• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
30 Ağustos 2025 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar Musa Anter yazıları - Arşiv

Asimilasyon politikası ve ahlak

19 Haziran 2023 Pazartesi - 00:00
Kategori: Musa Anter yazıları - Arşiv, Yazarlar
Köy korucuları

Asimilasyon bir milletin başka bir millet içinde eritilmesidir. Genellikle kültürce zayıf olan, kültürlü ulus içinde kaybolur. Örneğin Müslüman Araplar Kuzey Afrika’yı işgal etti. Buraların halkı Kıpti, Berberi ve eski Kartacalılardı. Arapların istilası sırasında Kuzey Afrika her bakımdan perişan idi. Bugüne kadar geçen 1400 küsur yıl içinde Mısır, Sudan, Tunus, Cezayir, Libya ve Fas Araplaşmıştır. Halbuki bunlar Arap değildir. Buna en iyi kanıt da zenci Müslüman Sudanlılardır. Zaten Araplar da kendilerini ikiye ayırırlar. Araplar ve mutarah, yani Araplaşmışlar. Bu kategoriye Suriye ve Lübnan da girer. Hakiki Araplar, Hicaz, Yemen, Umman ve Körfez şeyhlikleridir.

Aynı tarihlerde Araplar İspanya’yı da ele geçirdi ve Endülüs devletini kurdular. Fakat Arap kültürü İspanyol kültüründen üstün olmadığı için tüm Arap zulmüne rağmen İspanyollar asimile olmadı. Araplaşmadılar.

Gelelim bize. Bin sene kadar önce Oğuz Bedevi aşiretleri Ortadoğu’da üç büyük medeniyetle karşılaştılar: İran, Arap İslam ve Bizans. Ama kendilerinde hiçbir şey yoktu. Her bedevi kavim gibi, dövüşçü ve akıncı idiler. En büyükleri Selçuk Han bile okur yazar değildi. 41 yaşında sünnet oldu, İslamiyeti kabul etti ve adını değiştirerek “Muhammed Selçuk” oldu.

Gerçi bugün bir İslam Selçuk ve Osmanlı medeniyeti vardır; fakat bu kültür yukarıda saydığımız üç medeniyetin bir sentezi, bir kompozisyonudur. Dedikleri gibi hayali Ortaasya çöllerinin kültürü değildir.

Selçuklu ve Osmanlılar bunu bildikleri için hiçbir zaman egemenlikleri altına aldıkları ümmetler üzerinde bir asimilasyon politikası gütmediler. Ta TC devrimine kadar.

Osmanlı hiçbir zaman Kürt, Arap, Çerkes, Laz, Arnavut ve buna benzer milletlere Türk demedi. Beş yüz yıl gül gibi geçinip gittiler. Ama Cumhuriyet yöneticileri bir çırpıda bu mantıklı kuralı bozarak, “Hepsi Türktür” dediler, hatta bu arada Çingeneleri de Türklüklerine aldılar.

İşte bugün Türkiye’deki rahatsızlıklar bu yanlış politikadan kaynaklanıyor. Bu politika ile yalnız vatandaşlar arasına kin girmiyor; ahlâk bozuluyor. Her sabah ilkokulda okuyan Kürt çocuklarını okul bahçesinde toplayıp, “Türküm, doğruyum…” yalanını çocuğa empoze etmenin bir manası var mıdır?

Hiç unutmam kızım ilkokula gidiyordu. Bir gün kucağıma atlayarak dedi ki; “Baba yahu yoruldum be! Okula gidiyoruz Türk oluyoruz, eve gelince Kürt oluyoruz. Bu nasıl iştir?” Çocuk haklı idi ama bundan mesul olan da ben değildim, devlet politikası idi.

————

*Bu yazı 7 Nisan 1991 tarihinde yayınlanmıştır.

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Diasporada ateşe yürümek

Sonraki Haber

Sermayenin ‘gider kalemi’: İşçilerin ölüm maliyeti

Sonraki Haber
Sermayenin ‘gider kalemi’: İşçilerin ölüm maliyeti

Sermayenin ‘gider kalemi’: İşçilerin ölüm maliyeti

SON HABERLER

ABD seçim sonuçları ve  kötülüğün ardına kadar açılan kapıları

Suriye’nin geleceği ve bölgesel çıkar çatışmaları

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Bölgesel rekabet Kıbrıs’ta düğümlenirken

Bölgesel rekabet Kıbrıs’ta düğümlenirken

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın sorumluluğu…

Muhalefetin sorumluluğu

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Kadın yaşarsa dünya değişir; kastik katile karşı varoluş mücadelesi

İnkarla birlik kurulabilir mi?

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Yeni bir yaşamın eşiğinde

Yeni bir yaşamın eşiğinde

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Kerbelayı beklerken

Kerbelayı beklerken

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

Bakanlık 10 cezaevini kaybetti!

Mehmet Şenol: Cesur yürekli bir gazeteci

Yazar: Yeni Yaşam
30 Ağustos 2025

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır