmayı isteyenlerin ortaya attığı mitlerdir. Toplumu bölen ve çatıştıran şeyler anadil değil, toplumsal eşitsizliktir” dedi.

Eğitim Sen’in anadil sempozyumuna bağlanan Rojavalı Eğitimci Nesrin Musa Reşik, Rojava Devrim’inden önce Suriye’de sadece tek dilli bir eğitim verilirken şu anda üç dilde eğitim verildiğini söyledi. Nesrin Musa Reşik, Suriye’deki entegrasyon süreci ile Kürtçenin resmi ve hukuki olarak tanınması gerektiğini söyledi.

Sempozyum, verilen aranın ardından “Dünyada anadili temelli çok dilli eğitim modelleri” başlığı ile ikinci oturumda devam etti.

Dünyanın çeşitli yerlerinde verilen anadil mücadelesi deneyimlerinin konuşulduğu ikinci oturum, İrlanda’da anadili deneyimi aktarımı ile başladı. İrlanda Öğretmen Sendikası Başkanı Anthony Quinn, İrlanda dilinin 17’nci yüzyıldan itibaren kademeli ve sistematik bir şekilde marjinalleştirildiğini söyledi. Diğer yandan İngilizcenin hakim dil haline getirildiğine dikkat çeken Quinn, “Çocuklar okullarda kendi dilini kullandığı için cezalandırıldı. Ekonomik, siyasi ve eğitim politikaları ile İrlanda dilini konuşanlar asimile edilmeye çalışıldı. Anadili desteklemek, ulusal dili destekleyerek güçlendirir. Araştırmalar da bunu gösteriyor. Türkiye’de yüzbinlerce çocuk evlerinde Kürtçe, Arapça, Ermenice farklı diller konuşarak büyümesine rağmen sadece Türkçe eğitim görmektedirler. Anadilde eğitim hakkını savunmak sınıfta eşitliği savunmak anlamına geliyor” diye konuştu.

‘Anadile sahip çıkmalıyız’  

Lübnan PPSTLL Sendikası’ndan Samar Assaily Ortadoğu’da anadil deneyimi üzerine konuştu. Samar Assail; dilin sadece eğitim ve öğrenme aracı olmadığını aynı zamanda toplumun hafızası olduğunu vurgulayarak, “Çocuklar arasında üç dört dilli kimseler de olabiliyor. Ancak çocuğun anadilini, ilk dilini yok sayarsanız toplumu kuramazsınız. Başarı da böyle gelir, anadili korumaktır. Çocuğun gelişimi sınıfta başlıyor. Yani siyasette anlaşamayabiliriz ancak çocuğun korunması için kendi anadilinin korunması gerekir. Bu bir haktır. Adil bir eğitim istiyorsanız çocuğun anadiline sahip çıkmanız gerek” diye konuştu.

‘Üç dilde eğitim veriliyor’ 

Ardından Rojava’da anadil temelli eğitim deneyimini Kuzey Doğu Suriye Öğretmen Sendikası’ndan Nesrin Musa Reşik aktardı. Çevrimiçi bağlantı ile sempozyuma katılan Nesrin Musa Reşik, “Bijî berxwedana Rojava” sloganları ve alkışlarla karşılandı. Nesrin Musa Reşik, Rojava Devrimi’nin aynı zamanda anadil devrimi olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Rojava’da çok uluslu bir yapı var. Kürtçe Devrimi’nden önce sadece Arapça eğitim veriliyordu. Rojava Devrimi ile çok dilli bir eğitim sistemi inşa ettik. Rojava’da eğitim sadece Kürtçe değil. Üç dilde; Arapça, Kürtçe, Süryanice eğitim veriliyor.”

‘Kürtçe’nin resmi olarak tanınmasını istiyoruz’  

Suriye’de tekçi yönetimin ve anlayışın halklar arasında nefrete neden olduğuna dikkat çeken Nesrin Musa Reşik, “Şu an biz burada konuşurken binlerce kişi anadilini savunmak için meydanlarda nöbet tutuyor. 14 yıldır bu mücadeleyi sürdürüyoruz, sürdürmeye de devam edeceğiz. Çok sayıda anlaşma imzalandı söylemler geliştiriliyor. Biz, Suriye’de Kürtçe’nin resmi ve hukuki bir dil olarak tanınmasını istiyoruz. Bir sonraki sempozyumda aranızda bulunmak istiyoruz” diyerek konuşmasını tamamladı.

Kaynak: MA 

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Cizîr’de anadil yürüyüşü: Kürtçeye statü tanınana kadar mücadele edeceğiz

Sonraki Haber

Bedlîs’te 8 Mart etkinlikleri: Tutsaklara kart gönderildi

Sonraki Haber

Bedlîs'te 8 Mart etkinlikleri: Tutsaklara kart gönderildi

SON HABERLER

Rojhilat Öğretmenler Sendikası: Anadilde eğitim insan hakkıdır

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Mazlum Ebdî’den ‘anadil günü’ mesajı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Rojava’da 21 Şubat eylemleri: Kürtçe resmi dil olarak tanınsın

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Hesekê’de 51 tutuklu serbest bırakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Pirsûs Belediyesi’nden Kürtçe etüt merkezi

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Dîlok’ta bir kadın katledildi, bir çocuk yaralandı

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

Antalya’da halk buluşması: Barış süreci halkla birlikte yürütülmeli

Yazar: Yeni Yaşam
21 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır