• İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
11 Mart 2026 Çarşamba
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
ABONE OL!
GİRİŞ YAP
Yeni Yaşam Gazetesi
JIN
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
  • Anasayfa
  • Gündem
    • Güncel
    • Yaşam
    • Söyleşi
    • Forum
    • Politika
  • Günün Manşeti
    • Karikatür
  • Kadın
  • Dünya
    • Ortadoğu
  • Kültür
  • Ekoloji
  • Emek
  • Yazarlar
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Tümü
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Yeni Yaşam Gazetesi
Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
Ana Sayfa Yazarlar

Bal tadında kezzap – Arif Altan

Yeni Yaşam Yazar: Yeni Yaşam
9 Haziran 2019
Kategori: Yazarlar
Facebook'ta PaylaşTwitter'da Paylaş

Bir elinde çay kaşığı ve ucunda azıcık bal, diğerinde kepçe ve ağzına kadar dolu kezzap. Kepçeyi geri çekip kaşığını uzatıyor, tatmak isteyen yerinden kıpırdamadan ağzını uzatıyor. Kopacak denli uzayan bir boyun, arkaya kaykılmış bir baş, karanlığa büzüşmeye yatkın bir açık ağız. Çabalar faydasız. Bu haliyle parlayan o bir damlacık saf kehribar, ulaşılacak gibi görünmüyor. Tatmak için yaklaşmak, en azından bir adım atmak gerekiyor. O adımı attıktan sonra bir adım daha ve sonrasında bir adım daha. İlk adımın küçük düşürdüğünü biliyor. Ama bir kez küçük düştükten sonra daha fazla küçük düşmek artık küçük düşürücü gibi gelmiyor. Gözü kapalı tam sınıra vardığında ve tam da balın tadına varmak için ağzını açtığında kaşık geri çekiliyor ve açık ağızdan gırtlağa kızgın kezzap boşaltılıyor. Kıvranışlar, çırpınışlar, can çekişmeler ve nihayetinde ölüm bekleniyor. Mucize bu ya, umulanın tam tersi oluyor! Öyle bir şartlanmışlık ki, kezzap bal etkisi gösteriyor. Ne kuşkulu yorgunluklar ne uzuvların belirgin rahatsızlıkları. Şaşırtıcı bir canlılık, huzursuz edici matlıklardan muaf sıhhat taşkını bir ışıltılı coşkunluk. Tereddüt ve çekince emareleri, fiziki dengeyi tehdit edici belirtiler görünmüyor. Onda, ıstırapların derin dehlizlerine sürükleyen tahripkâr süreçlerin izlerini, bedensel ve onu izleyen ruhsal çözülüşün asli kalıntılarını, dinamik nüanslarını aramak nafile. Kezzap iyi geliyor, hatta üstüne bir kâse baldıran bile görünüme çakırkeyif bir hoşluk katıyor. Oluşun bulanıklığı içinde karakterin lime lime dökülüşünü görmek ve duymak ne mümkün. İkincil düşler ve yan duygularla asal kabalıkların karışımı bir yığınsal çökelti değil, gördüğümüz diri bir form, çizgi ve kaslarıyla uyumlu kaskatı bir sağlıklı bünye.

Şirketin buyruğu, iktidarların arayışı, liberallerin buluşuydu. Zarif şekilde yorumlanması gereken tarihi dönem sonlarının o zaruri merhamet krizi anlarına denk gelen, sayısız belirsizliklerle yumuşatılmış bir incelik gösterisi. Köle kimliğine yönelik o okşayıcı sevecen vurgu hep aynı mecburiyetten. Devlet şirketi lehine, sömürge ahalisini kendi varlığının hilafına doyurmak iktidarların yamyam hiddetini, liberallerin yılansı zekâsını gerektirirdi. Yine de bal niyetine kezzabı sindirebilen aşırı alışkın bir bünye ve alçalışa yeterli esnekliği olan bir karakter zafiyetinin de buna eşlik etmesi farzdı. Çektiği acıya değebilen her laf, kaşığın ucundaki baldan da tatlı. Ama bu bile, koloninin sürüler halinde biat ettikleri halde hep karşı koymuş gibi öne atılan yandaşlar içindi sadece. Her yıkım esnasında ve her seçim öncesinde ağızlarında hep aynı yumuşak sözler, sömürgeciye artık inanmayanı değil de yalnızca sersem bir dalgınlıkla yoldan sapmışları burnundan tutup yeniden yola getirmek üzere.

Kimi katledip kimi kolladığına bakmalı her zaman, balı uzatırken de kezzabı içirirken de. Kitlesel iç kıyımların kitlesel bir rahatlama gibi kabul gördüğü, sınır ötesi vandallıkların gizli bir merhamet ve yardımseverlik gibi işitilmez kılındığı zamanlara denk gelir hep. Çiftliğindeki köle çocuğun başını ezer gibi yerli dilinden iki kelimeyi ezip çiğnediğinde, endişenin makul bir safhasındaki rahatlığı sunduğunu bilir. Can çekişenlerden bile bu rahatlıktan soluması ve onu izlemesi beklenir. Söylediklerinin hiçbir anlama gelmediğini sezer de bir hiç karşılığında, en anlamsızından bir söz oyunuyla sömürgeci geleneğin yine de kurtarılması gerektiğine ikna edilir herkes. İçeriksiz ve boş diye yüz ekşiteni çok. Ama zaten en ahmak sözcük oyunları karşılayabilirdi, köylülüğünden göçüp tüm koloni sakinlerinin topluca iltica ettiğine inandırıldığı orta sınıf şehirliliğin yavan gevşekliğini. Ezeli yanılsamayı ebedi bir gerçek diye yaşatan vahşi düzen temsilcilerinden biri gidip öteki gelirken hepsinin de dayandığı aynı zaaf, kurbanlarının meyilli göründüğü aynı istekli çözülüş. Meselenin özüne dokunmayan gönül alıcı bir tek söz, yenilenmiş hayal kırıklıklarının uyandırabileceği tüm ilgisizliğe bir anda son verebildiği görülmemiş bir şey değil. Vazgeçmemeleri o yüzden, yutturdukları kezzabın bir kez daha bal etkisi göstereceğinden zerre şüphe duymadıklarından.

Yeni Yaşam

Yeni Yaşam

İlgiliYazılar

ABD- İsrail’in İran’a yönelik saldırganlığına amasız-fakatsız karşı çıkılmalıdır

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

13-15 Şubat 2026 tarihinde 62’si düzenlenen Münih Güvenlik Konferansı’nda birçok Avrupalı lider ve bürokrat hem “Yeni Dünya Düzeni”nin hem de...

İran, kehanet ve kıyamet

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD ve İsrail ile İran arasında giderek sertleşen savaş, çoğunlukla askeri strateji, güç dengeleri ve nükleer caydırıcılık gibi başlıklar üzerinden...

Kurtuluşun dehşeti

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kurtuluş filminin Kürt meselesi ile ilgili içeriğinden dolayı beklentiler yüksekti. Eleştiriler sert olsa da çekimleri, oyunculuğu ve yönetmenin politik duruşu...

Savaşın hangi tarafındayız?

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Bahman Nirumand’ın İran: Soluyor Çiçekler Parmaklıklar Ardında kitabını okuduğumda 17-18 yaşlarında, lise son sınıfta okuyan bir öğrenciydim. Ne Mahabad Cumhuriyeti’ni...

Kadınlar herkesi kurtarıyor

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Kadınlar tüm dünyada bu önderliğin düşüncelerini öğrenerek mücadelelerini yükseltiyorlar. Kadın adaleti ve vicdanı Kürt halk önderinin kadın özgürlük mücadelesine katkılarını...

Kadınla yeni özgür yaşama

Yazar: Yeni Yaşam
10 Mart 2026

Demokratik Toplum, Ortadoğu toplumlarının bu aşağılayıcı ve küçük gören zihniyetinden kurtuluşunun tek yoludur. Tüm dünyanın kabusu haline gelen DAİŞ, kadın...

Sonraki Haber

Hasankeyf için henüz geç değil

SON HABERLER

Serhed’de Newroz ateşi coşkuyla yakıldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD ve İsrail, Merivan’daki İRGC karargahlarını hedef aldı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Mazlum Ebdî: Taziyeye saldırı ‘sabotaj’, sorumlular yargılanacak

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

ABD-İsrail saldırıları: 12 günde 270 çocuk öldürüldü

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Karçek Cezaevi’ndeki 80 kadın tehlikede

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Trump’tan İran açıklaması: Vuracak hiçbir hedef kalmadı

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Kadifekale’de Newroz startı verildi

Yazar: Yeni Yaşam
11 Mart 2026

Bir Kategori Seçin Lütfen…

  • İletişim
  • Yazarlar
  • Gizlilik Politikası
yeniyasamgazetesi@gmail.com

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır

Welcome Back!

Login to your account below

Forgotten Password?

Retrieve your password

Please enter your username or email address to reset your password.

Log In

Add New Playlist

E-gazete aboneliği için tıklayınız.

Sonuç Yok
Tüm Sonuçları Görüntüle
  • Tümü
  • Güncel
  • Yaşam
  • Söyleşi
  • Forum
  • Politika
  • Kadın
  • Dünya
  • Ortadoğu
  • Kültür
  • Emek-Ekonomi
  • Ekoloji
  • Emek-Ekonomi
  • Yazarlar
  • Editörün Seçtikleri
  • Panorama
    • Panorama 2025
    • Panorama 2024
    • Panorama 2023
    • Panorama 2022
  • Karikatür
  • Günün Manşeti

© 2022 Yeni Yaşam Gazetesi - Tüm Hakları Saklıdır