• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
26 Ocak 2026 Pazartesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Dünya

Aydın ve sanatçılardan çağrı: Rojava bizimdir, koruyalım

25 Ocak 2026 Pazar - 23:09
Kategori: Dünya, Manşet

ABD, Hindistan, Şili, Almanya, Katalonya ve İskoçya ülkelerinden düşünür, akademisyen, yazar ve sanatçılar Rojava’ya yönelik saldırılara karşı dayanışma çağrısında bulundu:

  • Yazar Prof. William I. Robinson: ‘Tehlikede olan yalnızca Rojava Devrimi değildir; tehlikede olan insanlığın geleceğidir.’
  • Achin Vanaik: ‘Saldırılara derhal ve kalıcı biçimde son verilmesini talep etmeli ve buna karşı çıkmalıyız.’
  • Yazar Vijay Prashad: ‘Sancaklarımızı şafağa kaldırdığımızda, mücadelemizi inşa edenler için sokaklara çıkacak ve şarkılar söyleyeceğiz’
  • Film yapımcı Prof. Peter Ott: ‘Rojava’daki yaşam, Almanya gibi çok daha uzak bölgeler için de bir örnektir.’
  • Araştırmacı Annelies Broekman: ‘Rojava küresel bir kavramdır ve direniş mücadelesi de öyle olmalıdır!’
  • Yazar James Kelman: ‘Rojava’daki gerçeği dünya görmeli, dayanışma göstermeli. İleriye giden tek yol budur.’
  • Yazar Dr. Dario Azzellini: ‘Kürtlerin artık dünyanın dört bir yanında dostları var.’

Rojava ve Kürtlere dönük son saldırılar, yeni bir uluslararası komplonun devrede olduğunu gösteriyor. Küresel kapitalizmin Ortadoğu’daki vekil güçleri olan DAİŞ, El Kaide, El-Nusra ve HTŞ vb. örgütler ve statükocu devletler, halkların özgürlük mücadelesine ve umuduna karşı yeniden harekete geçti. Paris’te ABD-Türkiye-İsrail-HTŞ arasında yapılan anlaşma sonrası başlayan soykırım saldırısının sahadaki organizasyonunu ise Türkiye yapıyor. Suriye Geçici Hükümeti adı verilip, kravat takılan HTŞ’ye verilen meşruiyet payesi ve Türkiye’nin DAİŞ zihniyetli bu yapıyı vekaleten Kürtlere saldırtması, bölgede demokratik ve alternatif bir model olan Rojava Devrimi’ni ortadan kaldırmaya yönelik bir girişim.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fikirlerine dayalı geliştirilen kadın özgürlüğü temelinde halkların, inançların ve kültürlerin demokratik ve özgürce bir arada yaşamasını mümkün kılan Rojava Devrimi’ne yönelik saldırı, ilerici tüm kesimlerin umuduna ve dayanışmasına da bir saldırı olarak görülüyor. Değişik ülkelerden düşünür, akademisyen, yazar ve sanatçının Rojava Devrimi ve Kürt halkı ile dayanışmasını ifade eden görüşlerine yer veriyoruz.

Robinson: İnsanlığın geleceği tehlikede

ABD’den yazar ve Kaliforniya-Santa Barbara Üniversitesi, Sosyoloji Profesörü William I. Robinson:

“Şimdi Rojava ile dayanışma zamanıdır! Küresel kapitalizmin ekonomik, siyasal, ahlaki ve ekolojik temelleri ayaklarımızın altında çöküyor. Egemen sınıflar, kriz insanlığı aşağıya çekerken iktidarlarını ve denetimlerini sağlamlaştırmak için acele ediyor. Ortadoğu’nun jeopolitik haritasını yeniden şekillendirmeye giriştiler. Bizi teknokratik otoriterlik, kan ve sermaye yoluyla yönetmek istiyorlar. Önümüzde duran şey; ulus ötesi şirket yağmasının, devlet tahakkümünün ve soykırımın radikal biçimde genişlemesidir. Rojava’nın özgürlük mücadelesi dünyaya başka bir geleceğin mümkün olduğunu gösterdi: aşağıdan yukarıya kurulan özerk bir yapı, ataerkillikten ve sınıf tahakkümünden özgürlük, tabandan yükselen demokratik, çok etnisiteli ve çok uluslu bir sosyalizm. Egemen sınıflar, Rojava’daki kadınların ve erkeklerin örneğinin dünyanın geri kalanına yayılmasını istemiyor. Bu yüzden Rojava’yı parçalamak, yalıtmak ve yok etmek istiyorlar. Tehlikede olan yalnızca Rojava Devrimi değildir; tehlikede olan insanlığın geleceğidir.”

Vanaik: Saldırılara karşı çıkmalıyız

Hindistan’da Delhi Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi eski Dekanı Prof. Achin Vanaik:

“Kürt hareketinin, Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi örneğinde somutlaşan Demokratik Konfederalizmi inşa etme mücadelesi; siyasal yönetimin yerele devredilmesine, ataerkilliğe karşı duruşa ve farklı etnik kimlikler arasında kültürel eşitliğe olan bağlılığıyla, daha fazla demokrasi isteyen ve her yerde otoriter yönetime karşı olan herkesin güçlü desteğini hak etmektedir. Tam da bu nedenle, Geçici Suriye Hükümeti ve onun dış destekçileri tarafından Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi’ne yönelik yürütülen askeri saldırıya ve ele geçirme girişimine derhal ve kalıcı biçimde son verilmesini talep etmeli ve buna karşı çıkmalıyız. Adalet bundan daha azını kabul etmez!”

Prashad: Rojava mücadeleyle doğdu

Şili’den tarihçi, yazar ve Tricontinental – Sosyal Araştırmalar Enstitüsü Direktörü Vijay Prashad:

“İslam Devleti’nin yıkıcı saldırılarına karşı kendilerini savunmuş, ardından da Êzîdîleri yaşadıkları korkunç şiddete karşı korumuş olan insanların bugün ABD emperyalizmi tarafından yüzüstü bırakılması bir trajedidir. Rojava hediye edilmedi, mücadeleyle doğdu. Acımasız askeri teknolojinin olduğu bir çağda bu mücadele daha da tehlikelidir, çünkü çürümüş güçlere karşı yürütülmektedir. Ne tehlike ne de çürüme tarihin yürüyüşünü durdurabilir. Sancaklarımızı şafağa kaldırdığımızda, mücadelemizi inşa edenler için sokaklara çıkacak ve şarkılar söyleyeceğiz.”

Peter Ott: Rojava bir örnektir

Almanya Hamburg’dan film yapımcısı Prof. Peter Ott:

“2018’de ve geçtiğimiz yıl Rojava’da misafir olarak bulunduğumda, demokratik konfederalizm projesinin dostluk, katılım ve eşitliğe dayalı bir toplum kurma hedefini ne kadar ciddiyetle benimsediğine tanıklık ettim. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini, baskıyı, yolsuzluğu ve doğa sömürüsünü geride bırakma çabasını gördüm. Projeleri yalnızca Ortadoğu için değil, benim yaşadığım Almanya gibi çok daha uzak bölgeler için de bir örnektir. Rojava’da on yıldır yaşananlar, geleceğin inşasından başka bir şey değildir. Gelecek üzerinde çalışmak zaman alır. Devrimin güzelliği de zamana ihtiyaç olduğunun bilmesinden gelir. Yıllarca süren mücadele ve acıdan, yaslarını tuttukları onca kayıptan sonra, kazanımları hak ediyorlar. Toplum barış ve onur içinde yaşamayı hak ediyor. Saldırılar ve kan dökülmesine dair haberler beni derinden sarsıyor ve büyük bir endişe duyuyorum. Bu saldırganlık durmalıdır. Saldırılar yalnızca yaşlı adamların ayrıcalıklarını ve kaynaklar üzerindeki kontrollerini güvence altına alma çıkarlarına hizmet etmektedir. Tüm kalbimle Rojava’daki mücadelenin yanındayım.”

Broekman: Rojava küreselleşmiştir

Katalonya’dan Ekoloji ve Ormancılık Uygulamaları Araştırma Merkezi (CREAF) üyesi araştırmacı Dr. Annelies Broekman:

“Katalonya’dan, faşizme ve suç düzenine karşı kadınları, yaşamı ve özgürlüğü yücelterek direnen cesur Kürt halkıyla dayanışma mesajımı iletmek istiyorum. Bizim perspektifimizden, Rojava’da çok etnili ve demokratik özyönetimi inşa etmek için yapılan çalışmalar, dünyanın her yerindeki insanlara umut veren en güzel projedir. Bir kadın olarak: toplumda sesimizi koruduğunuz ve güçlendirdiğiniz için; yeni mizojini (kadın düşmanlığı) ve sömürgecilik biçimlerinin yükselişine karşı durduğunuz için. Bir canlı olarak: her türlü yaşam biçimine yönelik yıkım ve saygısızlığın egemen olduğu bir bağlamda ekolojik perspektifi benimsediğiniz için. Özgür bir ruh olarak: bize dayanıklılığı, cesareti ve müzakere ile karşılıklı öğrenmeyi teşvik eden bütünleşik ve güçlendirilmiş topluluklar kurmanın yolunu öğrettiğiniz için. Vizyonunuzun genişliği hepimiz için ilham kaynağıdır ve burada kendi gerçekliğimizi dönüştürmek için öğrenebileceğimiz deneyimler sunmaktadır. No pasaran! Rojava küresel bir kavramdır ve direniş mücadelesi de öyle olmalıdır!”

Kelman: Dünya dayanışma göstermeli

İskoçya’dan roman, öykü ve oyun yazarı James Kelman:

“Rojava halkıyla ve onların Türk Devleti ile Geçici Şam Hükümeti tarafından kendilerine karşı uygulanan terörist dehşete karşı direnişiyle dayanışma içindeyim. Halep ve Kobanê’deki durum, büyük Avrupa ve Ortadoğu güçlerini de kapsayan uluslararası bir grubun suç ortaklığını açığa çıkarıyor. Bu güçler, Türk, İsrail ve ABD yönetimleri arasında yapılan anlaşmalar gerçekleşirken seyirci kalıyor. Asıl amaç eskiden beri aynı: bütün Kürt ulusunu kriminalize etmek. Ancak bu şekilde, tüm askeri güçlerini kullanarak Kürdistan’ın yaşam damarlarını ezip geçmelerini meşrulaştırabiliyorlar. Dünyanın dikkat kesilmesi, perdenin aralanması ve gerçeğin açığa çıkarılması hayati önemdedir. Bu dehşete ancak sıradan insanlar son verebilir. Sıradan insanlar ‘vatanın kendisidir; savaşların ve çatışmaların ilk ve son kaybedenleridir.’ Rojava deneyiminin bize öğrettiği ders budur. Dünya dinlemeli. Gerçeği görmeli, dayanışma göstermeli. İleriye giden yol budur, belki de tek yol budur.”

Scheidler: Batılı devletler ikiyüzlü

Almanya Berlin’de yaşayan “Megamakine’nin Sonu – Başarısız Bir Uygarlığın Kısa Tarihi” isimli kitabın yazarı Fabian Scheidler:

“Sözde Suriye Geçiş Hükümeti’nin Kuzey ve Doğu Suriye’deki Kürt topraklarına ve Kürt halkına yönelik saldırıları ağır insan hakları ihlali taşımaktadır. Bu saldırılar kabul edilemez ve derhal durdurulmalıdır. Rojava’da demokratik özörgütlenmeye dayanan bu benzersiz proje acımasızca hedef alınırken, Batılı hükümetler sessiz kalmaktadır. Daha da vahimi, onlarca yıldır terörle mücadele ettiklerini iddia eden bu hükümetlerin; ikiyüzlüce, Suriye’de El Kaide’nin liderliğini yapmış (daha sonra Hayat Tahrir el-Şam adıyla yeniden yapılandırılmış) eski bir üst düzey terörist olan Ahmed el-Şara’nın rejimiyle yakınlaşmaları ve onu desteklemeleridir. El-Şara bugün Kürtlerin kendi kaderini tayin hakkını ortadan kaldırmaya çalışmaktadır. İnsan hakları, demokrasi ve terörle mücadele konularındaki bu ikiyüzlü söylemlerden bıktık. Hükümetlerimizi, Şam’daki rejime verilen tüm desteği derhal geri çekmeye, katliamları durdurmaya ve Kürt demokrasisini teokratik devlet terörizmine karşı savunmaya zorlamalıyız.”

Azzellini: Kafa kesenler müttefik oldu!

Almanya’dan siyaset bilimi ve sosyoloji alanlarında doktora sahibi de olan araştırmacı, yazar ve belgesel yönetmeni Dr. Dario Azzellini:

“Kürdistan’da bir ‘déjà vu’ mu? Kobanê bir kez daha üç taraftan cihatçılar tarafından, dördüncü taraftan ise bu cihatçıların en güçlü müttefiki olan Türkiye tarafından kuşatılmış durumda. Bu durum, DAİŞ ve diğer cihatçı milislerin bölgenin kırsal alanlarında ağırlıklı olarak Kürt nüfusu katlettiği ve 350’den fazla köyü işgal ettiği 2014-2016 dönemini hatırlatıyor. O dönemde Kürt güçleri, DAİŞ’i durdurmak isteyen Batılı ülkeler tarafından desteklenmişti. Bugün ise durum farklı. Bu kez saldıranlar Suriye ordusu ve Türkiye tarafından silahlandırılan, eğitilen ve desteklenen cihatçı müttefikleridir. Kobanê’ye ve Suriye’deki tüm Kürt bölgelerine saldırıyor, yerel halkı işkenceyle öldürüyor ve El Kaide ile DAİŞ bayrakları sallıyorlar; Batılı hükümetler ise sessiz. Dünyanın geri kalanı da öyle.

Suriye’nin ‘geçici’ (ne kadar süreceği bilinmeyen) başkanı Ahmed el-Şara, bugün herkesin yeni dostu olarak sunuluyor ve sözde istikrar getireceğine inanılıyor. Oysa kendini Suriye devlet başkanı ilan etmeden önce, videolarda kendi elleriyle ‘kâfir’ diye nitelediklerinin başını kesen radikal bir cihatçı lider olan Ebu Muhammed el-Colani olarak tanınıyordu. 2003’te El-Kaide’ye katıldı; 20 yılı aşkın süre aranan ya da tutuklu bir teröristti. El-Nusra Cephesi’nin (2012-2017) ve Heyet Tahrir el-Şam’ın (2017-2025) emiri oldu. Dolayısıyla bugün Suriye ordusu ve müttefik çeteleri El-Kaide ve DAİŞ bayrakları sallayarak sivilleri katletmesi şaşırtıcı değildir.

Türkiye’nin çıkarları için…

Geçici Suriye Hükümeti, son altı ayda olduğu gibi Kürt güçleriyle yapılan tüm anlaşmaları ihlal ederek Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) karşı geniş çaplı bir saldırı başlattı. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik saldırılar ve sivil katliamlarla başlayan bu süreçte Kürt güçleri şehirden çıkarıldı. Ardından saldırılar Deyr Hafir ve Maskanah çevresinden Reqa, Deyrizor ve Haseke’ye yayıldı; bölgedeki petrol ve gaz sahaları ele geçirildi ve binlerce tutuklu DAİŞ’li serbest bırakılarak yeniden silahlandırıldı. Bu saldırılar Suriye ve Türkiye tarafından geliştirilen bir kıskaç stratejisine dayanıyor. Amaç açıktır: Kürt nüfusunu (ve yalnızca Kürtleri değil) yok etmek ya da sürmek. Bu gelişmeler, Suriye kıyı bölgelerinde Alevi ve Dürzilere yönelik mezhepçi saldırılarla ve Türkiye hükümetinin Türkiye’deki Kürt güçlerle olası bir barış sürecini sabote etme çıkarlarıyla birlikte değerlendirilmelidir.

Hesapları başarısız olacak

Kürtler ve diğer azınlıklar bir kez daha DAİŞ tarafından katledilirken Batı (ve diğerleri…) sessizce bakıyor. Kürtler ve çok etnili DSG, ABD ve Avrupa için artık ‘işlevlerini’ yitirmiş görünüyor; çünkü Suriye’deki cihatçılar ABD ve İsrail’in çıkarlarıyla uyum sağlamaya istekli olduklarını gösterdiler ve ‘dost’ oldular. Görünüşe göre Kürtler ve diğer azınlıklar yine yalnızca dağlara güvenmek zorunda bırakılıyor. Ama bu tamamen doğru değil. Mücadelelerinin dünyanın dört bir yanında dostları var. Bu saldırıların amacı, Rojava’daki çok etnili, çok dinli, katılımcı ve demokratik özyönetim modelini ortadan kaldırmaktır. Bu model; kadın haklarını savunması, müştereklere ve kooperatiflere dayalı ekonomi anlayışı nedeniyle hem bölgedeki geleneksel güçler hem de Batılı hükümetler tarafından bir tehdit olarak görülmektedir. Tam da bu nedenle, onu yok etme ve silme girişimi başarısız olacaktır.”

Haber: Devriş Çimen / Yeni Özgür Politika

PaylaşTweetGönderPaylaşGönder
Önceki Haber

Riha’da protestolara katılan biri çocuk 11 kişi tutuklandı

Sonraki Haber

Kobanê’de kuşatma 7’nci gününde: Halklar tek ses, ‘An mirin an Rojava’ | Canlı Blog

Sonraki Haber

Kobanê'de kuşatma 7'nci gününde: Halklar tek ses, 'An mirin an Rojava' | Canlı Blog

SON HABERLER

Katledilen DSG’linin cenazesini yakıp, ailesinden 500 dolar istediler

Yazar: Yeni Yaşam
26 Ocak 2026

Hollanda’da Rojava protestoları: Bu sessizlik suça ortaklıktır

Yazar: Bedri Adanır
26 Ocak 2026

Mazlum Ebdi: Henüz çözüm yok, Rojava’ya destek devam etmeli

Yazar: Bedri Adanır
26 Ocak 2026

Sfenks ve Kürt mesafesi

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
26 Ocak 2026

Sinn Féin’in Ulusal Başkanı: Kürt halkının seferberliği ilham verici

Yazar: Aziz Oruç
26 Ocak 2026

Rojava devrimi tüm Kürdistan’ın devrimidir

Yazar: Nazlı Buket Yazıcı
26 Ocak 2026

Fransa’nın dört bir yanında Rojava için eylemler sürüyor

Yazar: Yeni Yaşam
25 Ocak 2026

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır