• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
21 Mart 2026 Cumartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Ateşin sırrına varmak: Newroz ve direniş

21 Mart 2026 Cumartesi - 00:00
Kategori: Yazarlar, Zeynel Kete

Newroz, bir yönüyle doğanın döngüsünde tarihsel bir eşik; diğer yönüyle ise halkların dirilişinin, başkaldırısının ve özgürlük yürüyüşünün simgesidir. Zemherinin en sert, en yakıcı soğuğundan başlayan zorluklar, adım adım bahara evrilirken; doğada ve evrende gerçekleşen bu dönüşüm, yalnızca fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda toplumların hafızasında, inançlarında ve direniş kültürlerinde köklü bir anlam kazanır.

Kadim Mezopotamya halklarında zaman, doğrusal değil döngüseldir. Bu döngü, yaşamın çemberi; “çark-ı pervaz”ın devinimi ve “El ele, El Hakk’a” hakikat yürüyüşü olarak kavranır. Bu anlayış, varoluşu parçalı değil bütünlüklü ele alır; başlangıç ve sonu değil, sürekliliği esas alır. Bu süreklilik, halkların hakikatle bağını koparmayan direniş hafızasının da temelidir.

Doğadaki değişim, bahara doğru ilerlerken her eşik, aynı zamanda toplumsal bilinçte kutsanan bir dönüşüm anıdır. Toplumlar bu geçişleri ritüellerle karşılamış, doğanın dönüşümünü kendi varoluşlarıyla birleştirerek yeniden doğuşlarını örgütlemişlerdir. Bu anlamıyla; Yeni yıl, Gaxand, Xızır, Cemrelerin düşmesi, Hewtemal/Heftemal ve Newroz, yalnızca takvimsel işaretler değil; aynı zamanda halkların direniş zamanlarıdır.

Özellikle Rêya Heq (Alevi) inancında bu zamanlar, kutsal zamanın politikleştiği, hakikat ile yaşamın buluştuğu eşiklerdir. Zaman kendini yenilerken, Newroz’a doğru ilerleyen süreçte evren kendi öz enerjisini açığa çıkarır; bütün canlarla birlikte yeniden var oluşun eşiğine gelir. Bu “dem”, yalnızca kozmik bir uyanış değil; aynı zamanda toplumsal dirilişin, hakikatle buluşmanın anıdır.

Bu dirilişin özünde, evrensel enerji, sıcaklık ve yaşam gücü vardır. Her eşik, bir halden başka bir hale geçiştir. Ancak bu geçiş yalnızca doğada değil; toplumun zihinsel, ruhsal ve politik dünyasında da gerçekleşir. Bu nedenle Newroz, bir mevsim değişiminden öte, bir bilinç sıçramasıdır. İşte bu noktada toplum, ateşin sırrına varır.
Ateş, bu bağlamda yalnızca bir doğa unsuru değil; hakikatin, direnişin ve özgürlüğün sembolüdür. Devletçi uygarlığın dışında kalan, ahlaki-politik toplum geleneğini sürdüren halklar —yani rıza toplumu— zulme, sömürgeciliğe ve inkâr politikalarına karşı varlıklarını bu hakikat üzerinden kurmuşlardır. Ateş, bu duruşun en güçlü simgelerinden biridir.

Hakikat ve özgürlük arayışına çıkan her toplum, çar anasırın bilgisine ulaşırken; özellikle ateşin sırrını çözmüştür. Çünkü ateş, yakarken arındıran; yok ederken yeniden var eden bir hakikattir. Bu, tıpkı pervanenin ateşe olan aşkı gibidir: Hakikate ulaşmak, yanmayı göze almaktır. Bu yanış, teslimiyet değil; dönüşüm ve özgürleşmedir.
Newroz ateşi bu yüzden yalnızca bir ritüel değil; tarihsel bir direniş hattıdır. Nasıl ki doğa Newroz’da ateşle birlikte yeniden canlanır, yer ile gök niyazlaşır ve varlık kendini yeniden kurarsa; zulme karşı direnen halklar da ateşi uyandırarak kendi kimliklerini, varoluşlarını ve özgürlük iddialarını ortaya koyarlar.

Ateşi uyandırmak, meşaleyi diri tutmak; inkâra karşı varlığı, asimilasyona karşı kimliği, sömürgeciliğe karşı özgürlüğü haykırmaktır. Bu haykırış, Kürt halkı açısından tarihsel olarak Newroz’da somutlaşmıştır. Newroz, bu anlamıyla yalnızca bir bayram değil; bir direniş geleneği, bir özgürlük manifestosudur.

Bu tarihsel ve mitolojik süreklilik içerisinde, Demirci Kawa figürü, ateşin sırrına varmanın ve özgürlük arayışının en somut, en politik ifadesi olarak karşımıza çıkar. Demirci Kawa, yalnızca bir efsane kahramanı değil; zulme, inkâra ve sömürgeciliğe karşı halkın kolektif direniş iradesinin simgesidir. Dehak’ın zulmüne karşı örsünde demiri döverken aslında hakikati, özgürlüğü ve yeni bir yaşamı inşa eder. Yaktığı ateş, bir isyanın işareti olduğu kadar; karanlığa karşı hakikatin, köleliğe karşı özgürlüğün meşalesidir. Bu anlamıyla Kawa’nın ateşi, Newroz’un ateşiyle birleşir; her ikisi de halkların kendi kaderini tayin etme iradesinin, direnişle yeniden doğuşunun sembolüdür. Demirci Kawa’nın ateşin sırrına varması, yalnızca doğanın değil, toplumun da zincirlerini kırarak kendini yeniden var etmesidir. Bu nedenle Newroz, Kawa’nın yaktığı ateşle birlikte, başta Kürt halkı olmak üzere tüm ezilenlerin özgürlük yürüyüşünün tarihsel ve güncel ifadesi olarak yaşamaya devam eder.

Bu çerçevede Newroz, ateşin sırrına vararak topluma kimlik kazandırma mücadelesidir. Ancak bu kimlik; tekçi, cinsiyetçi ve sömürgeci modernitenin dayattığı bir kimlik değil; demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü bir toplum paradigmasıdır. Bu, halkların kendi öz gücüyle, kendi hakikatiyle yeniden var olma mücadelesidir.
Newroz ateşi, bu anlamda yalnızca geçmişin değil; bugünün ve geleceğin de direniş sembolüdür. Yok sayılan, inkâr edilen bir halkın kendi tarihsel hakikatiyle buluşarak kendisi olma yürüyüşüdür. Bu yürüyüş, aynı zamanda çoğulculuğun, birlikte yaşamın ve demokratik komünal değerlerin inşasını ifade eder.

Bu nedenle Newroz bir eşiktir:
Tekçiliğe karşı çoğulculuğun,
cinsiyetçiliğe karşı kadın özgürlükçü yaşamın,
sömürgeciliğe karşı özgürlüğün,
nahak olana karşı hakikatin eşiği…

Kadimden bu yana ateşi uyandıran tüm hakikat ve özgürlük arayışçıları, bu eşiğin taşıyıcıları olmuştur. Bugün de Newroz ateşi, bu tarihsel sürekliliğin en güçlü ifadesidir.

Ateşin sırrına varmak; kendini bilmek, hakikati örgütlemek ve özgürlüğü inşa etmektir. Newroz ise bu örgütlü hakikatin, bu direnişin ve bu özgür yaşam iddiasının en güçlü ifadesidir.

Newroz pîroz be!

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Dehakların düzeninde savaş bitmez!

Sonraki Haber

Çocuk sağlığı paraya bağlı: Hayati aşılar takvim dışında

Sonraki Haber

Çocuk sağlığı paraya bağlı: Hayati aşılar takvim dışında

SON HABERLER

İzmir’de kent suçu

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Hamburg’da Newroz resepsiyonu, Freiburg’da kutlama

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Savaş ne zaman biter

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Çocuk sağlığı paraya bağlı: Hayati aşılar takvim dışında

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Ateşin sırrına varmak: Newroz ve direniş

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Dehakların düzeninde savaş bitmez!

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Ateş çemberindeki Ortadoğu ve Newroz

Yazar: Yeni Yaşam
21 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır