• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
16 Şubat 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Editörün Seçtikleri

Avukat Suzan Akipa: Öcalan tecrit koşullarına rağmen müzakerenin güçlü tarafıdır

16 Şubat 2026 Pazartesi - 22:18
Kategori: Editörün Seçtikleri, Güncel

‘Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları’ kapsamında düzenlen etkinliğe katılan Avukat Suzan Akipa, Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarına rağmen süreci büyük bir direnç ve iradeyle yönettiğini, müzakerenin güçlü bir tarafı olduğunu ifade etti

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Osmaniye İl Örgütü, “Barış ve Demokratik Toplum Buluşmaları” kapsamında bir düğün salonunda halk buluşması gerçekleştirdi.

Buluşmaya Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Suzan Akipa ile DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Üyesi Latif Çetin ve çok sayıda yurttaş katıldı. Buluşmada konuşan Avukat Suzan Akipa, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarında yürüttüğü sürecin, avukat görüşmeleri ve Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ndeki rolünün, sürecin başarıya ulaşması açısından kritik bir eşik olduğunu söyledi.

 ‘Tecrit koşullarına rağmen süreci büyük bir direnç ve iradeyle yönetiyor’

Abdullah Öcalan’ın 27 yıldır ağır tecrit koşullarında tutulmasına rağmen güçlü bir politik ve toplumsal irade ortaya koyduğunu belirten Suzen Akipa, uzun yıllar İmralı Adası’ndan neredeyse hiçbir bilgi alınamadığını, ancak Barış ve Demokratik Toplum Süreciyle birlikte tecridin kısmen kırıldığını ifade etti. Suzan Akipa, son dönemde ayda ortalama bir kez olmak üzere Abdullah Öcalan’ın ailesi ile birlikte yanında bulunan tutsakların ailelerinin İmralı’ya gidiş gelişlerinin gerçekleştiğini aktardı. Asrın Hukuk Bürosu avukatları olarak 15 Eylül ve 13 Ekim 2025 tarihlerinde iki kez İmralı Adası’na giderek avukat görüşmesi yaptıklarını kaydeden Suzan Akipa, bu görüşmelerin uzun süredir engellenen avukat temasları açısından önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Görüşmelerde Abdullah Öcalan’ın tek kişilik, mutlak denetim koşullarında bulunduğunu aktaran Suzan Akipa, buna rağmen kendisinin son derece dinamik, kararlı ve güçlü olduğunun bizzat gözlemlendiğini söyledi. Suzan Akipa, Abdullah Öcalan’ın tecrit koşullarına rağmen süreci büyük bir direnç ve iradeyle yönettiğini, müzakerenin güçlü bir tarafı olduğunu ifade ettiğini belirtti.

Umut hakkı ve fiziki özgürlük şartı

Abdullah Öcalan’ın görüşmelerde Barış ve Demokratik Toplum Sürecine dair “ilk günkü kadar heyecanlı, coşkulu ve kararlı” olduğunu söylediğini aktaran Suzan Akipa, “Hatta bu konuda muhataplarından daha yüksek bir motivasyona sahip olduğunu ifade etti” dedi. Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin bir tarafının Abdullah Öcalan olduğunu vurgulayan Suzan Akipa, sürecin sağlıklı ve başarılı bir şekilde yürütülebilmesi için Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlük koşullarında müzakere masasında yer alması gerektiğini, bunun yalnızca müzakere ve diyalog hukukunun değil, aynı zamanda “umut hakkı” kararlarının da bir gereği olduğuna işaret etti. Umut hakkının evrensel insan hakları kapsamında vazgeçilemez, devredilemez ve pazarlık konusu yapılamaz bir hak olduğunun altını çizen Suzan Akipa, “Bizler avukatları ve halk olarak, bu süreçten bağımsız şekilde umut hakkını savunmaya devam ediyoruz. Sürecin başarıya ulaşmasının en önemli koşullarından biri, umut hakkının uygulanması ve Sayın Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanmasıdır” dedi.

‘Kürt halkının temel meselesinin kendi geleceği hakkında söz ve karar sahibi olmak’

Son olarak ise konuşan DEM Parti MYK Üyesi Latif Çetin, yürütülen mücadelenin yalnızca teknik ya da teknolojik bir hizmet talebi olmadığını belirterek, Kürt halkının temel meselesinin kendi geleceği hakkında söz ve karar sahibi olacağı bir sistem olduğunu söyledi. Çetin, “Bizim çok ciddi bir sorunumuz var ve bu soruna çözüm istiyoruz. Görüşlerimizi paylaşmak, taleplerimizi ifade etmek istiyoruz. Teknik imkânlarınızla, iyi niyetinizle; kendimiz hakkında söz ve karar sahibi olabileceğimiz, taleplerimizi hayata geçirebileceğimiz bir sistem istiyoruz. Sizin de mücadelenizin bu yönde olmasını bekliyoruz” dedi.

Bu sürecin kolay olmayacağını vurgulayan Çetin, taleplerin kısa sürede kabul edilmeyeceğinin farkında olduklarını belirterek, “Büyük zorluklarla kabul ettirilen şeyler var. Ama biz inanıyoruz ki bu da kabul ettirilecek” ifadelerini kullandı. İmralı’daki tecride dikkat çeken Çetin, zindanlardaki tutuklular, dağdaki güçler ve halkın her yerde birleşmesinin zorunlu olduğunu dile getirerek, direnişin henüz başında olunduğunu ve bu süreçte herkesin üzerine düşen sorumluluklar bulunduğunu söyledi.

 ‘Artık Kürtlerin özgürleşeme zamanıdır’

“Var mıyız yok muyuz? söyleminden kendimizi kabul ettirdik artık Kürtlerin özgürleşeme zamanıdır” diyen Çetin, “Biz Kürdistan’da yaşıyoruz zaten. Asıl soru Kürdistan’da nasıl yaşayacağız?” dedi. Kürt halkının önünde iki temel tercih bulunduğunu ifade eden Çetin, bunlardan birinin bağımsız devlet seçeneği olduğunu, ancak bu tercihin sonuçlarının da bilindiğini söyledi. Asıl tercih ettikleri yolun ise devlet dışı, özgür ve demokratik bir sistem olduğunu vurgulayan Çetin, “Kendi kimliğimizle, kendi kültürümüzle, halkların birlikte yaşayabileceği bir sistem istiyoruz. Bizim tercihimiz budur” diye konuştu. Kürdistan’ın varlığının tartışma konusu olmadığını ifade eden Çetin, bu coğrafyanın tüm halkların eşit ve ortak yaşayabileceği bir sistemle anlam kazanacağını belirtti. Türkiye’de ve farklı coğrafyalarda ortaya çıkacak sistemlerin de bu anlayışla şekillenmesi gerektiğini söyleyen Çetin, Rojava’da ortaya çıkan pratiğin buna örnek olduğunu ifade etti. Çetin, “Önemli olan Kürtlerin kimliklerini, kültürlerini ve iradelerini özgürce yaşayabilecekleri bir sistemin kurulmasıdır. Bizim mücadelemiz tam olarak budur” dedi.

Buluşma soru ve cevap bölümü ile sürdü.

Kaynak: MA

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Mithat Sancar: Öcalan süreci uçurumun kenarından masaya geri döndürdü

Sonraki Haber

Zonguldak’taki Maden faciasında 2 işçi yaşamını yitirdi

Sonraki Haber

Zonguldak’taki Maden faciasında 2 işçi yaşamını yitirdi

SON HABERLER

Süveyda’da kapsamlı klinik hizmetlerinin yüzde 90’ı durdu

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Eğitim-Sen 21 Şubat’ta Uluslararası Anadil Günü Sempozyumu düzenleyecek

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

 Amedspor, teknik direktör Mesut Bakkal ile anlaştı

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

‘Alaturka Faşizm’ veya şeylerin gerçeğiyle yüzleşebilmek…

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

21 Şubat: Direnen bir dil, yükselen bir talep

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

27 yıl

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

Bir bütün olarak yaşam

Yazar: Yeni Yaşam
16 Şubat 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır