BM İran İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato, sivil altyapıya yönelik saldırı tehditlerini savaş suçu olarak nitelendirerek, İran halkının hem bombardıman hem de iç baskılarla karşı karşıya olduğunu söyledi
Birleşmiş Milletler İran İnsan Hakları Özel Raportörü Mai Sato, yaptığı açıklamada “bir medeniyetin tamamen yok edilmesi” tehdidini ve elektrik santralleri, su sistemleri ile köprüler gibi sivil altyapılara yönelik saldırıları sert şekilde kınadı. Mai Sato, bu tür saldırıların uluslararası insancıl hukukun açık ihlali olduğunu ve potansiyel savaş suçları kapsamında değerlendirilebileceğini belirtti.
Mai Sato ayrıca ABD’de görev yapan 100’den fazla uluslararası hukuk profesörünün bu saldırılara ilişkin dile getirdiği benzer kaygıları memnuniyetle karşıladığını ifade etti.
Savaşın gerçek bedelini kimin ödediği sorusunu gündeme getiren Mai Sato, “Açıkça söylemek gerekir ki bu savaşın bedelini İran halkı ödüyor” dedi. Mai Sato’ya göre İranlı yurttaşlar bir yandan dış bombardımanlarla karşı karşıya kalırken diğer yandan ülke içinde geniş çaplı baskılarla karşılaşıyor.
Kadın tutuklular ve idam riski
Açıklamada özellikle siyasi aktivistler ve ülke çapındaki protestolara katılanlar da dahil olmak üzere idamların devam ettiğine dikkat çekildi. Mai Sato, bu sürecin toplum üzerindeki baskıyı artırdığını, özellikle kadın tutuklular açısından durumun daha da ağırlaştığını vurguladı.
Son aylarda Werîşe Muradi, Pexşan Ezîzî ve diğer kadın siyasi tutsakların durumuna ilişkin endişelerin arttığı belirtildi. Bu kişilerin ağır cezalarla veya idam dahil olmak üzere cezaların ağırlaştırılması riskiyle karşı karşıya olduğu kaydedildi.
‘Savaş bitse de insan hakları krizi devam edecek’
BM Özel Raportörü, savaşın sonuçlarının saldırıların durmasıyla sınırlı kalmayacağı uyarısında bulunarak İran halkının savaş sonrası dönemde de daha fazla yoksulluk, artan baskılar ve haklara erişimde kısıtlamalarla karşı karşıya kalacağını söyledi.
Mai Sato, savaşın derhal sona erdirilmesinin gerekli olduğunu ancak bunun tek başına İran’daki insan hakları krizini çözmeye yetmeyeceğini belirtti. İran halkının haklarının her türlü diplomatik sürecin merkezinde yer alması gerektiğini vurguladı.
Açıklamanın, insan hakları kuruluşlarının İran’da askeri gerilimin artmasıyla eş zamanlı olarak iç baskının da yoğunlaştığı yönündeki uyarılarının ardından gelmesi dikkat çekti.
DIŞ HABERLER









