DEM Parti Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, Nisêbîn’de işkenceye maruz kalan Diyar Koç’a ilişkin ‘bayrak indirme’ iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve işkenceyi meşrulaştırmaya dönük olduğunu söyledi
Mêrdîn’in Nisêbîn (Nusaybin) ilçesinde HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava’ya dönük saldırılarına karşı gerçekleştirilen protesto eylemlerinde askerlerin işkencesine maruz kalan Diyar Koç’un tedavisi, sevk edildiği Ankara Etlik Şehir Hastanesi’nde devam ediyor. Gördüğü işkence nedeniyle beyin kanaması geçirdiği ortaya çıkan Koç’un, askerler tarafından gördüğü işkencenin görüntüleri ise sanal medya üzerinden “bayrak indiren kişi” olarak servis edilmişti. Ancak Koç’un emniyet sorgusunda bu konuya ilişkin herhangi bir soru sorulmadığı belirtildi. Koç, daha sonra tedavisi devam ederken “sınır ihlali” ve “örgüt üyesi olmak” iddiaları ile tutuklanarak cezaevine gönderildi. Durumunun kötüleşmesi üzerinden cezaevinden hastaneye sevk edildi.
İşkence olayının gerçekleştiği gün partisinin Nisêbîn’de grup toplantısı düzenlemesi nedeniyle orada bulunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mêrdîn Milletvekili Beritan Güneş Altın, toplantı sonrası Rojava’ya yönelik saldırılara karşı gençlerin sınıra yürüyüş yaptığını, yürüyüş yapan Koç’un da bu sırada onlarca asker ve polis tarafından darp edildiğine uzaktan tanık olduğunu ifade etti.
‘Orada bayrak yoktu’
Koç’un işkence görüntülerinin ise dezenformasyon ve manipülasyon maksadıyla sanal medya üzerinden “bayrak indiren kişi” olarak paylaşıldığını belirten Beritan Güneş Altın, “Bu paylaşımların ve birçok politikacı tarafından da dile getirilen ‘bayrak indirme’ spekülasyonunun Rojava’da yaşanan soykırım denemesini görünmez kılma ve ülkede buna dönük tepkilere karşı kolluk tarafından işlenen suçları gizleme maksadı taşıdığı bizim tarafımızdan şüphe götürmez bir gerçektir. Zira olay günü sınır hattına çok yakın bir yerde olmamıza, Diyar’ın olduğu ve çıktığı belirtilen direği gayet net şekilde görmemize rağmen, orada hiçbir bayrağın olmadığı tüm kanıtlarıyla ortadadır. Orada olan devletin çıplak şiddetinden başka bir şey değildi” ifadelerini kullandı.
Algı operasyonu
Gördüğü işkence nedeniyle beyin kanaması geçiren Koç’un ayrıca böbreklerinde hasar oluştuğunu, iç organları sarsıldığını, omuriliğinde zedelenme ve vücudunun birçok yerinde çatlaklar ve kırıklar olduğunu ekleyen Beritan Güneş Altın, “Olayın hemen ardından kamuoyuna servis edilen ve gerçekle hiçbir ilgisi olmayan ‘bayrak indirme’ iddiaları, işkenceyi meşrulaştırmaya dönük bilinçli bir algı operasyonudur. Gerek olay yerindeki birçok tanıklık gerekse görüntüler, bu iddiaların tümüyle asılsız olduğunu ortaya koymaktadır. Buna rağmen Diyar Koç’un bazı ırkçı çevrelerce hedef gösterilmesi, Kürt kimliğini ve barışçıl protesto hakkını cezalandırmayı amaçlayan bir linç atmosferi yaratmıştır. İşkence yalnızca uygulanmamış aynı zamanda belgelenmesi engellenerek üzeri örtülmeye de çalışılmıştır” dedi.
Koç’un tedavi edilmeden tutuklanmasının insanlık suçu olduğunu vurgulayan Beritan Güneş Altın, “Diyar özelinde gelişen bu düşmanca pratiklerin Rojava’ya yönelik saldırılara karşı barışçıl biçimde sokaklarda olan halkımızın sesini kısmak, halkları birbirine düşman kılmak motivasyonlu olduğundan hiç kimsenin bir şüphesi yok” diye belirti.
Beritan Güneş Altın, işkenceyi uygulayanların etkili ve bağımsız bir şekilde soruşturulmasının devletin yükümlülüğü olduğunu belirterek dosyanın takipçisi olacağını kaydetti.
Kaynak: MA









